SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Küresel gübre piyasalarında Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik sıkıntısı ve fiyat hareketliliği krizi derinleşiyor

Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar, küresel gübre arz zincirinde teknik ve lojistik değişimlere yol açıyor.

Haber Giriş Tarihi: 29.03.2026 13:22
Haber Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 13:23
Kaynak: AA
Küresel gübre piyasalarında Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik sıkıntısı ve fiyat hareketliliği krizi derinleşiyor

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Tahran’ın misillemeleriyle tırmanan jeopolitik gerilim, dünyanın en stratejik enerji ve ticaret geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen sevkiyata kapanmasına yol açtı. Bu durum, küresel tarım sektörünün en kritik üretim girdisi olan gübre arzını ciddi şekilde kısıtladı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), bölgedeki tanker trafiğinin yüzde 90 düşmesinin küresel gıda güvenliği için "sistematik bir şok" oluşturduğu uyarısında bulundu.

Enerji arzındaki darboğaz ve lojistik blokaj, gübre tesislerini birer birer üretim durdurmaya zorlarken, aşırı artan maliyetler, dünya genelinde yeni ve daha şiddetli bir gıda enflasyonu dalgasını tetikliyor.

Üretim tesislerinde duraklama

Gübre fiyatları, üretim maliyetlerinin yüzde 80 ila yüzde 90'ını oluşturan doğal gaz fiyatlarına doğrudan bağımlı seyrediyor. Çatışma dönemlerinde artan enerji maliyetleri, tarımsal verimlilik ve gıda arz güvenliği üzerinde ciddi riskler oluşturuyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar ve Katar’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar, üretim sürecinde yoğun doğal gaz kullanan gübre sanayisini doğrudan etkiledi. Körfez Bölgesi'nde doğal gaz tedarik zincirinde yaşanan bozulma ham madde erişimini kısıtlarken, tesisleri operasyonel değişikliklere zorladı.

Katar’ın devlet enerji şirketi QatarEnergy, LNG tesislerindeki gelişmelere bağlı olarak gaz üretimini durdururken, küresel ihtiyacın yüzde 14’ünü tek başına karşılayan üre tesisinde de üretimi askıya aldığını açıkladı. Bu kesinti domino etkisi yaratarak Hindistan’da 3, Bangladeş’te ise 4 stratejik gübre fabrikasında üretimin durmasına neden oldu.

Fiyatlar yüzde 56 arttı

Emtia piyasaları, bozulan arz-talep dengesine fiyat artışlarıyla karşılık verdi. 27 Şubat'ta ton başına 482 seviyesinde olan Orta Doğu çıkışlı üre fiyatları, mart sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 56 artışla 750 dolara ulaştı.

Analistler, krizin sürmesi halinde azotlu gübre fiyatlarının mevcut seviyelerin iki katına çıkabileceği, fosfat fiyatlarının ise yüzde 50'den fazla artabileceği konusunda uyarıyor. Bu tablo, halihazırda yüksek girdi maliyetleriyle boğuşan küresel tarım sektörü için "yönetilemez" bir mali yük anlamına geliyor.

Tedarik zincirinde yüzde 33'lük daralma öngörüsü

AA muhabirinin Kpler, CRU ve Argus verilerinden derlediği bilgilere göre, küresel gübre tedarik zincirinin merkez üssü konumundaki Orta Doğu'da kriz derinleşiyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat kısıtlamalarının, küresel gübre tedarik zincirinde toplamda yüzde 33'lük bir daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor.

Bölgeden yapılan yıllık 22 milyon tonluk üre ihracatı durma noktasına gelirken, küresel üre arzının yaklaşık yüzde 46'sının doğrudan Körfez Bölgesi'nden sağlanması mevcut riskleri artırıyor.

Toplam gübre arzının yüzde 20'sinin Körfez menşeli olması ve Hürmüz Boğazı üzerinden dağıtılması, bu geçit noktasındaki tıkanıklığın küresel ticaretin 3'te 1'ini işlevsiz bırakma potansiyelini ortaya koyuyor.

Bölgeden yalnızca kısıtlı sayıda ülke bandıralı geminin geçişine izin verilmesi, lojistik maliyetleri ve süreleri doğrudan etkiliyor.

Küresel rekolte tehdidi

Kuzey Yarımküre’de şubat ortasından mayıs başına kadar devam eden ve tarımsal üretimin geleceğini belirleyen kritik bahar ekimi sezonu, Hürmüz Boğazı kaynaklı krizin en yoğun dönemine rastladı. ABD’de gübre stoklarının mevsimsel ortalamanın yüzde 25 altına gerilemesi, Amerikan çiftçisini zorlu bir mali kararın eşiğine getirdi.

Üreticiler ya fahiş fiyatlar karşısında yüksek maliyetli tedarik riskini üstlenecek ya da yetersiz gübre kullanımı nedeniyle ciddi rekolte kaybına razı olacak. Her iki senaryonun da küresel gıda fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturması ve gıda arzının daralmasına yol açması bekleniyor.

Büyük üreticiler maliyet ve lojistik kıskacında

2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsılan küresel tedarik zinciri, Hürmüz Boğazı'ndaki yeni kısıtlamalarla kritik eşiğe ulaştı.

Temel gıda maddeleri olan pirinç, buğday, mısır ve soya rekoltesindeki muhtemel düşüş, ithalata bağımlı ülkelerde yerel gıda krizlerini tetikleme ve küresel gıda güvenliğini uzun süreli bir istikrarsızlığa mahkum etme riski taşıyor.

