Özkan Güngörmez

İlk dersimiz merhamet

İçinde bulunduğumuz ayda manevi duygularımız daha da yükselirken ya da öyle olması beklenirken, her birimiz karşımızdakinden bu hoşgörüyü görmeye hevesliyiz. Şunu demeye getiriyorum, trafikte önümüzdeki araca, bankada- hastanede beklediğimiz sıraya hatta pide kuyruğunda bizden önce pidesini alıp giden komşuya karşı gereksiz sinir gösteriyor ve “oruçluyum” diyerek onlardan bu öfkeye hoşgörü göstermesini bekliyoruz. Oysa ki; karşımızdaki insan da aynı durumdadır muhtemelen. ...

Devamını Oku »

Oruç tutarken dengeli beslenin!

“Hoş geldin ya şehri ramazan…” diyerek başlayalım söze. Ramazan ayı ve devamında bayramımızın tüm İslam alemine sağlık, huzur, bolluk, bereket getirmesini diliyorum. Tabii bu huzur ortamına kavuşmak biraz da bizim elimizde; oruç tutarken nefsimize sadece beslenme değil, insan ilişkileri anlamında da hakim olmalıyız. “Oruç başıma vurdu” cümle kalıbının ardına saklanarak kalp kırmayalım, nasıl ki sahurdan iftara kadar yemek- içmeye karşı ...

Devamını Oku »

Vahşetimizle gurur duyuyoruz!

Gün geçmiyor ki insanların insanlığından çıktığına dair bir haberle karşılaşmayalım. Ülkemizde ve dünya genelinde; sanıyorum ruh sağlığının giderek bozulduğu, insanların gücünü şiddetten dehşetten yana kullandığı en korkunç çağlara tanıklık ediyoruz. Küçük yaşta çocuklardan sokakta yürüyen kadınlara, evinde emeklilik günlerini geçiren yaşlılardan doğanın masum hayvanlarına kadar insanoğlunun dehşet hevesinden nasibini almayan kalmadı. Ancak artık bu çirkin ruh hali bambaşka bir boyuta ...

Devamını Oku »

Yaşamak ne kadar tuhaf olabilir?

Çoğumuz için sabah uyanmamızla başlayan olağan günler diziliminden ibarettir yaşamak; tuhaf bir yanı yoktur. İçinde hüzünler vardır, acı çekeriz, mutluluklar sığdırmaya çalışırız ama tuhaf bulanımız pek çıkmaz. Var olmanın anlamını sorgulayanlar, amaçlarına ulaşamamaktan yakınanlar çıkar elbet ama bunlar da tuhaflık değildir. Ancak İspanyol edebiyatının önemli kadın yazarlarından biri olan Carmen Martín Gaite, pek böyle düşünmüyor; en azından kaleme aldığı romanında ...

Devamını Oku »

Pozitif düşünmek Polyannacılık mıdır?

Zorlu şehir hayatı, yaşanan stres nedeniyle oluşan psikolojik baskıya rağmen olumlu düşünerek hayata devam edenlere günümüzde bir hikaye kahramanının adıyla tanımlarız: Polyanna… Peki bu insanlar gerçekten Polyannacılık mı yapıyorlar yoksa pozitif psikoloji ayrı bir ruh bilim alanı mıdır? Avrasya Pozitif Psikoloji Kongresinde de konu edilen bu davranış biçimine dair sunum yapan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, pozitif psikolojinin ...

Devamını Oku »

Oturmaya mı geldik!

Genelde düğünlerden alışık olduğumuz bir eğlence çağrısıdır; “Oturmaya mı geldik!” sorudan çok davet özelliği taşır. Şimdi de bu cümleyi sağlık için dile getirmek gerekiyor çünkü uzun süre oturmak omurga üzerinde ciddi tahribata yol açıyormuş. Bu konuda düzenlenen “Omurga Sağlığı Sempozyumu”nda konuşan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yıldız Erdoğanoğlu’nun dediklerine kulak vermek gerek: “Omurga sorunları, ...

Devamını Oku »

Öğrenci işi indirim sinemalarda!

Böyle bir başlık, sanki film anonsu gibi gelse de kulaklara ve akıllara; esasen mevzu “Türk İşi Dondurma” filminin öğrencilere özel indirim kampanyasının duyurulmasıdır. Bilet fiyatları, mısır kampanyaları, sinema yapımcıları ve sinema saloncuları arasındaki tartışmaların belki de olumlu sonuçlarından biri bu kampanya olmuştur diye düşünüyorum. Dram ve mizah unsurlarını harmanlayan, memleketlerinden binlerce kilometre ötede Çanakkale Savaşı’na destek olmak için girdikleri mücadeleden ...

Devamını Oku »

Ekinoks dönemini sayfalarla geçirin

Gece gündüzün eşit olduğu 21 Mart’ın ardından gündüzler yavaş yavaş uzarken, kışın uzun geceleri de yerini daha aktif sosyal paylaşımlara bırakıyor. Bu mevsim değişimiyle insanların okumak için kendilerine ayırdıkları saatlerde değişiklikler oluyor elbette. Bu nedenle de okuyucuların kitap seçiminde değişimler gözlenebiliyor. İnternet kitap satış sitelerinde yer alan önerilerse, daha kısa  ve hızla akıp gidecek öyküleri içeriyor. Sayfa sayısı az olmasına ...

Devamını Oku »

Yerken beynin de doymalı!

Sofra başına geçip, “önce gözüm doysun” diyerek seyreden, sonra da karnını doyuran bir milletiz. Oysa, beynin de doyması önemli; beyin doygunluğu derken fikri donanımdan, bilgi edinmekten, felsefi ufuklardan değil, beslenmek için yediğimiz gıdaların beyni de doyurmasından bahsediyorum. Bu konuda Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü’nün açıkladığı bilgiler oldukça düşündürücü ve mevzu “beyne benzeyen şekildeki besinler ...

Devamını Oku »

Japon masalından bilişim kabusuna

Evet bahsettiğim çocukların kabusu olan MOMO; aslında bir Japon efsanesi idi; Uzak Doğulu naif insanların mitolojisi, halk masalı, geleneksel bir kahramanıydı belki de. Ama bir gün 11 yaşında bir kız çocuğunun tabletinde karşısına çıkıp onu intihara sürükleyen kötü niyetli bir yazılıma dönüştü. Bu tehlikenin sadece yurt dışı bağlantılarında olduğunu sanmayın, ne yazık ki ülkemizde de bu tehdit telefon ve tabletlere ...

Devamını Oku »