“Sıfır atık” için el emeği mücadele

Canan GÜLEÇ

Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu aktivist ruhlu öğretmeni Hatice Asaroğlu, öğrencileriyle birlikte “Sıfır Atık Projesi”ni pazara taşıdı. Elleriyle hazırladıkları file ve kese kağıtları ile pazardaki esnaf ve vatandaşa bilgi veren öğrenciler, poşet kullanımını sıfıra indirmek için harekete geçti.

Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu öğretmeni Hatice Asaroğlu “Sıfır Atık Projesi”ni öğrencileri Fatma Berre Sultansu, Nida Kanalcı, Betül Ünlü, Merve Selin Boyar, Merve Kırbaşoğlu ve Tülay Tunç ile uygulamaya geçirdi. Öğrenciler, hazırladıkları kese kağıtları ve fileler ile semt pazarında vatandaşa poşet kullanımının çevreye zararına dair bilgi verdi. Hatice Asaroğlu ve öğrencileri, “Sıfır Atık Projesi” kapsamında poşet kullanımının uygulamadan tamamen kalkması ya da olabildiğince azaltılması için aktivist bir ruhla mücadele veriyor. Daha marketlerde poşetlerin parayla satılma kararı alınmadan önce bu projeyi planladıklarını ve çalışmalara başladıklarını belirten Hatice Asaroğlu yoğun okul temposunda ancak bu hafta projeyi hayata geçirmek için fırsat bulduklarını söyledi.

“AKILLAR İPOTEK ALTINDA”

Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu öğretmeni Hatice Asaroğlu, günümüz dünyasının düşünme ve harekete geçebilme özelliklerini kaybettiğini anlatarak şunları söyledi: “Günümüz dünyası haz ve hız üzerine konuşlanmış. Sadece arzularının esiri olmuş, kendisini hedonist hayat felsefesinin konforuna bırakmış bir insanlık güruhu hazla hız arasında debelenip durmaktadır.  İnsana düşünmeye fırsat bırakmadan bir girdabın içinde sürüklenircesine, bir akıntıya kapılıp gidercesine düşünmeden, tefekkür etmeden hiçbir mücadele hareketi göstermeden hatta akılları bile akıllı cihazlarla ipotek altına alınmış bir vaziyette, bağımsız düşünme yeteneğini haiz insanoğlunun son türü de yok olup gitmektedir.”

TÜKETEN DEĞİL ÜRETEN BİREY OLMALIYIZ

Mevcut nahoş şartlar altında neslin metamorfoza uğramışçasına büründüğü acıklı hali bir nebzede olsun durdurmak adına okulda serbest zamanlarda öğrencileriyle birlikte zaman geçirdiğini belirten Hatice öğretmen yaptıkları onca çalışmanın sonuncusu olan “Sıfır Atık” projesi kapsamındaki faaliyetlerinden bahsetti. Tüketen birey yerine karınca kararınca üreten bir birey olma yolunda öğrencilerini harekete geçirdiğini anlatan Hatice Asaroğlu, boş zamanları etkili ve yararlı bir şekilde geçirmek adına istekli ve çalışma azmiyle dolu öğrencileriyle bir araya geldiklerini ve birtakım ürünler ortaya koyduklarını söyledi. Hep “hazır bekleyen biri” olma yerine “kendisi yapan”, “kendisi üreten” biri olmanın gereğini öğrencileriyle paylaşan Asaroğlu o güne değin hiç eli tığ, şiş tutmamış öğrencileriyle el işi el emeği fileler, kesekağıtları yaptıklarını söyledi.

YARIM TON MALZEME GERİ DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Hatice Asaroğlu, “Sıfır Atık Projesi” kapsamında okulda yarım tona yakın geri dönüşüm malzemesi topladıklarını, geri dönüştürülmek üzere toplanan pet şişelerden devasa saksılar yaptıklarını, poşet kullanımın zararlarını anlatıp bu yanlış uygulamaya son verme adına bir kampanya başlattıklarını söyledi. Bu kampanya için öğrencileriyle beraber oturup yaptıkları kese kağıtları ve filelerle sahaya inip bir pazar alanında hazırladıkları posterlerle sergi açtıklarını, insanlarla konuşup röportaj yaparak bir farkındalık hareketi başlattıklarını anlatan Asaroğlu pazar ortamında öğrencilerinin yapmış oldukları bu çalışmadan son derece mutlu olduklarını belirtti. Asaroğlu, “Öyle ki öğrenciler bu etkinlik neticesinde bir günlük deneyimlerini tüm şehre, tüm ülkeye, tüm dünyaya yaymak istediklerini söylüyor. Poşet kullanımının yasaklanmasına ya da parayla satılıp kullanımının ve çevreye verdiği zararın azaltılmasına dek sürdürmek üzere pazar pazar dolaşarak bu projeyi devam ettirme kararı aldıklar.” dedi.

Asaroğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Yasakçı zihniyete mi mecbur bırakılmalıyız? Ne kadar acıdır ki birtakım gerçekleri ya görmüyoruz ya düşünmüyoruz ya da tembel ruhlarımızla tembel bedenlerimizi el ele tutuşturup çağın en büyük tehlikesi hareketsizliğe kurban ediyoruz kendimizi. Elbette ki içimizde bilinçli, etrafta olup biteni sorgulayan birileri vardır. Başkalarının harekete geçmesini beklemek yerine biz harekete geçelim, etrafımızı da birer birer harekete geçirelim. Yanlış olduğunu bildiğimiz, zararlı olduğunu gördüğümüz şeylere ilişkin yerimizde durmayalım bir şeyler yapalım.”

İlginizi Çekebilir

Sağanak ve fırtına Bursa’yı da vurdu

Bursa’da öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış ve fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Bursa Mudanya yolu göle ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir