Ahmet Günaydın

Ahmet Günaydın

‘Ölüm Güzellemesi’

Geçen hafta bugün 50. doğum günümü idrak etmiştim. Rahmetli babamın yaşadığının iki katı kadar yaşamışım demektir. Çocukluğumdan beri babamın 25 civarı yaşlarda vefat etmiş olmasını dert ederdim. Evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş bir insanın daha uzun yaşaması gerekirmiş gibi düşünürdüm. Sonunda da ’25 yaşında da ölünebiliyormuş, öyle de oluyormuş’ der, geçerdim. Babamın babasının ve amcasının çok genç yaşta ölmüş olmasından ...

Devamını Oku »

‘Himmetin kazası farzdır’

Geçen yıl haziran ayında yapılan seçimde sandık başkanıydım. Sandığımızda görevli olan MHP müşahidi arkadaş için İzgün yemek sanayiinden tabildot yemek gelmişti. Genç arkadaş gelen yemeği yemek yerine başka birisinin getirdiği sandviçi yemeyi tercih etmişti. İzgün’ün getirdiği yemeği neden yemediğini sorunca da ‘İsterseniz yiyin, İçinde kurban eti vardır diye yemiyorum’ demişti. Nitekim Fettö çetesinin topladığı kurbanları İzgün üzerinden sattığına dair iddialar ...

Devamını Oku »

‘Merhamet’ İhanettir!

“Bugün uzun uzun Adil Öksüz’ün fotolarına baktım. Hiçbir duygu emaresi göremedim. Adeta filmlerde ve bilgisayar oyunlarındaki robot karakterler gibiydi. Ürktüm” Bu cümleleri dün İlahiyat fakültesinde Din Psikolojisi hocası olan sevgili dostum Doç. İbrahim Gürses’ten dinledim. Nihat Genç’te ‘Bir Cemaatçiyi Nasıl Tanırsınız’ yazısında onları şöyle betimlemişti: “Buzluk içinde balık gibilerdir, aman ha röntgencilik demeyin, bu insanların yatak odalarını insan merak etmiyor ...

Devamını Oku »

Ruhbanlık Farz-ı Kifaye’(mi) dir:

‘İslam Din’inde Ruhbanlık yoktur, Din adamı sınıfı yoktur, Din adamı yoktur, Herkes dininin adamıdır, İslam Dini Ruhbanlığı yasaklamıştır…’ gibi söylemlerle sıkça karşılaşmaktayız. Ve bu söylemleri neredeyse mutlak doğruymuş gibi de dinler, geçeriz. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nda Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Kur’an evleri açılmasına öncülük eden ve ‘Kur’an’la yüzleşme hareketi’ de denilebilecek bir hareketin önde gelen şahsiyetlerinden birisi ile birkaç gün süren bir ...

Devamını Oku »

Neyin Tevbesi Bu?

  ‘Herkes bir ölçüde Fetö tarafından kandırılmıştır’ gibi yaygın bir kabul ve bazen de ‘aklama’ cümlesi dolaşıyor ortalıkta. Kısmen doğrudur da. 1980’lerden beri Bu cenabet örgüte ‘Nitelikli bir Nefret’ besleyen ben ve benim gibiler bile ‘Ergenekon operasyonları’ sürecinde Taraf gazetesi okuyup, ‘Fettonun dolmuşu’na binmiştik. Alkım Yayınları diye bir kitapçının kıt kanaat çıkardığı bir gazete… Taa Özal’lı yıllardan beri II. Cumhuriteçilik, ...

Devamını Oku »

Abdullah’ın Duman’ı

Abdullah Duman ile yakinen sohbet edecek kadar tanışmasak da 1987’lerden beri Beşyol’dan  kendisini ve ailesini bilirim. Kendisinin de açıkladığı gibi ‘Milli Görüş’ geleneğinden gelen bir ailenin ferdidir. Bursa siyasetini yakından takip eden birisi de değilim, ancak Nezir Asaroğlu ile AK Parti Bursa İl Yöneticisi Abdullah Duman arasında geçen konuyu karşılıklı yazdıklarına göre değerlendirmeyi Bursa Şehir yazarı olarak bir görev addediyorum. ...

Devamını Oku »

Kim / Ne İçin Sokaktayız?

Dün gece Bursa Demokrasi meydanında nöbetteyken, 50- 60 genç ve çocuktan oluşan bir grup önümüzde bayrak açıp slogan atıyordu. Dev bir bayrağın dör bir yanından tutan ve neredeyse tamamı eli ile bozkurt işareti yapan gençlerin attığı iki slogan dikkatimi çekmişti: “Dik dur eğilme, Bu millet seninle” “Reeceep Taayyiiip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan” MHP’lilere bile adını söyleten Erdoğan ne yaptı? ya ...

Devamını Oku »

Gerçek Haşhaşilere dair

Dün gece halk ciddi bir darbe yaptı. Devletine, tankına, caddesine, tv kanalına, polis karakoluna… el koydu. Hazır kıta ekibi gibi sabahladı. Canını tehlikeye atarak hem de… Yaralandı, kanlı gömleğinin resmini gururla paylaştı sosyal medyada. Adeta imrendirdi. Dün gece durumu anladığımda evden çıkmak istedim. Aile efradım ve bazı arkadaşlarım tedirgin oldu. ‘Bunların tebası olarak yaşamaktansa en fazla ölürüm diye kendimi sokağa ...

Devamını Oku »

Biz Gür Sesleriz…

‘Asıl Paralel biziz’ demişti Naim Okur hocam. Çok defa yazılmıştır: Türkiye Cumhuriyeti İngilizler tarafından kurulmuş bir koloni devlettir. Ve bir ‘Genel Vali’ tarafından yönetilmekteydi. Genel valinin ‘Padişah, Halife ya da Ulu Önder sıfatlarıyla anılması durumu değiştirmez.  Haklarını yemeyelim, Cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk  ve sonrasında gelen bir çok devlet yöneticisi, çok zaman çerçevesi çizilmiş ‘Genel Vali’ sınırlarının dışına çıkmaya ...

Devamını Oku »

‘Radikal Empati’*

Türkiye devletinin Suriyeli muhacirlere vatandaşlık hakkı vermeye niyetlenmesi üzerine tartışmalar ve hatta eylemler yapılıyor bu günlerde. Nüfusunun yarısından fazlası son 100 yılda muhacirlerden oluşan ve başka ülkelere muhacir gönderen bir halkın çocukları benim gözlemime göre hiç de iyi bir sınav vermemektedir. Ayrıca bölgeler arası gelişme farklılıklarından kaynaklı içgöçü de sayarsak belki de ülkede doğduğu yerde ömrünü tamamlayanların oranı yüze 5’ ...

Devamını Oku »