Deprem korkusu yaraları arttırıyor

Önceki gün Düzce’de sabaha karşı yaşanan ve çevre illerde de hissedilen deprem, deprem bölgesinde bir ülke olmamıza rağmen ve üstelik kısa süre önce ülke genelinde tatbikat yapılmasına rağmen, deprem anında yapılması gerekenlerin tam anlamıyla bilinmediğini ortaya koydu. 80 vatandaşımızın yaralandığı depremde, panik nedeniyle camdan atlayan insanlar olması deprem bilincimizin oturmadığını, yapılacakları öğrenip hayata uygulamak konusunda biraz daha serin kanlı olmamız gerektiğini gösteriyor. Depremde hasarı en aza indirmek, yaralarımızı hızlıca sarmak için sağlam konutlarda, deprem yönetmeliğine uygun binalarda oturmak ne kadar önemli ise; deprem anında soğuk kanlı olmak ve yapılacakların farkında olmak da neredeyse o kadar önemli. 


Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı İSG uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl de bu yönde uyarılarda bulunarak açıklama yaptı: “Deprem anında sarsıntıdan devrilebilecek büyük eşyalar, duvara sabitlenmeli bunun dışında da duvarda çerçeve raf gibi düştüğünde zarar verebilecek eşyalar mümkünse bulundurulmamalıdır. Bu mümkün değilse de bunların da iyice sabitlendiğinden emin olunmalıdır. Deprem bilindiği üzere bir panik anıdır. Bu anı panik yapmadan atlatmak ya da daha az paniğe kapılmak için ise deprem tatbikatları çok önemlidir. Geçenlerde Türkiye çapında yapmış olduğumuz tatbikat gibi, daha birçok denemenin gerek ülke bazında gerek kurum bazında gerekse de aile içinde yapılması deprem anındaki soğukkanlı davranışları sağlayacak ve yapmamız gereken hareketleri otomatik hale getirerek hayatta kalabilmemiz için önemli bir etken oluşturacaktır.” 


Kısa süre önce yapılan tatbikatı da hatırlattı Bingöl; tatbikatlarda yapılan “çök - kapan - tutun” hareketlerinin de yine önem arz ettiğini ifade eden Dr. Nuri Bingöl, “Daha önemlisi ise nerede çöküp kapanarak tutunacağımızdır. Bunun için de hayat üçgeni dediğimiz boşlukların oluşabileceği dayanıklı büyük eşyaların yanını tercih etmek gerekmektedir. Çamaşır veya bulaşık makinaları bunun için uygun dayanıklı eşya olabilir. Bu önlemlerin tamamı çocukların bulunduğu odalarda daha hassas şekilde uygulanmalıdır. Mümkün olduğunca bu odalarda hayat üçgeni oluşturabilecek sağlam büyük eşyaların da duvara sabitlenerek bulundurulmasına özen gösterilmelidir. Çocuklarımıza da sürekli eğitimler ve denemelerle deprem anında ne yapmaları gerektiği konusunda davranış değişikliği ve bilinç oluşturulmalıdır.” 


Deprem anında panik yapmamanın önemini vurgulayan İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, özellikle bulunulan yerden kaçmaya çalışmanın çok tehlikeli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Panik, insanların yapmaması gereken davranışlarda bulunmasına yol açar. Camdan veya balkondan atlamak, deprem anında evde kalarak güvenli bir büyük eşyanın yanında çök kapan tutun davranışından çok çok daha fazla tehlikelidir. Yapılmaması gereken davranışların başında camlardan veya balkonlardan atlamak bulunmaktadır. Aynı şekilde binaların depreme en dayanıksız olan yerleri genelde merdivenlerdir, çökme riskinin en çok olduğu yerler buralardır. Dolayısıyla merdivenlere yönelmek, bir an önce dışarıya çıkma isteği, hatta asansörleri kullanmaya yeltenmek de çok yanlış davranışların başında gelmektedir. Depremde soğukkanlı olarak, daha önce yapmış olduğumuz tatbikatlarda elde ettiğimiz bilgilerle ve depremlere hazırlıklı olmak ile hayatta kalma şansımızı arttırırız.”


Görüldüğü üzere sadece kendimiz değil sevdiklerimiz için de dikkatli olmalıyız, deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmeli, ona göre tedbirlerimizi almalıyız. 

YORUM EKLE

banner19