Yapay zeka işleri dönüştürüyor: Kadın istihdamı daha fazla risk altında

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi, iş dünyasında köklü değişimlere yol açıyor. Özellikle yapay zeka (YZ) uygulamaları, birçok sektörde üretkenliği artırırken aynı zamanda iş gücü ihtiyaçlarını da yeniden şekillendiriyor. Ancak bu dönüşüm, özellikle kadın çalışanlar için ciddi riskler barındırıyor. Araştırma bulgularına göre, kadınların genellikle yoğun olduğu iş kolları, YZ ve otomasyon sürecinden daha fazla etkilenme potansiyeline sahip.

Haber Giriş Tarihi: 20.06.2026 15:59
Haber Güncellenme Tarihi: 20.06.2026 15:59

Değiştirilmesi muhtemel meslek grupları incelendiğinde, sekreterlik, veri girişi gibi pozisyonlarda kadınların istihdam oranının yüksek olduğu gözlemlendi. Bunun yanında perakende, çağrı merkezi çalışanları ve gişe memurları gibi alanlarda da kadınların yoğunlukta olduğu biliniyor. Aynı araştırma, bu mesleklerin büyük bir kısmının YZ ve robotik otomasyon tarafından devralınabileceğini ortaya koyuyor.

Daha da çarpıcı bir şekilde, McKinsey Global Institute’un 2023 tarihli raporunda, önümüzdeki 10 yıl içinde dünya genelinde 250 ila 400 milyon çalışanın iş pozisyonunun kaybolma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Bu risk grubundaki çoğu işin kadın çalışanların ağırlıklı olduğu sektörlerde bulunduğu vurgulanıyor. Eğitimin cinsiyete dayalı eşitsiz bir şekilde erişilebilir olması ve kadınların toplumda hâlâ sınırlı fırsatlarla karşılaşması bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor.

Bir diğer endişe verici nokta ise kadınlara iş hayatına girişlerinde sağlanan fırsatların çeşitlenmemesi. Kadınların teknolojik ve mühendislik tabanlı mesleklerde daha az yer alması, otomasyondan en çok zarar görecek sektörlerdeki oranlarının azaltılmasını zorlaştırıyor. Bu bağlamda, STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarındaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi konusundaki küresel çabalar daha da kritik bir hal alıyor.

Ancak her şey tamamen olumsuz değil. Yapay zekanın dönüştürdüğü çalışma ortamında kadınların da fırsatlarla karşılaşması mümkün. Uzmanlar, YZ'nin tamamen iş yerlerinden çıkarmalara neden olmasının yerine çalışanların farklı roller üstlenmesini gerektirebileceğini belirtiyor. Örneğin, veri analitiği, kullanıcı deneyimi tasarımı gibi yaratıcı ve stratejik işler yeni kariyer yolları açabilir. Bu noktada kadınların bu yeni iş kollarında daha çok yer almasını sağlayacak eğitim programları ve politikalar öncelikli hale gelmeli.

Kadın istihdamının geleceği yalnızca kadınlar için değil; toplumun genel ekonomik kalkınması için de kritik önem taşıyor. Kadınların aktif olarak yer aldığı iş gücünün ekonomik büyümeyi artırdığı, eşitsizlikleri azalttığı ve toplumsal refah seviyesini yükselttiği araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Bu yüzden iş dünyasının ve kamu politikalarının kadınlara yönelik fırsat eşitliği yaratacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

(Fatma Hatun Altıkardeş)