Büşra Zorci

Kendini kandırma sanatı

Modern dünyanın kaçınılmaz sonucu olarak küreselleşme, ticari ve ekonomik, sosyal ve politik anlamda her ülkenin birbirini doğal olarak etkilemesine sebep olmuş ve böylece artık toplumsal değil küresel değerlerden, algılardan ve zevklerden bahseder hale gelmiş bulunmaktayız. Küreselleşme sürecini tamamlayabilmiş ülkeler yalnızca ekonomik değeri olan bir malı ya da ürünü değil kültürü, değerleri ve bakış açılarını da ihraç etmekte. Merkez ülkeler olarak ...

Devamını Oku »

Tıpkı haşlanan kurbağa gibi…

Önceki gün kaleme aldığım fazla distopik yazıda değindiğim gibi dünyanın önde gelen bilim insanları henüz robotlar gelişimini tamamlayıp insanlığı yok etme bilinci ve isteğine kavuşamadan yiyip bitirdiğimiz bu şekerden gezegenin çökmeye başlayacağına inanıyor. Yani aslında insanlık önümüzdeki 50-100 yıl içinde katil robotlarla ilgili değil iklim değişikliği ve küresel ısınma ile ilgili endişe duymalı. Küresel ısınmanın tam anlamıyla neyi ifade ettiğini ...

Devamını Oku »

Yapay zekaya balık tutmayı öğrettiğimizde ne olacak?

Teknolojinin önceleri adımlarını henüz atmayı öğrenmiş bir kaplumbağa iken Usain Bolt edasıyla her geçen gün kendini ikiye hatta üçe katlayarak gelişmesinin insan ırkı üzerindeki olumsuz etkilerinin olumlu etkilerine oranla daha ağır bastığını düşünüyorum ve bunu her fırsatta dile getiriyorum. Teknolojinin içinden çıkıp tarihine şöyle bir dışarıdan, kuşbakışı baktığımızda nasıl öngörülemez bir hızla ilerleme kat ettiğini görebiliriz. Alessandro Volta’nın ilk elektrik ...

Devamını Oku »

Kentten köye göç…

Türkiye için konuşacak olursak 1950’li yıllardan sonra tarımın makineleşmesi, şehirdeki istihdam imkanında görülen artış, kamusal hizmetlere (okul, hastane, kamu hizmet binaları, valilik, kaymakamlık vb.) daha yakın olma isteği, eğitim durumundaki olumlu değişimin ve daha pek çok koşulun kaçınılmaz sonucu olarak köyden kente göç, önceki yıllara göre katlanarak artmış ve nihayetinde 1950’de yüzde 75 olan kır nüfusu 2013 yılına gelindiğinde yalnızca ...

Devamını Oku »

Her gördüğümüze inanmalı mıyız?

Yağmur yağarken cama vuran damlaları hiç izlediniz mi? Minik, cansız ve yavaş bir damla en tepeden aşağı doğru aheste aheste süzülürken karşısına çıkan başka minik bir damlayla bütünleşir ve hızı biraz olsun artar. Artan hızla daha kısa sürede yeni bir damlayı yutar ve büyür, büyüdükçe hızlanır, hızlandıkça daha çok yutar ve hızı baştakine göre kat be kat artmış bir şekilde ...

Devamını Oku »

Asıl engel bizleriz…

Geçenlerde bir haber gördüm; Finlandiya’da düzenlenen 2019 Avrupa Gençlik Oyunları’nda ampute sporcu Koral Berkin Kutlu Gümüş’ün altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attığı yazıyordu. Konu ile ilgili Twitter’da yapılan paylaşımlarda bu büyük başarıyı elde ederek bayrağımızı Finlandiya’da dalgalandıran sporcunun ilkokul yıllarında sırf farklı görünüyor diye uğradığı zorbalığı okudum. Aynı sınıfı paylaştığı arkadaşlarının velileri, “çocuklarımızın psikolojisi bozuluyor” diyerek uluslararası arenada ...

Devamını Oku »

‘İyiliğe’ tahammülü olmayan insanlar…

Aslında iyilik diye tanımladığımız birçok şeyin esasen mecburiyet olduğunu ama büyük çoğunluk tarafından yapılmadığı için bir kesim azınlığın lütfederek yaptığı şeylere ‘iyilik’ dendiğini düşünüyorum. Yani ‘Olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar’ durum bu. İşin daha da kötü kısmı ise bu iyilik yapan azınlığa bir kesim azgın grubun tahammülünün olmaması. Ben çantasında her zaman kiloyla mama taşıyan biriyim ancak sokakta ...

Devamını Oku »

Bir hediyeyle birçok kalbe dokunmak

Hediyeleşmek güzel bir eylem olmakla beraber kapitalist sistemin de olmazsa olmazıdır. Her birimiz muhakkak öyle ya da böyle bir hediye alır birilerinin yüzünü güldürürüz. Doğum günleri, anneler günü, babalar günü, mezuniyet hediyesi, evlilik yıl dönümü gibi her bireyin bir şekilde dahil olduğu özel gün kutlamalarını daha da özel kılmak aslında hiç de zor değil. Neler alıyoruz bu özel günlerde? Şık ...

Devamını Oku »

Süresiz nafaka meselesi

Şu sıralar kadınlara verilen süresiz nafaka hakkının kaldırılmasına/kısıtlanmasına yönelik çeşitli düzenlemeler kanun koyucuların ve yöneticilerin hayli kafa yorduğu konular arasında. Nafaka veren dul erkekler bunun büyük bir külfet olduğunu söylerken nafaka alan dul kadınlar ise bunun bir gereklilik olduğunu savunuyor. Ben tarafsız ve dışarıdan bir gözle bu konuyu irdelemek istiyorum. Gerçek şu ki Acun Ilıcalı’nın bir senelik evliliğinin ardından ömür ...

Devamını Oku »

Sosyal medya daha ne kadar ileri gidebilir?

Modern dünyanın yazılı olmayan kuralı; “popüler olanı son damlasına kadar sömür” peki bir yeri, düşünceyi, hareketi popüler hale getiren yegane etmen nedir? Elbette sosyal medya. Sosyal medyanın bir ürünü popülerleştirip, herkes onu ucundan kıyısından dahi olsa sömürdükten sonra yok etmesine artık alıştık ve görünen o ki bunun sonu yok. Çernobil felaketinin 33. yılında HBO’nun tabiri caizse ortalığı kasıp kavuran mini ...

Devamını Oku »