Krizden en fazla etkilenen aktörlerin, dünya gıda arzının merkezinde yer alan büyük ölçekli üreticiler olması dikkati çekiyor. Söz konusu ülkeler, yükselen girdi maliyetleri ve lojistik blokaj nedeniyle ciddi rekolte kaybı riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan, pirinç ve buğday üretiminin temel girdisi olan gübre ihtiyacının yüzde 40'ından fazlasını bu bölgeden karşılıyor.

Yine dünya soya fasulyesi arzının yüzde 60'ını karşılayan Brezilya, gübre tedarikinin yarısı için lojistik olarak tamamen Hürmüz Boğazı rotasına bağımlı durumda bulunuyor.

Ulusal enerji stoklarını koruma politikası kapsamında kamuya ait büyük ölçekli fabrikalarda üretimin askıya alındığı Bangladeş, gıda arz güvenliğinde kritik bir darboğazla karşı karşıya kaldı. Yaklaşık 170 milyon nüfuslu ülkede tarımsal üretimin en stratejik evresi olan "boro" pirinci ekim sezonu, gübre fabrikalarındaki duruş nedeniyle belirsizliğe sürüklenirken, enerji rasyonelleştirmesinin tarımsal rekolte üzerindeki olumsuz etkilerinden endişe ediliyor.

Gıda arzında kıta dışı kaynaklara bağımlı olan Afrika genelinde, özellikle Somali, Kenya ve Sudan gibi ülkelerde gıda güvensizliğinin bu gelişmelerle birlikte daha da derinleşmesinden endişe ediliyor. Küresel gübre tedarik zincirindeki aksamaların, bölgedeki tarımsal verimliliği doğrudan etkileyerek mevcut insani krizleri tırmandırma riski taşıdığı vurgulanıyor.

FAO: Küresel gıda arzında "sistematik şok" kapıda

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, Hürmüz Boğazı ticaret koridorundaki aksamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, bölgedeki tanker trafiğinin yüzde 90 durmasının küresel gıda güvenliği için "sistematik bir şok" teşkil ettiğini açıkladı.

Torero, krizin enerji boyutunu aşarak küresel tarımsal üretim zincirini felç etme noktasına geldiği uyarısında bulundu.

Orta Doğu’daki askeri hareketliliğe değinen Torero, "Çatışmalar bugün sona erse bile maliyetlerin istikrara kavuşması 2 ila 3 ay sürebilir." ifadesini kullandı.

Mevcut tablonun bir iki hafta içinde normale dönmesi durumunda piyasaların bu durumu yaklaşık 3 ayda absorbe edebileceğini öngören Torero, krizin uzaması halinde gıda ve enerji tedariki üzerindeki baskının artacağını vurguladı.

Torero, Körfez Bölgesi'nin küresel gübre ticaretinin yüzde 30’unu, sülfür arzının ise yarısını karşıladığını belirterek, sevkiyatların durmasıyla mart ayının ilk haftasında üre fiyatlarının yüzde 28 arttığını kaydetti.

Yüksek gübre ve yakıt maliyetlerinin çiftçileri "çifte şok" ile vurduğunu ifade eden Torero, gübre kullanımındaki düşüşün buğday, pirinç ve mısır rekoltesinde dramatik gerilemelere yol açabileceği konusunda uluslararası toplumu acil eyleme çağırdı.

FAO öngörülerine göre, krizin sürmesi durumunda 2026'nın ilk yarısında gübre maliyetleri ortalama yüzde 20 daha yüksek seyredecek.

Gıda güvenliği ve gübre bağımlılığı

Modern tarımda mineral gübrelerin kritik rolüne dikkati çeken Hollandalı çevre bilimci Jan Willem Erisman’ın çalışması, tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre, bir hektar ekilebilir araziden alınan verim 20. yüzyılın başına kıyasla iki katına çıkmış durumda bulunuyor.

Bugün dünya nüfusunun yüzde 48'i, gıda ihtiyacını mineral gübre kullanımıyla sağlanan bu verim artışına borçlu görünüyor. Bu durum, tedarik zincirindeki aksamaların doğrudan küresel bir gıda krizine dönüşme riskini kanıtlıyor.

Rusya ve Çin'den ihracat kısıtlamaları

Küresel piyasalardaki daralma, dev üreticilerin "iç piyasayı koruma" hamleleriyle derinleşiyor.

Rusya Tarım Bakanlığı, yerel üreticiyi korumak amacıyla amonyum nitrat ihracatını 21 Nisan'a kadar geçici olarak durdurdu. İhtiyaç halinde azotlu gübre ihracatına da ek kısıtlamalar getirilebileceği açıklandı.

Küresel tedarikin yüzde 28'ini karşılayan Çin ise mart ortası itibarıyla azot-potasyum karışımlı gübreler ve belirli fosfat türlerinin ihracatını askıya aldı. Pekin’in bu hamlesi, küresel darboğaz döneminde iç piyasayı izole etme ve gıda güvenliğini önceliklendirme stratejisi olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası üre fiyatlarının kriz öncesine göre yüzde 56 artması ve Çin'deki gübre fiyatlarının yükselmesi, 2022'de Rusya-Ukrayna Savaşı ile başlayan kesintilerin ardından küresel gıda sistemini yeni bir kırılma noktasına getirdi.

Kaynak: AA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.