Rabia Çetinkaya

Kızına verdiği isimle, evrene mesaj yollayan babalar…

Çinli bir yazarın elinden, doğduğu dönemi ve annesinin hikâyesini okuyorum. Yazarın kendinden önce doğmuş her biri ayrı hayal kırıklığı olan yedi ablası var. Hayal kırıklığı çünkü beklenen erkek çocuğuna ulaşmak için anne üst üste doğurmaya devam etmiş. Sekizinci doğumda, kaynanası doğum sancısı başlayan gelinine; “Güzel gelinim benim, bari bu kez sık dişini! Eğer yine kız doğurursan arkanda durmaya yüzüm olmayacak! ...

Devamını Oku »

Hangi kameraya el sallıyoruz?

Sokakları 200 milyon kamerayla izlenen bir ülkede olduğunuzu düşünün. Hayır mobeseler ya da iş yerlerine ait güvenlik kameralarından bahsetmiyorum, bunların dışında konumlanmış 200.000.000 daha kamera olduğunu düşünün. Öyle ki daha evden çıktığınız anda en iyi ihtimalle 3 kamera görüntünüzü yakalamış ve kayda başlamış olacak. Sizi yürürken, otobüsle giderken ya da arkadaşınızla bir kafede oturup çay içerken, kısacası yaşamaya devam ederken ...

Devamını Oku »

Gülen çocuk gözleri aşkına…

Megan Amerika’nın New Jersey eyaletinde yaşıyordu. Bir komşusu tarafından kaçırılıp, cinsel istismara uğrayıp öldürüldüğünde, henüz 7 yaşında bir kız çocuğuydu. Ailesi bu korkunç acı karşısında bağırlarına taş basıp oturabilirlerdi ama polis soruşturmasıyla ortaya çıktı ki Megana bu kötülüğü yapan cani sapkın, önceden de defalarca çocuklara karşı cinsel suçlardan hüküm giymiş bir sabıkalıydı. Meganın ailesi, pedofili suçlarından hapis yatmış bir adamın ...

Devamını Oku »

Babasının Prensesi

“Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” Ursula Le Guin / Sesler Korkarım ki zamane ergeni olsam, kitapları sevmek için bir neden bulamazdım. Tüm düzen izleme ve teşhir etme üzerine kuruluyken, değerli gözlerimi bunun için yormazdım. Bunun yerine gözlerimi benden çok daha zengin ve lüks ...

Devamını Oku »

Unutuyorum Öyleyse Varım!

Geçenlerde bir mimar meslektaşımın vefat haberini aldım. Çok yakın değildik ama birbirimizi fotoğrafçılık kursundan bilirdik. 55 yaşında kalp krizine yenik düştüğünü öğrendiğimde bir hüzün çöktü kalbime. Bekâr olduğunu biliyordum, henüz bir aile kurmadan, bir eş ve çocuk sıcaklığını yaşamadan çekip gitmişti. Kendimle özleştirdim elimde olmadan. Anne ve babamla yaşamanın nimetine her daim şükretsem de orta yaşlarda bir bekâr olmak, zaman ...

Devamını Oku »

Zehra’ya…

Zehra’yı tanır mısınız? Tanısanız çok severdiniz eminim. Yanlış bir zamanda doğmuş gibidir. Şu ahir zamanda biz her geçen gün daha karamsar, güvensiz ve ben merkezcil hale gelirken O; naif tabiatlı bir sanatçıdır. Japon çizgi filmlerinde ki masum kocaman gözlü kızlar gibi güler yüzüyle insanlara asla hayır diyemeyen, birisi kalbini kırdığında bile gülümseyip geçen, bu dünyaya fazla iyi bir kız. Resim yapardı Zehra, ...

Devamını Oku »

Hadi Pencereleri Açalım!

“Kuru kiraz ağacı  dişsiz yaşlı bir kadın gibi, anarak gençliğini çiçeklerle donanmış.” Matsuo Basho   Geçenlerde işten çıkınca bir banka oturup içime çeke çeke parktaki hayatı izledim. Meğer kendi sakinleri varmış parkların; akşam güneşinin dallarına hüzmeler düşürdüğü kiraz ağacının altında oturan sevgililer, hiç yorulmadan bir o yöne bir bu yöne paytak paytak koşan, sonra birden bire durup merakla karşısına çıkan ...

Devamını Oku »

Gazamız mübarek olsun!

“Defalarca ne yapıyorsak oyuz, bu yüzden mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır”  demiş Aristoteles. İtiraf etmem gerekirse, tüm gün en çok telefonumun ekranına dokunuyorum! Her elime alışım farklı sebeple de olsa kendime dışarıdan bakınca gördüğüm; boynunu bükmüş bir kadın, gözleri ekranın hizmetinde. Sağ elim eğer fabrikada üretilmiş olsaydı, onun bu telefonu taşımak ve onunla oynamak için üretildiğini bile düşünebilirdim. Çünkü her nereye ...

Devamını Oku »

Marketinizden Israrla İsteyiniz!

Karadutun lekesini, sadece kendi yaprağı çıkarırmış. Eskiler; “insan da aynı bu ağaç gibidir.” derler “Yarasına ilacı başka yerde arayan yanılırmış. Her yaranın merhemi kendi dalındaymış”. Bu cümleleri her okuduğumda ayrı sarsılırım. Özümdeki şifayı keşfedene kadar, ne kadar çok kapıyı çalıp da derdime derman aradığım gelir aklıma. Meğer çok da uzağa bakmaya gerek yokmuş, derdi veren Allah dermanını da yanına koyuvermiş. ...

Devamını Oku »

Baş rolümü kendim seçtim

İzlemekten keyif aldığım filmleri düşünüyorum da, en çok çirkin kızların başarı (güzelleşme) hikayelerini sevmiş, defalarca izlemişim. İster Türk sineması olsun, ister Amerikan, Kore yada Hindistan fark etmiyor. Her kültürde biz güzel olmayan kızların (tombul, zayıf, çirkin, koyu tenli, gözlüklü, çilli vs) sevip benimseyecekleri hikayeler üretmiş sinema endüstrisi. Bir nevi anti kahraman olan bu kadın karakterlere baş rolü verip, hikayesini anlatmanın ...

Devamını Oku »