Özlem Ataç

Vicdanımız ne diyor?

Sokakta uyuşturucu yüzünden yerde yığılıp kalan temiz yüzlü genci, karnı aç ama parası olmadığı için lokantanın camından yemeklere bakan yaşlı teyzeyi, kış günü kaldırımda oturup mendil satan minik elleri, önünde koskoca seyyar arabasıyla sokak sokak bağırarak bir şeyler satıp ekmek parasını kazanmak için çabalayan beli bükülmüş yaşlı amcayı gördünüz mü hiç? Ofise gelirken genç çocuğun yerde yığılıp kaldığını gördüm. Çarşıda ...

Devamını Oku »

Öğretmen olmak…

Toplumda her meslek önemlidir ama öğretmenlik mesleğinin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Çünkü öğretmenler her mesleğin yetiştiricileridir. Valileri, doktorları, mühendisleri, polisleri, pilotları, sürücüleri, sanatçıları yetiştirenler öğretmenlerdir. Üniversiteye hazırlanırken aklımın ucundan bile geçmedi öğretmenlik yapmak. Eğitim hayatım boyunca hep iyi bir gazeteci olmanın hayalini kurarken, üniversite bitince kendimi Sivas’ın bir köyünde öğretmenlik yapıyor buldum. Hayatımın en güzel günleriydi diyebildiğim günlerdi ...

Devamını Oku »

Sen, ben, o… Hiçbirimiz ön yargılı değiliz!

Ön yargı toplumumuzda daha doğrusu bütün dünyada dün vardı, bugün var, yarın kesinlikle de olacak. Biz aslında hiçbirimiz ön yargılı değiliz, değil mi? Yemeğe daha tadına bakmadan tuz atsak da biz ön yargılı değiliz… Farkına varmadan daha küçük yaşlarda ediniriz ön yargıyı. Günlük hayatta davranışlarımızla aslında o kadar çok ön yargılı olduğumuzu gösteririz ki bunun farkında bile olamayız. Ama ben ...

Devamını Oku »

Bitmeyen döngü: Kadın cinayetleri

Yaşamın her noktasında yer alan, hayatı ilmek ilmek ören kadınlar günbegün öldürülmeye devam ediyor. Gündemin tek değişmeyen konusu şiddet. Kadına şiddet, çocuğa şiddet, doktora şiddet. Daha da uzar gider. Nerede yanlış yapıyoruz biz diye kendime sürekli soruyorum. Türkiye’de yaşanan kadına yönelik her türlü çirkin saldırının ulaştığı son nokta kadın cinayetleridir. Cinayetin cinsiyetçiliği gözetmeden öncelikle insanlık adına utanç verici olduğunu kabul ...

Devamını Oku »

Bu kaçıncı çocuk intiharı?

Son 2 yıldır Türkiye’de can yakan, oyun demek istemiyorum çünkü bunu oyun olarak nitelendirmek doğru olmaz, insan canıyla oyun olur mu? Gözümüzden bile sakındığımız yavrularımızın hayatını tehdit eden ve sadece sözlü talimatlarla onları intihara sürükleyebilen Mavi Balina oyunu tehlikesi yakın zamanda çıkan haberlerden sonra anladık ki devam ediyor. Araştırmalarıma göre bugüne kadar Türkiye’de yaklaşık 150 çocuk bu oyun yüzünden hayatını ...

Devamını Oku »

Çocuklar ölmesin!

Savaşta çocuk olmak… Ölsün kötü olan ne varsa ya da kötü bildiklerimiz. Ölsün unvanlarımız, şan, şöhret, para… Ölsün bu alemde saltanat ama ölmesin çocuklar. Çünkü onların minicik elleri ve ufacık yürekleri var. Niçin bu minik ellere, minik kalplere kıyılıyor? Tabi ki para, güç ve sınırlar… Diyecek söz yok aslında bu konuda. İşte bu üç neden yüzünden savaşlar yapılıyor ve binlerce ...

Devamını Oku »

Ümitvar olalım!

‘İnsanı en çok hayata küstüren şey umudunu kaybetmektir’ demişti üniversiteden bir hocam. O gün bu gündür hep küpe olmuştu bu söz kulağıma. Biz insanoğlu o kadar çok şey bekliyoruz ki hayattan umut ederek. İstediğimiz bir şey gerçekleşmeyince hemen umudumuzu kaybediyoruz. Doğru olan bu mudur sizce? İnsan umudunu hemen kaybetmeli mi? Elbette o kadar imkânsız şeyler beklememeliyiz hayattan ama olma olasılığı ...

Devamını Oku »

Çocukluk yılları bitmesin!

İstediğimiz zaman istediğimiz gibi davranabildiğimiz, ağlayabildiğimiz, ‘bu işi bitirmem gerekir’ diye stres yapmadığımız, bir müdürümüzün ya da bir patronumuzun olmadığı, her zaman anne babamızın üzerimize titrediği, küçük şeylerle mutlu olduğumuz yıllar o yıllar, çocukluk yılları… İlk yazımda size herkesin yaşadığı çocukluk yıllarının bir nostaljisini yaşatmak istiyorum. Belki kendinizden bir şeyler bulup hüzünleneceksiniz belki de o günlere geri döneceksiniz… Çok öncesine ...

Devamını Oku »