
Uzmanların yaptığı araştırmalar, yeşil papağanların özellikle şehirlerdeki yükselen nüfuslarını gözler önüne seriyor. Avrupa'da yapılan en kapsamlı çalışmalardan birine göre, 1970'lerde yalnızca birkaç bireyin doğaya salınmasıyla başlayan çoğalma süreci, bugün milyonları bulan bir popülasyona ulaşmış durumda. Türkiye'de de benzer bir tablo dikkat çekiyor. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerde sıklıkla karşılaşılan yeşil papağanların sayısının hızla arttığı belirtiliyor.
Bu türün Türkiye’ye tam olarak nasıl geldiği kesin olarak bilinmese de uzmanlar, bir kısmının yasa dışı hayvan ticareti sırasında doğaya bırakıldığını, diğer kısmının ise kafeslerinden kaçtığını ifade ediyor. Ancak ilginç olan, yeşil papağanların bu kadar geniş bir coğrafyaya bu denli hızlı adapte olabilmesi. Tropik bir iklime ait olmalarına rağmen, ılıman iklime sahip bölgelerde hayatta kalmaları ve üreyebilmeleri bu türün adaptasyon gücünü ortaya koyuyor.
Yeşil papağanlar kendi türleri dışında doğadaki diğer kuş türlerini de etkiliyor. Ornitologlara göre, üreme dönemlerinde agresif davranışlar sergileyen bu kuşlar, yuvalarını koruma amacıyla yerel türleri uzaklaştırabiliyor. Özellikle ağaç kovuklarında yuva yapan serçe ve tahtalı gibi kuşlar, papağanlar tarafından baskı görebiliyor. Ayrıca, tarım alanlarında sebze ve meyve hasarına yol açarak çiftçiler için ekonomik bir tehdit hâline gelmeleri de dikkat çeken bir başka sorun.
Ekolojik sistemlere etkilerinin yanı sıra, yeşil papağanların artan nüfusuyla birlikte şehir hayatına entegrasyonu da tartışılıyor. Vatandaşların bir bölümü kuşların neşeli sesleri ve rengârenk görüntülerinden memnun olsa da bazıları için bu gürültülü davranışlar rahatsız edici olabiliyor. Ayrıca balkon ve bahçelerdeki meyve ağaçlarına zarar vermeleri, ev sahipleri için can sıkıcı hâle gelebiliyor.
Çözüm önerileri konusunda hem bilim insanları hem de yerel otoriteler arasında fikir ayrılıkları var. Kimi uzmanlar, bu türlerin kontrollü şekilde azaltılması gerektiğini savunurken, diğerleri doğal ekosistemin zamanla kendini düzenleyeceğini düşünüyor. Net olan bir şey var ki; yeşil papağanlar şehir hayatımızın artık ayrılmaz bir parçası olsalar da onların çevresel etkilerini daha fazla araştırmak ve çözüm arayışlarına yönelmek şart.
(Ramazan Gültaş)