Yapay zekâ göç yönetiminde etkili ama riskli

Yapay zekâ (YZ) teknolojileri, son yıllarda pek çok alanda olduğu gibi göç yönetiminde de önemli bir dönüşüm sağlıyor. Özellikle sınır kontrolleri, göçmen tespiti ve veri analizinde kullanılan yapay zekâ algoritmaları, süreçleri hızlandırırken verimliliği de artırıyor. Ancak bu durum beraberinde ciddi etik sorunlar ve riskler getirebiliyor. Uzmanların dikkat çektiği en önemli sorunlardan biri, denetimsiz veya yeterince şeffaf olmayan algoritmaların insan hakları ihlallerine yol açma potansiyeli.

Haber Giriş Tarihi: 24.01.2026 16:22
Haber Güncellenme Tarihi: 24.01.2026 16:22

Göç yönetimi, son derece kapsamlı ve karmaşık bir süreç olarak devletlerin üzerindeki yükü arttırıyor. Bu noktada, farklı teknolojilerden faydalanmanın mevcut sorunlara çözüm sunacağı düşünülüyor. Özellikle yüz tanıma sistemleri, biyometrik verilerin analizi ve büyük veri tabanlarının işlenmesi, göçmenlerin takibinde yapay zekânın sıkça başvurulduğu temel alanlardan bazıları. Örneğin, sınır geçişlerini kontrol eden akıllı sistemler sayesinde, kimlik sahteciliği ve yasa dışı geçişlerin daha hızlı tespit edilmesi sağlanabiliyor.

Ancak yapay zekânın bu tür kullanımları sadece kolaylık sağlamıyor; aynı zamanda verilerin yanlış işlenmesi veya yanlı algoritmaların kullanılması gibi nedenlerle haksız yere göçmenlerin hedef alınması gibi ciddi problemleri de beraberinde getiriyor.

Göç yönetimi süreçlerinde kullanılan yapay zekâ sistemlerinin büyük ölçüde veri temelli çalışması, algoritmaların tarafsız olmasına duyulan ihtiyacı ortaya çıkarıyor. Ancak uzmanlara göre, verilerin toplanması ve işlenmesi sırasında yapılan hatalar veya mevcut sistemlerdeki önyargılar, algoritmaların yanlış kararlar almasına sebep olabiliyor. Örneğin, biyometrik taramalarda yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle kimlik doğrulama hataları meydana gelebiliyor. Bunun sonucunda masum bireylerin alıkonulması ya da kötü muameleye maruz kalması gibi tehlikeler gündeme geliyor.

Konuya dair görüş belirten Avrupa Göç Politikaları Araştırma Merkezi'nden (ECRE) uzman Emma Carter, yapay zekâ ile desteklenen göç yönetiminde sistemlerin hesap verebilirliğinin sağlanmasının büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Carter’a göre, “Teknolojik çözümlerin hız ve verimlilik getirdiği doğru, ancak bu süreçlerin şeffaf ve insan odaklı şekilde tasarlanması gerekiyor. Aksi takdirde insanlar dijital hataların kurbanı olabilir.”

Yapay zekânın göç yönetiminde artan rolü, dijital haklar açısından da yeni soruları beraberinde getiriyor. Özellikle kişisel verilerin korunması ve mahremiyetin sağlanması, bu sistemlerden kaynaklanabilecek olası hak ihlallerine karşı alınacak önlemler arasında ilk sırada yer alıyor. ICNL (Uluslararası Sivil Toplum Hukuku Merkezi) raporlarına göre, bazı ülkelerde sınır kontrol teknolojilerinin uygulanması sırasında yeterli denetim yapılmaması, göçmenlerin kişisel bilgilerinin güvenliğini tehlikeye atabiliyor.

Uzmanlar ayrıca yapay zekâ uygulamalarının standartlara uygun bir şekilde geliştirilip uygulanmaması durumunda, göç sürecindeki bireylerin daha fazla ayrımcılıkla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor. Örneğin, dil engelleri ve kültürel farklılıklar göz önünde bulundurulmadığında sistemler belirli gruplar aleyhine daha sık hatalar yapabiliyor.

(Dilvin Altıkardeş)