Bağımlılığı bağlılıkla yenebiliriz

Kadın evinden çıktı, durağa doğru yürümeye başladı. Yolda kendisine dönüp bakan komşusunu, dikkatle inceleyen yabancı gözleri hiç fark etmedi, yoluna devam etti. Durağa vardığında bekledi, otobüs geldi, bindi, yolculuk kartını aramak için elini çantasına uzattığında; çantası yoktu… “Eyvah çalındı mı, düştü mü?” derken, bir an kolunu fark etti, üzerine baktı, pijamaları vardı. Ayakları; yalın ayaktı… 


Anahtarları, kimliği, cüzdanı; hiçbir şeyi yoktu yanında…
Telefonu; oh evet çok şükür her şeyi yanındaydı…
Bu olayı bir eğitim zirvesinde, teknoloji bağımlılığı ile mücadele alanında çalışan bir uzmandan dinlemiştim; 60 yaş üzeri bir hanım yaşanan bu olay sonrası çocukları tarafından bu uzmana getirilmiş ve teknoloji bağımlılığı ile mücadele desteği almaya başlamışlardı. 


Teknoloji ve sosyal medya bağımlılığı çocuk ve gençler arasında yaygın olsa da yetişkinlerden de bağımlı olanların sayısı azımsanmayacak düzeyde. Ancak çalışmalar çocuklar üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bunun en önemli nedeni de bilinçsiz teknoloji kullanımının çocukta başka sağlık ve zihinsel duygusal gelişim sorunlarına yol açıyor olması. 


“Dijital yerli” dediğimiz kuşağın telefon, tablet kullanımında bizlerden hızlı olmasını bir zeka pırıltısı olarak görmek ve bu cihazları hayatlarının akışında temel noktaya koymak biz yetişkinlerin en büyük hatası sanırım; uzun ve yoğun çalışma saatleri nedeniyle ailelerin çocuklarla geçirdiği vaktin azalması, çocuklar arasında fiziksel oyunların yerini dijital içeriklerin alması ve pandemi döneminde zorunlu olarak eğitimin de dijital boyuta taşınması bu sorunun suya atılan taşın halkaları gibi birbiri ardına büyümesine yol açtı. 


Sorun ortada, peki çözüm ne olmalı? 
Çocuklarda teknoloji bağımlılığına dair çalışma yapan Uzm. Psk. Semanur Aslan, sorunun tespitinden bir adım ileriye giderek ailelere uyarılarda ve tavsiyelerde bulunan bir açıklamada bulundu. Aslan’ın açıklamalarında öncelikle dikkate almamız gereken kısım; sorunun tespiti ve önlenmesine dair. 
Yani, elinde tablet olan her çocuk bağımlı mıdır? 


Hangi noktadan sonrasını problem olarak görmeliyiz?


İşte bu soruların cevabı: Çocuğun internette geçirdiği süreyi artık kontrol edemiyorsanız, internetten uzak kalındığında patolojik rahatsızlıklar ortaya çıkıyorsa ne yazık ki bağımlılık olarak tanımlanan aşamadasınız. 


Evet, teknoloji çocuklar için özellikle çok cazip, kolaylaştırıcı ve doğru kullanıldığında da oldukça etkin faydaları olan bir gelişim. Ancak kilit noktamız; doğru kullanım. “Sınır koyulmadığında çocuklarda teknoloji bağımlılığı ortaya çıkabilir. Bu yüzden, çocuklarda teknoloji bağımlılığı yaşanmaması için sınır koymak bu anlamda önemlidir. Çocuklarda teknoloji bağımlılığı ileri düzeyde mutlaka uzman tarafından tedavi edilmelidir. Çocuğun özellikle küçük yaşlarda teknolojiye hakim olması, zekasının çok iyi olduğuna dair bir gösterge değildir” diyor Aslan. 


