Uzmanlar, TCMB'nin faiz kararında jeopolitik belirsizlikler, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risk faktörlerinin etkili olduğunu belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 12.03.2026 16:09
Haber Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 16:09
Kaynak:
AA
Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararında jeopolitik belirsizlikler, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risk faktörlerinin etkili olduğunu belirterek, Bankanın nisan ayındaki kararında mart ayında açıklanacak enflasyon verisinin etkili olacağını ifade etti.
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'te sabit tuttu.
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB Para Politikası Kurulunun küresel gelişmelerin maliyet ve aktivite açısından etkilerinin yakından takip edilip buna göre kararlar alınacağı mesajını verdiğini vurguladı.
Bürümcekçi, para politikası duruşuna ilişkin ana mesaj cümlesinin ise yeni riskleri dikkate alarak güncellendiğini belirterek, "gevşeme" yönünde olan duruşun şimdilik "nötr" olduğu sinyali verildiğini ifade etti.
TCMB Para Politikası Kurulunun makroihtiyati çerçeve ve likiditeye yönelik mesajlarının yine değişmediğini ve bu alanlarda temkinli duruşun korunmaya devam edileceğini düşündürdüğünü söyleyen Bürümcekçi, şunları kaydetti:
"Yılın üçüncü PPK toplantısı 22 Nisan’da gerçekleşecek. Karar öncesinde mart TÜFE verisi açıklanmış olurken, nisan ayı TÜFE gidişatı açısından da fikir sahibi olmuş olacağız. Enflasyon ana eğiliminde belirgin bir iyileşme gözlenmez, küresel emtia fiyatlamaları gerilemez ve Bankanın geçici olarak başlattığı sıkılaşma devam ediyor olursa, söz konusu toplantıda da politika faizinin sabit kalması ya da ek sıkılaşmaya (politika faizi artışı ya da koridor genişlemesi) gidilmesi olasılığının yüksek olacağını düşünüyoruz."
"Nisan ayı kararları tamamen mart enflasyon verilerine endekslenmiş durumda"
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise TCMB'nin Ocak 2026’da devam ettiği faiz indirim sürecine mart ayı itibarıyla ara verdiğini belirtti.
Ocak ayı karar metninde enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir gerilemenin vurgulandığına, mart metninde bu eğilimin şubat ayı itibarıyla yataya yakın seyrettiğinin tespit edildiğine işaret eden Gözgör, "Bu duruş değişikliğinde metne yeni eklenen jeopolitik belirsizlikler, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risk faktörleri kritik bir rol oynamıştır." dedi.
Gözgör, TCMB'nin enflasyon görünümü üzerindeki bu riskleri sınırlamak amacıyla para politikasını eş güdümlü mali tedbirlerle desteklendiğini belirttiğini aktararak, Bankanın ocak ayındaki iyimserlikten daha ihtiyatlı ve savunmacı bir pozisyona geçtiğini dile getirdi.
TCMB'nin iletişim dilindeki "toplantı bazlı ve ihtiyatlı" yaklaşım vurgusunun, piyasadaki otomatik indirim beklentilerini dengeleyen bir tona işaret ettiğini kaydeden Gözgör, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Mart ayı duyurusunda, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma olması durumunda duruşun sıkılaştırılacağı uyarısı da dikkat çekmektedir. Önümüzdeki toplantıda TCMB'nin faiz indirimlerinin devamı için kapıyı tamamen kapatmadığını düşünüyoruz. Gelecekte atılacak adımların enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentilerinin dezenflasyon patikasıyla tam uyumlu hale gelmesine bağlı olduğunu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, nisan ayı kararları tamamen mart enflasyon verilerine ve gerekli makroekonomik şartların kalıcı olarak oluşmasına endekslenmiş durumda."
In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys de politika faiz oranının yüzde 37'de sabit tutulacağına dair yaygın beklentinin yanı sıra TCMB'nin enflasyon görünümünün sürekli olarak kötüleşmesi halinde para politikasının sıkılaştırılabileceğine dair şahin bir mesaj verdiğini vurguladı.
Matys, "Gerçekten de uzun süreli bir petrol şoku Türkiye'de enflasyon beklentilerini artıracak ve bu da TCMB'nin sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmesini veya hatta faiz artırımını ciddi olarak değerlendirmesini gerektirecektir." ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uzmanlar TCMB'nin faiz kararını değerlendirdi
Uzmanlar, TCMB'nin faiz kararında jeopolitik belirsizlikler, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risk faktörlerinin etkili olduğunu belirtti.
Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararında jeopolitik belirsizlikler, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risk faktörlerinin etkili olduğunu belirterek, Bankanın nisan ayındaki kararında mart ayında açıklanacak enflasyon verisinin etkili olacağını ifade etti.
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'te sabit tuttu.
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB Para Politikası Kurulunun küresel gelişmelerin maliyet ve aktivite açısından etkilerinin yakından takip edilip buna göre kararlar alınacağı mesajını verdiğini vurguladı.
Bürümcekçi, para politikası duruşuna ilişkin ana mesaj cümlesinin ise yeni riskleri dikkate alarak güncellendiğini belirterek, "gevşeme" yönünde olan duruşun şimdilik "nötr" olduğu sinyali verildiğini ifade etti.
TCMB Para Politikası Kurulunun makroihtiyati çerçeve ve likiditeye yönelik mesajlarının yine değişmediğini ve bu alanlarda temkinli duruşun korunmaya devam edileceğini düşündürdüğünü söyleyen Bürümcekçi, şunları kaydetti:
"Yılın üçüncü PPK toplantısı 22 Nisan’da gerçekleşecek. Karar öncesinde mart TÜFE verisi açıklanmış olurken, nisan ayı TÜFE gidişatı açısından da fikir sahibi olmuş olacağız. Enflasyon ana eğiliminde belirgin bir iyileşme gözlenmez, küresel emtia fiyatlamaları gerilemez ve Bankanın geçici olarak başlattığı sıkılaşma devam ediyor olursa, söz konusu toplantıda da politika faizinin sabit kalması ya da ek sıkılaşmaya (politika faizi artışı ya da koridor genişlemesi) gidilmesi olasılığının yüksek olacağını düşünüyoruz."
"Nisan ayı kararları tamamen mart enflasyon verilerine endekslenmiş durumda"
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise TCMB'nin Ocak 2026’da devam ettiği faiz indirim sürecine mart ayı itibarıyla ara verdiğini belirtti.
Ocak ayı karar metninde enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir gerilemenin vurgulandığına, mart metninde bu eğilimin şubat ayı itibarıyla yataya yakın seyrettiğinin tespit edildiğine işaret eden Gözgör, "Bu duruş değişikliğinde metne yeni eklenen jeopolitik belirsizlikler, küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki artış gibi dışsal risk faktörleri kritik bir rol oynamıştır." dedi.
Gözgör, TCMB'nin enflasyon görünümü üzerindeki bu riskleri sınırlamak amacıyla para politikasını eş güdümlü mali tedbirlerle desteklendiğini belirttiğini aktararak, Bankanın ocak ayındaki iyimserlikten daha ihtiyatlı ve savunmacı bir pozisyona geçtiğini dile getirdi.
TCMB'nin iletişim dilindeki "toplantı bazlı ve ihtiyatlı" yaklaşım vurgusunun, piyasadaki otomatik indirim beklentilerini dengeleyen bir tona işaret ettiğini kaydeden Gözgör, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Mart ayı duyurusunda, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma olması durumunda duruşun sıkılaştırılacağı uyarısı da dikkat çekmektedir. Önümüzdeki toplantıda TCMB'nin faiz indirimlerinin devamı için kapıyı tamamen kapatmadığını düşünüyoruz. Gelecekte atılacak adımların enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentilerinin dezenflasyon patikasıyla tam uyumlu hale gelmesine bağlı olduğunu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, nisan ayı kararları tamamen mart enflasyon verilerine ve gerekli makroekonomik şartların kalıcı olarak oluşmasına endekslenmiş durumda."
In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys de politika faiz oranının yüzde 37'de sabit tutulacağına dair yaygın beklentinin yanı sıra TCMB'nin enflasyon görünümünün sürekli olarak kötüleşmesi halinde para politikasının sıkılaştırılabileceğine dair şahin bir mesaj verdiğini vurguladı.
Matys, "Gerçekten de uzun süreli bir petrol şoku Türkiye'de enflasyon beklentilerini artıracak ve bu da TCMB'nin sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmesini veya hatta faiz artırımını ciddi olarak değerlendirmesini gerektirecektir." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
En Çok Okunan Haberler