
Araştırmaya göre, insanlar artık yalnızlık hissini gidermek veya duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için sıklıkla yapay zeka teknolojisine başvuruyor. Çeşitli platformlardan erişilebilen yapay zeka sohbet robotları, kullanıcılarla çok katmanlı bir iletişim kurabilecek şekilde tasarlanıyor. Kimi zaman tavsiye veren bir dost, kimi zaman dinleyen bir kulak rolünü üstlenen bu uygulamalar, başlarda kişiler için olumlu bir deneyim sunuyor gibi görünse de uzun vadede sosyal bağların zayıflamasına neden olabiliyor.
Uzmanlar, yapay zeka ile kurulan ilişkilerin insan temasının yerini yeterince dolduramadığına dikkat çekiyor. Yapılan çalışmalarda, insanların yapay zeka ile iletişim kurdukça yüz yüze ilişki kurma sıklıklarının azaldığı ve bunun bir süre sonra sosyal izolasyon duygusunu tetikleyebileceği görülüyor. Özellikle genç bireyler arasında bu teknolojilere olan ilginin artması, aile bağları ve arkadaşlık ilişkilerinde zayıflamaya yol açabilir.
Araştırmayı yürüten ekip, sorunun temelinde insanların güvenli ve yargılanma korkusu taşımadıkları bir ortamda iletişim kurmaya duydukları yatkınlığın bulunduğunu belirtti. Ancak bu güven ortamının, gerçek hayattaki sosyal becerileri geliştirme fırsatlarını da azalttığı ifade edildi. İnsanların duygusal sorunlarını paylaşmakta zorlandıkları anlarda yapay zekayı bir çözüm aracı olarak görmesi, insani bağların derinleşmesini engelleyebilir.
Yapay zekanın sosyal etkileri üzerine çalışmalar yapan sosyologlar, bunun tamamen olumsuz sonuçlar doğuracağı görüşünde değil. Bu teknolojilerin, özellikle zihinsel sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde destekleyici bir rol oynayabileceği belirtiliyor. Yine de yapay zekaya dayalı arkadaşlık kavramının dikkatle ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Sosyal bağlarımızın gücünü korumak ve sürdürülebilir kılmak adına dengeli ve bilinçli bir kullanımın önemine işaret ediliyor. (Dilvin Altıkardeş)