Çocuğunuzun teknoloji bağımlısı olup olmadığını gözlemlemek için de uzman görüşü şu belirtileri örnekliyor; Çocuklarda teknoloji bağımlılığı da küçük yaşta bu şekilde alışkanlıklarla ortaya çıkabilmektedir. Özellikle çocuklarda teknoloji bağımlılığı, 0-3 yaş döneminde bulunduğu ortamda yoğun televizyon, tablet ya da bilgisayar ekranı izlemiş bir çocukta; dil ve konuşma becerilerinde gerilik meydana gelebilir, çocuk her seslenildiğinde dönüp bakmayabilir. Çocuk büyüdükçe dikkat eksikliği, öfkesini kontrol etmekte zorlanma meydana gelebilir. Çocuğun ebeveynleri ile ya da arkadaşları ile ilişkisini olumsuz etkileyebilir ya da derslerinde başarısızlık, ödev yapmak istememe, yazı yazmaktan sıkılma şeklinde tezahür edebilir. Çocuklarda teknoloji bağımlılığı, ergenlik döneminde içe kapanma, teknoloji dışı etkinliklere katılmak istememe, aile ve arkadaş ilişkilerinde bozulma görülebilmektedir. Teknolojinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabildiği bu belirtiler dışında teknolojinin kendi de bir bağımlılık yaratma ihtimali ile riskli bir durumdur. Çocuklarda teknoloji bağımlılığı çocuğun geleceğini etkileyebilecek riskli bir durumdur.


Eğe çocuğunuz bağımlı ise, sadece uzman desteği almak yetmiyor; aile içerinde de yetişkinlerin kendisini gözden geçirmesi ve davranışlarını düzenlemesi gerekiyor; çünkü çocuklar öncelikle görerek öğreniyorlar. Çocuklar öncelikle kendi anne babalarını örnek alıyor, ebeveynini elinde telefonla ya da televizyon karşısında gören çocuğun kendisi de bu mecralara yöneliyor. Bu mecralara yönelen çocukların da ileride teknoloji bağımlısı adayı olma riski maalesef yüksek. 
Aslan aileleri şöyle uyarıyor; “Ailelerin çocuklarının gelişimini desteklemek için teknoloji kullanımını çocuğun yaşına göre içerik ve süre bakımlarından denetlemeleri gerekmektedir. Denetim olmazsa çocuğun psikoloji olumsuz etkilenebilir hem de ilerde çocuklarda teknoloji bağımlılığına aday bir yetişkin olabilir. Çocuklarınızın elektronik cihazları sağlıklı kullanmaları için sizin örnek olmanız önemlidir. Bugünün çocukları teknoloji konusunda yetişkinlerden daha fazla şey biliyor. Bu nedenle, revaçtaki telefon uygulamalarından veya en yeni sosyal medya çılgınlıklarından haberdar olmanız önemli. Çünkü sosyal medyanın risklerini ve tehlikelerini anlamadan çocuğunuza öğretemezsiniz. Elektronik cihazları ve çocuklarımızı nasıl etkilediğini öğrenmek önceliğiniz olsun. Evinizde akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve televizyonlar gibi elektronik cihazlara izin vermediğiniz alanlar belirleyin. Mesela yemek odası veya mutfak, yemek ve aile sohbeti için ayrılmış teknoloji içermeyen bir alan olmalıdır. Tüm ailenin teknolojik cihazlardan uzak kalacağı zamanlar belirleyin ve hep birlikte bu kurala uyun. Örneğin, akşam yemeği saati veya yatmadan bir iki saat önce tüm ailenin televizyon, video oyunları ve bilgisayarlar olmadan birlikte vakit geçirmesi için en iyi zamanlardır. Kendileriyle konuşulduğunda çocuklar çok daha akılcı davranabiliyorlar. Fazla ekran süresinin zararları anlatılan bir çocuk, beraber koyacağınız kurallara uyacaktır. Çocuklar teknolojik eğlence ortamlarına kolayca bağımlı olurlar. Onları ekranı olmayan etkinliklere katılmaya teşvik edin. Mümkün olduğu kadar dışarıda arkadaşları ile vakit geçirmesini, kitap okumasını veya masa oyunları oynamasını sağlayın” 


Kaleme almak istediğim konu her ne kadar çocukların teknoloji bağımlılığı olsa da; yazıya 60 yaş üzeri birinin bağımlılığını anlatarak başlamamın nedeni sosyal yaşamdan gerçek insani bağlardan uzak kalmış yetişkinlerin de özellikle sosyal medya bağımlılığına düştüklerini örneklemek içindi. Dolayısıyla, çocuklarımızı korumak için izleyeceğimiz yolları aile büyüklerimiz için de uygulayabiliriz. 
 

YORUM EKLE

banner19