
Bilim insanlarının yaptığı bir çalışma, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme sonrası kilo veren bireylerde özgüvenin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Bu kişilerin, genel olarak kendilerini daha enerjik ve motive hissettikleri, aynı zamanda sosyal ilişkilerindeki olumlu gelişmelerin kayda değer bir seviyede olduğu tespit edildi.
Zayıflamanın beyindeki etkileri ise oldukça ilgi çekici sonuçlar sunuyor. Araştırmalar, kilo kaybının beyin kimyası üzerinde düzenleyici etkilere yol açtığını, bu etkilerin özellikle stres ve kaygı seviyelerini azalttığını ortaya koymuştur. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir başka çalışmada ise kilo verdikten sonra bireylerin daha net düşünebildiği ve kararlarında daha tutarlı oldukları gözlemlenmiş. Bunun temel nedenlerinden biri, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kan dolaşımını ve dolayısıyla beyne ulaşan oksijen miktarını artırması olarak açıklanıyor.
Öte yandan kilo verme ile birlikte bireylerin kendilik algılarında pozitif bir değişim yaşadığına da dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre, bu süreç sadece aynaya baktığınızda gördüğünüz hali iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi potansiyelinizi keşfetmenizi ve hedeflerinize ulaşma konusunda sizi daha azimli kılıyor.
Ancak bu süreç herkes için aynı şekilde işlemeyebilir. Zayıflama sürecinde fiziksel sağlık kadar, ruhsal durumları destekleyecek önlemler almak da büyük önem taşıyor. Amerikan Psikoloji Derneği'ne göre, bu süreçte profesyonel bir destek almak veya kendinize uygun bir motivasyon kaynağı bulmak zihin-beden dengesini sağlamada kritik bir rol oynuyor.
(Dilvin Altıkardeş)