
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan son verilere göre, yağış miktarındaki artış, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine ve tarımsal sulama ihtiyacının minimuma inmesine olanak tanıdı. Özellikle buğday, mısır ve sebze ağırlıklı sulama gerektiren üretim yapan bölgelerde çok daha düşük enerji tüketimiyle karşılaşıldı.
Araştırmalara göre, bir dönüm arazide sulama amacıyla kullanılan enerji gideri, önceki yıllara oranla yüzde 20’ye varan oranlarda geriledi. Sulama sistemleri için elektrik enerji maliyetlerinin düşmesi, aynı zamanda çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltarak rekabet gücünü artırmasına katkı sağladı. Bu durum, tarım ürünlerinin fiyatlarına olumlu yansıyarak hem üreticinin kazancını artırdı hem de tüketicinin daha uygun fiyatlarla temel gıdalara ulaşmasını mümkün kıldı.
Uzmanlar, yağış miktarındaki bu olumlu etkinin, kısa vadede ekonomik kazanımlar sunduğunu, ancak uzun vadeli etkiler üzerinde kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Sadece yağışı bir avantaj olarak görmek yerine, tarım sektöründe sürdürülebilir sulama politikalarının geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Özellikle bilinçsiz yeraltı suyu kullanımı ve kuraklık riskleri ile mücadele açısından tarımsal altyapının yenilenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Öte yandan yağışların etkisi sadece enerji kullanımıyla sınırlı kalmadı. Tarım alanlarında doğal suya erişim kolaylığı, bitki gelişimini de destekleyerek rekolte artışına neden oldu. Örneğin, Karadeniz Bölgesi’nde fındık üreticileri bu sezon ürün veriminde ciddi bir artış yaşadıklarını ifade ediyor. Benzer şekilde İç Anadolu Bölgesi’nde hububat üretimi yapan çiftçiler, yüksek verim sayesinde son birkaç yılın en kârlı sezonlarından birini yaşadıklarını belirtti.
(Dilvin Altıkardeş)