Bir kez de mahkeme sordu: Lahitler nerede?

Bursa Şehir Gazetesi’nin kamuoyu gündemine taşıdığı Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü’ndeki Bizans mezarlarının talan edilmesi ile ilgili sorumlular hâkim karşısına çıktı. 7 kişinin yargılandığı davada, taraflar birbirlerini suçladı. Dava 14 Kasım’a ertelendi.

Ömer KARAKAYA

Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü’ndaki Bizans mezarlarının tahrip edilmesi ve kayıp lahit iddiasıyla ilgili yargılama 23. Asliye Ceza Mahkemesinde başladı. Bizans Mezarlarının tahribi ve kayıp lahit davasında Nurullah Özmen, Numan Durmaz, İsmail Hakkı Yılmaz, Orhan Durgut, Murat Demir, Mehmet Göçen ve Abdulkadir Şahin hakim karşısına çıktı. Sanıklardan bir kısmı savunmasını kendi yaparken bir kısmını ise avukatları temsil etti. Sanıklardan bazıları avukatları aracılığı ile mahkemeye yazılı ifade verdi.

Mahkemede ifade veren sanıklardan Kepçeci Murat Demir, olayın yaşandığı tarihte izinde olmasına rağmen İç Hizmetler Müdürü Numan Durmaz’ın kendisini arayarak çalışmaya gelmesini istediğini söyledi. Demir, ifadesinde şöyle devam etti: “Belediyenin açtığı yolları düzelteceklerini söylediler. Bende izindeyken beni neden arıyorsunuz diye sordum. Bana kamu hizmeti olduğunu Rektör beyinde haberinin olduğunu bu işi yapmak zorunda olduğumu belirttiler. Bende o gün kepçeyle yolun kenarındaki çalılıkları temizledim. Ben temizlerken 50 santim derinliğinde bir buçuk metre boyunda bulunan çukurları kapattım. Bunları kapatırken mezar taşına veya lahitlere rastlamadım. Ancak kapattığım çukurların işinde mermer taşları kara tuğla parçaları vardı. Olaydan birkaç gün sonra da çıkışım verildi. Ben yolu temizlerken Numan Durmaz ve Nurullah Özmen de yanımdaydı. Benim olayda bir suçum yok. Beraatimi istiyorum.”

“O TARİHTE BEN BAŞKA YERDE ÇALIŞIYORDUM”

Sanıklardan Nurullah Özmen ise verdiği ifadede kazının yapıldığı tarihte İç Hizmetler Müdürlüğü’nde değil Mühendislik Fakültesi’nde çalıştığını söyledi. İddiaları kabul etmediğini dile getiren Özmen, “Ben Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmalardan Murat Özdemir’in hakkımda söylediği beyanları reddediyorum. Olayın gerçekleştiği zaman diliminde iç hizmetlerde görev almıyordum. O tarihte Mühendislik Fakültesi’nde çalışıyordum. 22.08.2016 tarihinde iç hizmetlerdeki görevimden ayrılmıştım. Murat Özdemir çalışmaları yapmak için çağrıldığı tarihte ben görevde değildim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Mezarlarla ilgili bir bilgim yok beraatını istiyorum” dedi.

“2 LAHİTİ GÖZÜMLE GÖRDÜM”

