
Verilere göre, son bir yılda gıda fiyatlarında yüzde 40’lara varan artışlar yaşandı. Bu durum, özellikle meyve-sebze, süt ve süt ürünleri gibi temel gıda maddelerinde alım gücünü ciddi ölçüde düşürdü. Gıda Güvenliği ve Araştırmaları Derneği’nin (GGAD) yaptığı çalışma, hane halklarının yüzde 65’inin bir önceki yıla göre daha az gıda ürünü alabildiğini gösteriyor.
Söyleşilere katılan vatandaşlar, artan fiyatlar nedeniyle artık ihtiyaçlarını öncelik sırasına koymak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Daha önce alışveriş listelerinin olmazsa olmazı olan pek çok ürünün, artık lüks tüketime dönüştüğünü anlatan bir tüketici şunları dile getiriyor: "Eskiden fileyi doldurmak bir nebze mümkündü ama şimdi yaz aylarında domatesi bile tane ile alıyoruz."
Uzmanlar ise Türkiye’nin tarım politikalarındaki yetersizliklerle birlikte döviz kurlarındaki dalgalanmaların bu fiyat artışlarında doğrudan etkili olduğunu ifade ediyor. Ayrıca arz-talep dengesizliğinin yanı sıra üretici maliyetlerinin de her geçen gün arttığı vurgulanıyor. Çözüm önerileri arasında yerel üreticilerin desteklenmesi, tarımda modernizasyon ve çiftçiye verilen teşviklerin artırılması gibi politikaların hayata geçirilmesi dikkat çekiyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)