Neredesin Hakan Şükür!

Galatasaray Eski Başkanı Özhan Canaydın’ın fabrikası Biesseci’de işçiler iflas nedeniyle ödenmeyen tazminat ve maaş alacakları için eylem yaptı. Hakkını alamayan işçilerin mağduriyeti, Canaydın ailesinin iflas masasından kaçırıp milletvekili Hakan Şükür’ün desteği ile kentsel dönüşüm kapsamına aldırdığı Samanlı’daki araziyi akıllara getirdi.

Uzun yıllar Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı yapan ve 4 yıl önce vefat eden Özhan Canaydın’ın sahibi olduğu Biesseci Bursa Tekstil Sanayi Ticaret AŞ.’de görevli işçiler, fabrika önünde toplanarak eylem yaptı. İflas nedeniyle maaşlarını ve tazminatlarını alamadıklarını belirten işçiler, yaşadıkları mağduriyetten dolayı Canaydın’ın varislerini suçladı. İşçilerin iflas nedeniyle yaşadıkları sıkıntılı günler, Canaydın ailesinin milletvekili Hakan Şükür’ün desteği ile iflas masasından kaçırıp TOKİ aracılığıyla ranta çevirdiği araziyi akıllara getirdi. Şehir Gazetesi olarak 28 Temmuz 2013 günü yayınladığımız “Ovanın ortasına TOKİ Hançeri” ve 18 Aralık 2013 günü yayınladığımız “Hakan Şükür’e zor sorular” başlıklı haberlerimizde; Canaydın varislerinin Samanlı Mahallesindeki 150 dönümlük araziyi iflas masasından kaçırmalarını anlatmıştık.

İşçi maaşlarının ödenmesinin önündeki iflas, Hakan Şükür’ün desteği ile ranta dönüştürüldü. Canaydın’ın iflas masasından ve alacaklılarından kaçırarak dünürlerinin üzerine devrettiği arazinin kentsel dönüşüm kapsamına alınmasına dair Yıldırım Belediyesi’nde dosyaya işlenmiş iki farklı karar olduğu ortaya çıktı. Yıldırım Belediyesi’nin kentsel dönüşüm kapsamına alınmasına onay verdiği arazi için aynı gün içerisinde düzeltme yaparak ret kararı vermesi akılları karıştırdı. Tamamında tarım yapılan ve ova koruma kapsamında bulunan 150 ve 50 dönümlük 2 parsel halindeki arazinin imara açılmasında Şükür’ün çabasıyla Bakanlık’tan alınan “uygundur” raporunun etkili olduğu görülüyor.

YILLARCA EMEK VERDİK

800 çalışanı olduğu ileri sürülen fabrikada işçilerin eylemine yaklaşık 100 kişi katıldı. Grup adına açıklama yapan Tuncay Yılmaz, “İflas ve tasfiye süreci sonrası hak edilmiş yasal alacaklarımızın ödenmesi için sesimizi duyurmak, mağduriyetimizi anlatmak istedik. Burada bulunmaktan dolayı büyük hicap duyuyoruz. Hatta bir çok arkadaşımız bu sebeple buraya gelemedi. Rahmetli Özhan Canaydın’ın kurduğu bu fabrikaya yıllarca emek verdik. Rahmetli Canaydın zamanında bu çalışanlarla parlak ve gurur verici bir dönem yaşadık. Bursa’da tekstil üretimi ve ihracatı yapan firmalar içerisinde ön sıralardaydık. Ancak Özhan beyden sonra yapılan yönetimsel hatalar yüzünden firmamız günden güne kan kaybetti. Burada sorumlu firmanın bu kötü gidişini doğru analiz edemeyip, zamanında doğru kararı almayan Biesseci A.Ş. üst yönetiminindir. Biz çalışanların bu basiretsizlik ve kötü gidişte hiçbir vebali yoktur” dedi.

İŞÇİLER VARİSLERE YÜKLENDİ

İflasın ardından sürekli basit hatalar yapıldığını anlatan Yılmaz, “Size güvenmemizi ve inanmamızı her konuda söylediniz. Ancak geldiğimiz noktada 2 yıldır bir arpa yolu alınamadı. Hatta iflas halinde almaya hak kazandığımız maaşlarımızı dahi bir çoğumuz alamadık. Özhan Canaydın sağ olsaydı bu duruma gelmezdik. Çünkü o toplum içinde başı dik gezebilmenin ne demek olduğunu iyi bilirdi. Bundan sonra artık hukuki ve sosyal yollarla organize olup, hakkımızı sonuna kadar arayacağız” dedi.

CEMAAT KARDEŞLİĞİ İŞÇİLERİ MAĞDUR ETTİ

İflas masasından kaçırılarak Hakan Şükür desteği ile ranta dönüştürülen arazinin, dönemin Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin’in de onayı ile nasıl imara açıldığının detaylarını 18 aralık 2013 günkü gazetemizde şöyle yazmıştık: “Özhan Canaydın’a ait olan ve dünürünün kızları Fatma Suna Küçükoğlu ile Ayşe Selen Türkel’e ait görülen 3540 ada ve 215- 217 nolu parsellerdeki arazinin imara açılmasına dair plan değişikliği konusunda Yıldırım Belediyesi’nden önce “onay” sonra da “red” kararı alınan iki tutanak çıktı. Belediye “rezerv alanı olması uygundur” kararında; 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı’nda arazinin “özel mahsul alanı”, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları’nda “tarımsal niteliği korunacak alan” olarak görüldüğünü belirtiyor. 1/1000 ölçekli plan dahilinde karar verme yetkisinin ilçe belediyesinde olduğunu ifade eden kararda, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli planların Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğu belirtilerek adeta kendi sorumluluğunu da hafifletiyor. Belediye aynı kararla 17/12/2012 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla riskli alan ilan edilen araziyi yüzde 25’i Yıldırım Belediyesi’ne hibe edilmek şartıyla imara açıyor.

Yıldırım Belediyesi aynı gün içerisinde bir karar daha alarak arazinin imara uygun olmadığını duyurdu. Büyükşehir Belediyesi’nin kurum görüşüne dayandırılan ikinci kararda ise 1/1000 ölçekli planda yapılan değişikliğin üst planlarla uyuşmadığı, imar izninin korunması gereken tarım arazisinde kaçak yapılaşmayı tetikleyeceği ve bu nedenle yapılaşmaya uygun olmadığı belirtiliyor. Yıldırım Belediyesi’nin “uygundur” kararında bile tarım arazisi olduğu ve korunması gerektiği belirtilen parsellerin imara açılmasında Başkan Özgen Keskin’in aralarında cemaat kardeşliği hukuku bulunan Milletvekili Hakan Şükür’ü kıramadığı hissediliyor. Belediye’nin geri adım atarak aynı arazi için “ret” kararı vermesi ise ova katliamına yükselecek itirazlara dair koruma kalkanı niteliğinde.”

 

 

 

İlginizi Çekebilir

BTM dünya vitrininde

Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projelerinden, dünyanın sayılı bilim merkezlerinden biri olan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir