Elif Sucu

Biri hayvan hakları mı dedi?

Türkiye’nin hafife alınan ama aslında toplumsal psikolojisine dair hiç de iyi olmayan verileri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren, tabiri caizse kanayan yaramız hayvana şiddet vakaları gün geçtikçe kat be kat artıyor. Hayvanları ‘mal’ sıfatıyla değerlendirdiğimiz, hayvana şiddeti ancak o hayvan bir insanın himayesindeyse ‘mala zarar verme’ suçuyla cezalandırdığımız sürece hayvanların da birer canlı olduğunu ve yaşama haklarının ellerinden alınamayacağını ...

Devamını Oku »

İçerisindeki her canlının masum olduğu tek hapishane

Bir hapishane düşünün ki içerisinde yaşayan tüm varlıklar dünyaya ilk geldikleri gün ki gibi masum ve temiz. Bu hapishanedeki varlıkların hiç biri neden özgürlüklerinin kısıtlandığını bilmeden, hiçbir makama karşı haklarını savunamadan ve şikayetlerini bildiremeden yaşayıp gidiyor. Asla hayatları üzerinde söz hakları olmadığı gibi yaşamalarına da ölmelerine de başkaları karar veriyor. Onların istediklerini yiyor, onların istedikleri şekilde yaşıyorlar. O yabancıların kim ...

Devamını Oku »

Doymuyoruz dolandırılmaya

Tarihimizde Sülün Osman diye bir gerçek var bizim. O zamandan bu zamana bazı şeylerin hiç değişmemiş olması ne kadar acı. Sanıyorum ki insanın tabiatında olan içgüdüsel bir dürtü bu; çok para kazanayım ama mümkünse yorulmadan olsun. Bu düşünce yapısına sahip binlerce insan bugün Tosun diye bilinen Çiftlik Bank kurucusu Mehmet Aydın tarafından tam 1 milyar 139 milyon lira dolandırıldı. Yetti ...

Devamını Oku »

‘En’lerin yüzyılı

Günümüzde abartmadığımız, ‘en’ine ulaşmadığımız ne kaldı gerçekten bilmiyorum. En zayıf, en güzel, en güçlü, en cesur… Sosyal medyanın kullanıcılara dayattığı ‘en’ olma zorunluluğunun nelere mal olduğunun kaç kişi farkında? En cesur olduğunu ispat edip birkaç layk daha fazla almak için uçurumlarda öz çekim yaparken hayatını kaybeden bir çifti hatırlıyorum, onlar bu feci olayla öldükten sonra hesaplarında takipçi patlaması yaşanmıştı. Ancak ...

Devamını Oku »

Ev hanımlığı da bir meslektir

Kadınların toplumda, sosyal yaşam ve iş hayatında var olmaları oldukça önemli ve gereklidir ancak her kadın ‘dışarıda’ çalışmak istemeyebilir. Peki bu, o kadınların hiç çalışmadığı anlamına mı gelir? Esasen ev hanımları özellikle de anneler mesaisi asla bitmeyen, tatili olmayan ve karşılığında ücret almadıkları ömürlük bir işte çalışır dururlar. Bulaşık yıkamak bir de bulaşık makinesi varsa kulağa oldukça kolay gelir. Alt ...

Devamını Oku »

Çocukların içindeki ‘insanı’ koruyun

Hepimiz insan olarak doğuyoruz ancak hepimiz insan kalamıyoruz. Büyüdükçe insanlığımız küçülüyor, çirkinleşiyoruz, insanı insan yapan vicdanı kaybediyoruz. Çürümüş bir insanlık, yeni doğan insana ırkçılığı öğretene kadar o, siyahla beyaz arasındaki farkı bilmez mesela ya da vicdanını kaybetmiş bir zavallı tarafından içine nefret tohumu ekilene kadar hayvanlara zarar vermez. Ancak sever, bedeni küçük insanlığı arşa değen bir çocuk; toplum ona nefreti, ...

Devamını Oku »

Hukuk kabul etsin, vicdan kabul etmeyecek

Sosyal medya aracılığıyla binlerce insanın gözü önünde papağanına işkence ederek ölümüne sebebiyet veren Murat Özdemir hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Savcılık vicdan yaralayan bu kararını ise “Murat Özdemir’in ‘mala zarar verme’ suçunun kendi hayvanına zarar verme kapsamında kalması”na bağladı. Benim buradan anladığım şudur ki eğer bu ruh hastası gidip bir komşusunun buzdolabını parçalasaydı belki savcı bey malı zarar gören ...

Devamını Oku »

Tarihin en mizah içerikli seçimini geride bıraktık

Türkiye 31 Mart’ta siyasi açıdan çok önemli bir seçime gitti. Birçok ilkin yaşandığı yerel seçimler, ülkenin mizahının gelişmesine de katkı sağladı. Özellikle muhtarlık yarışları komedi dizilerinden alınmış sahneler gibiydi. Babayla-oğlu birbirine rakip oldu. Küstüler ve sandık başında barıştılar.  Almanya’dan gelen kız kardeş ağabeyini 40 oy farkla geçip muhtar oldu. Hatta muhtarlığı kazanamadığı için billboardlara ‘teşekkür’ ilanları bastıran bile çıktı. Sosyal ...

Devamını Oku »

Tarihin talihsiz nesli; Z Kuşağı

Akıllı telefonların ardından hayatımızın her anına hızlı bir giriş yapan internet ve sosyal medyaya X Kuşağı yani 1965-1980’li yıllarda doğan insanlar alışmakta güçlük çekti ve çekiyor. Onlara nazaran sosyal medyayı kolaylıkla kavrayan ve kucaklayan Y Kuşağı yani 1980 ile 1999 yılları arasında doğan kesim akıllı telefonların sunduğu bir yandan ego tatmini sağlayan diğer yandan depresyona sebebiyet veren bu mecraları nispeten ...

Devamını Oku »

Yiyip bitiriyoruz şekerden bir gezegeni

Bazen teknolojinin bu durdurulamaz hızda ilerleyişi beni korkutur ve dünyanın sonunu yapay zekanın getireceğini düşünürdüm. İnsanoğlunun yaptığı robotların bilinçlenip tüm üretim ağını ele geçirerek insanı bir lokma ekmeğe muhtaç edip sömürebileceği ihtimali bana uzak gelmezdi. Bu, izlediğim bilim kurgu filmlerinin etkisi de olsa bence hala imkansız değil ama uzak. 1967 yılında doğaya atılmış bir plastik bardağın henüz hiç deforme olmadan ...

Devamını Oku »