Mahkemenin tanık olarak dinlediği ve daha önce BİMER, CİMER ve Kültür Bakanlığı’na Bizans Mezarları ile lahitlerle ilgili şikâyetleri yapan isim olan dönemin Güvenlik Koordinatörü Hüseyin Aydoğan,  iddialarını bir kez de mahkemede yineledi. Güvenlik personeli Orhan Durgut’un Numan Durmaz ve dönemin rektörü Yusuf Ulcay’ın koruma polisi olan Abdulkadir Şahin’in iki lahidi ayniyat deposuna taşıdıklarını gözleriyle gördüğünü kendisine söylediğini öne süren Aydoğan, “Güvenlik koordinatörlüğünü yürüttüğüm sırada Büyükşehir Belediyesinin yol çalışması yaptığını öğrendim. Yol çalışmaları esnasında mezarların bulunduğundan dolayı Büyükşehir çalışmaları yarıda bıraktı. Bende bölgenin güvenliğinden sorumlu olduğum için alanın güvenlik kontrolünü oluşturdum. Daha sonra rektör beyin yanına çıkarak çalışmalarla ilgili bilgi verdim. Çalışmalar sırasında iki adet açılmamış mezar lahitinin olduğunu gözümle gördüm. İç Hizmetler Müdürü Numan Durmaz ve Koruma Memuru Abdülkadir Şahin traktörlerle lahitleri ayniyat deposuna taşıdığını Orhan Durgut’tan öğrendim. Ben konuyu Kültür Bakanlığına ilettim ve Kültür Bakanlığı olaydan 15 gün sonra inceleme başlattı. Burada sikkeler falan çıktı. Daha sonra alan sit alanı ilan edildi. Sonrasında beni görevden aldılar. Olayı araştırmaya başladığım esnada Murta Demir’le görüşmemiz oldu. Onun da bana söylediği benden sonra 9 tane daha kuyu kapatıldığı yönünde.” dedi.

 “İŞTEN ATILDIĞI İÇİN İFTİRA ATIYOR”

İddiaların odağında olan İç Hizmetler Müdürü Numan Durmaz da savunmasında Kepçeci Murat Demir’in hakkında yalan beyanda bulunduğunu öne sürdü. İddiaları kabul etmeyen Durmaz, kendisinin mezar ya da lahit gibi bir şey görmediğini ileri sürdü. Murat Demir’le böyle bir çalışma yapmadıklarını öne süren Durmaz, Demir’in işten çıkarıldığı için iftira attığını söyledi.

DURUŞMA 14 KASIM’A ERTELENDİ

Diğer sanıkların avukatları da savunma yaparken, iddiaları reddederek müvekkillerinin beratlarını istedi. Mahkeme heyeti, davayı 14 Kasım 2019 tarihine erteledi. İddiaların ardından Mahkeme başkanı Güvenlik personeli Orhan Durgut söz verdi. Durgut Hüseyin Aydoğdu’nun ifadelerinin doğru olduğu yönünde ifade verirken, kendisinin lahitleri değil 2 adet mezar taşının taşındığını gördüğünü ifade etti.

NELER YAŞANDI?

Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüs’nde Bizans mezarlarının tahrip edilmesi ve lahitlerin kaybolduğu iddiası BİMER ve Kültür Bakanlığı’na yapılan şikayetle ortaya çıktı. İddiaya göre Üniversitenin girişindeki ağaçlık alanda yapılan yol çalışması sırasında Bizans Mezarları ortaya çıkmasına rağmen çalışma durdurulmamış ve buradan çıkan iki lahit ayniyat deposuna taşınmış ve sonrasında sırra kadem basmıştı.  Yapılan soruşturmada ifadelere yansıyan bilgilere göre 5 ay boyunca yolun geçtiği alanın dışında 8 mezar kazıldı, çıkarılan lahitler rektörlüğe taşındı. Mezarlar apar topar üniversitenin kepçesiyle kapatıldı.

MÜZE İHLALİ RAPOR ETMİŞTİ

BİMER’e yapılan bir şikâyet üzerine bölgede inceleme yapan Bursa Müze Müdürlüğü, 2863 sayılı yasanın ihlal edildiğini tespit etti. Skandalın patlak vermesinin ardından İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapılan incelemede tahrip edilen tarihi eserler ve antik mezarlarla ilgili sorumluluğu olan şahıslarla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması ve ilgili kurumların gereken soruşturmayı yapması yönünde yazı yazdı.

 

 

İlginizi Çekebilir

2 gün önce evlenen genç, intihar etti

Kayseri’de, iki gün önce evlenen Aydın E. (25), girdiği bunalım sonucu kendini iple su borusuna ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir