
Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, özellikle yapay zekâ tabanlı sohbet robotlarının kullanımındaki artışın bireylerin insanlarla kurduğu iletişim frekansını azalttığına dikkat çekildi. Araştırma sonuçlarına göre, yüzde 35 oranında bir katılımcı, günlük iletişimlerinin büyük bir kısmını yapay zekâ araçları üzerinden gerçekleştirdiğini ifade etti. Bu da yüz yüze ya da derinlemesine sosyal etkileşimlerde önemli bir düşüşe yol açtı.
Uzmanlar, dijitalleşmenin getirdiği kolaylıkların doğru yönetilmemesi durumunda bireylerin sosyal bağlarının zayıflayabileceğini ve bunun yalnızlık duygusunu besleyebileceğini ifade ediyor. Özellikle gençler ve şehir yaşamında teknolojiye daha bağımlı hale gelen gruplar, bu süreçten en çok etkilenen kesimlerden biri olarak öne çıkıyor. Psikiyatri uzmanları, yapay zekâyla artan iletişim formlarının zararlarından korunmak için bilinçli bir denge gözetilmesi gerektiğini vurguluyor.
Konuyu bir diğer boyuttan ele alan veri analistleri ise bazı iş sektörlerinde yapay zekâ çözümleri ile insanların yer değiştirmesi oranlarındaki artışın da sosyal yalnızlığı tetiklediğine dikkat çekiyor.
Bu bağlamda araştırma bulguları, yapay zekânın hayatı kolaylaştıran bir araç olmasının ötesine geçtiğini ve toplumsal davranış biçimlerinde derin etkiler yaratabilecek kadar güçlü sonuçları olduğunu gösteriyor. Teknolojik gelişmelerin sunduğu avantajlardan faydalanırken bireylerin aynı zamanda sosyal ilişkilerini sürdürebilecekleri alanlara daha fazla yatırım yapmaları gerektiği öneriliyor. Bilinçli bir kullanım olmaması durumunda, hızla ilerleyen bu teknolojik çağda bireyleri yalnızlaşma riskiyle karşı karşıya bırakan çeşitli sorunların oluşması kaçınılmaz olabilir.
(Ramazan Gültaş)