
Birçok bilimsel araştırma, yaş temelli düzenlemelerin yalnızca doğru politikalar ve destek mekanizmaları ile birleştirildiğinde etkinlik kazanabileceğini ortaya koyuyor. Örneğin, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2021 yılı raporunda gençlere yönelik sigara ve alkol tüketimini önlemeye dair alınan yaş sınırlamalarının, eğitici programlarla desteklendiğinde başarı oranlarının iki katına çıktığı belirtiliyor. Uzmanlar, eğitimin ve farkındalık oluşturmanın bu tür önlemleri tamamlayıcı özellik taşıdığını vurguluyor.
Türkiye’de, özellikle alkol ve tütün kullanımına yönelik yaş sınırları sıkı bir şekilde uygulanıyor. Ancak yapılan saha araştırmaları, bu tür ürünlerin yasa dışı yollarla ya da aile bireyleri gibi farklı kaynaklar aracılığıyla gençlere ulaşabildiğini gösteriyor. Örneğin, geçen yıl gerçekleştirilen bir lise anketinde, 18 yaş altı katılımcıların yüzde 30’unun hayatında en az bir kez yasa dışı yolla alkol temin ettiği ortaya çıktı.
Uzmanlar, bu duruma çözüm olarak yalnızca cezai yaptırımları artırmanın değil, aynı zamanda bireylerin çevresel ve toplumsal etkilerden korunmasını da temel alan kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyor. Özellikle aile içi iletişim desteği, medya kampanyaları ve okullarda uygulanacak bilinçlendirme atölyelerinin bu noktada kritik bir rol oynadığı düşünülüyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)