
ABD'de yapılan bir çalışmada, işlenmiş gıdalar ve yüksek şeker içerikli besinlerin yoğun olarak tüketilmesinin, beyin dokularında iltihaplanmaya neden olabileceği ve nörolojik bağların zayıflamasına yol açabileceği saptandı. Uzmanlara göre, bu tür beslenme alışkanlıkları demans ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların erken belirtilerine katkıda bulunabiliyor. Üstelik bu hasarın kalıcı olabilme ihtimali, tehlikeyi daha da büyütüyor.
Araştırma ekibinin yürüttüğü incelemeler sırasında 10 yıl boyunca farklı yaş grubundaki bireyler takip edildi. Özellikle yüksek doymuş yağ içeren diyetlerle beslenen katılımcılarda hafıza testlerinde daha hızlı düşüşler gözlemlendi. Dahası, sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı sağlıklı bir diyet benimsemeyen bireylerin beyninde gri madde kaybının daha yüksek olduğu belirtiliyor. Gri madde kaybının artması ise bilgi işleme kapasitesinde azalmaya, öğrenme güçlüklerine ve konsantrasyon sorunlarına yol açabiliyor.
Yanlış beslenme yalnızca fiziksel zararlarla sınırlı kalmıyor; beyni yaşlandırıyor ve bilişsel becerileri doğrudan etkiliyor. Peki, hangi beslenme modelleri beyin sağlığını koruma konusunda daha etkili olabilir? Akdeniz diyeti gibi sağlıklı yağlar, antioksidanlar ve omega-3 açısından zengin beslenme modellerinin uzun vadede beynin yaşlanma hızını yavaşlatmaya yardımcı olduğu yapılan birçok yeni araştırmayla kanıtlanmış durumda. Ayrıca bol su tüketimi ve düzenli fiziksel aktiviteyle desteklenen dengeli bir beslenme tarzının beyindeki nöroplastisiteyi artırabildiği ifade ediliyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)