İletişim Başkanı Duran: Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu, güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur
İletişim Başkanı Duran: Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu, güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu ve güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur." dedi.
Haber Giriş Tarihi: 09.03.2026 16:00
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 16:01
Kaynak:
AA
Duran, İletişim Başkanlığı'nda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli'nde yaptığı konuşmada, Denizli'nin Buldan ilçesinde meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Emeği, azmi ve toplumsal yaşama kattıklarıyla hayatı güzelleştiren ve topluma yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Duran, milli ve manevi hafızalarda yer edinmiş tüm kadın kahramanları, şehitleri rahmet ve minnetle andı.
Duran, Gazze'den Suriye'ye, Arakan'dan Afrika'ya kadar çeşitli acılarla test edilen tüm anneleri ve kadınları da selamlayan ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik ederek, "Henüz geçtiğimiz günlerde okulları evlatlarına mezar olan acılı İranlı annelere taziyelerimi iletiyor, Rabbimden rahmet ve sabır diliyorum." ifadesini kullandı.
Kadın hakları denildiğinde bir tek yasal hak arayışını veya eşitlik talebini kastetmediğinin altını çizen Duran, "Kadın hakları, hayatın her alanını, toplumun tamamını ilgilendiren kapsamlı ve hayati bir meseleyi ifade ediyor. Bu nedenle, panelimizin başlığını özellikle 'Kadın, Toplum ve Gelecek' olarak belirledik. Çünkü, bu üç unsur birbirinden ayrı düşünmüyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Duran, son iki yüzyılda kadınların üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzen içinde görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin yer alabilmek, devlet ve vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek için çok önemli bir mücadele verdiğini vurgulayarak, bu mücadelenin yalnızca bireysel hakların mücadelesi olmadığını, aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir irade olduğunu söyledi.
İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün geldiğimiz noktada şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası haline getirilmesi, güçlü kadın imajının içi boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesi, bizi gerçek meselelerden uzaklaştırmakta ve toplumsal bir yanılsama üretmektedir. Kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar, yüzeysel sloganlarla ya da popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutludur. Böyle bir yaklaşım, ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmekte ne de toplumsal adalete katkı sunmaktadır. Bu nedenle, meseleye daha derinlikli ve toplumsal gerçekliğimizi gözeten bir perspektifle yaklaşmak zorundayız."
"CİMER'e iletilen 92 bin teşekkür başvurusunun önemli bölümü kadın kamu görevlilerine yönelik"
Duran, herhangi bir ayrım gözetmeden, kadınları kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmanın temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, eşit ücret, doğum izni, kreş imkanları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinlediklerini vurguladı.
Bu çerçevede vatandaşların başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER'e kadınlardan gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Duran, "2025 yılı boyunca CİMER'e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurularının önemli bir bölümü kadın kamu görevlilerine yöneliktir. Doktorlardan hemşirelere, öğretmenlerden sosyal hizmet çalışanlarına ve güvenlik personeline kadar, hemen her alanda görev yapan, özverili çalışmalarıyla kamu hizmetlerinde niteliği yükselten kadınlarımıza ben de huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum." diye konuştu.
"Kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye'de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını ifade eden Duran, atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilinç oluştuğunu kaydetti.
Duran, bugün devletin şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaklarda olduğunu belirterek, "Eskinin köhne zihniyetinden 'devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır' anlayışına geçiş, Türkiye'de önemli bir zihinsel dönüşümü temsil etmiştir." dedi.
Devletin emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri verdiğini aktaran Duran, "Kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz. Bu noktada 6284 nolu kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarımızla şiddet ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için uğraşıyoruz." diye konuştu.
Duran, karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarlı duruşunun çok kıymetli olduğunu ifade ederek, "Liderlik ettiği hükümetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanımız yer almıştır. Kadın bakan yardımcılarımızın da bugün aramızda olması da bizim için ayrıca memnuniyet vericidir." dedi.
2002'de yüzde 4'lerde olan kadın milletvekili oranının istikrarlı şekilde artarak 2023'te yüzde 20'lere yükseldiğine işaret eden Duran, sözlerine şöyle devam etti:
"Çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemeler, kadınların lehine uygulanacak şekilde geliştirilmiştir. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için öneri de hali hazırda meclisimizin gündemindedir. Geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmeleri de kaydetmiş bulunuyoruz."
İletişim Başkanı Duran, bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranının birbirine çok yakın olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti:
"2010'lu yıllarda 25–29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranı yüzde 11'iken, 2020'li yıllarda bu oran yüzde 40'ın üzerine çıkmıştır. Bu başarı, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı göstermektedir. 20'nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21'inci yüzyıla taşımadık.
Aynı şekilde, 28 Şubat darbe döneminin doğrudan kadınları hedef alan başörtüsü yasağı gibi ayrımcı uygulamalarını da geride bıraktık. Hem siyasi hem de sosyal engellemelerle karşılaşan başörtülü kadınlar artık kamusal alanlarda hak ettiği yeri almıştır. 1934'te kadınlara tanınan seçilme hakkı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2014 yılında başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla tam anlamıyla uygulanmaya başlamıştır."
"Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu ve güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur" ifadesini kullanan Duran, kadınların iş, adalet, eşit muamele taleplerinin giderilmesi için canla başla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Duran, Türkiye Yüzyılı'nın, kadınların elde ettiği hukuki kazanımları yapısal ve sürdürülebilir fırsat eşitliğiyle taçlandırmanın yüzyılı olduğunun altını çizdi.
İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, uzun yıllardır sürdürdüğü insani adalet temelli ve barış odaklı dış politika anlayışıyla dünyanın farklı coğrafyalarında da kadınların hak ve özgürlük mücadelesine destek vermektedir. Bu yaklaşım küresel ölçekte de Suriye'de, Yemen'de, Afrika'da ve birçok yerde kadınların maruz kaldığı adaletsizliklere karşı ilkeli ve kararlı duruşumuzun temelini oluşturmaktadır. Bugün acımasız bir soykırımın yaşandığı Filistin'de özellikle kadınların maruz kaldığı trajedilere karşı Türkiye, her platformda tepkisini açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kadınlar Günü vesilesiyle Gazze'de direnişin sembolü olan Gazzeli kadınları selamlamak ve dünyayı kendilerine hayran bırakan onurlu duruşlarını da kutlamak isterim. Temennimiz, çatışmaların ve savaşların sürdüğü tüm coğrafyalarda barışın bir an önce tesis edilmesi kadınların, onurlu, güvenli ve korkusuz bir şekilde yaşamlarını sürdürebileceği bir ortamın sağlanmasıdır."
Başkanlık olarak kamu iletişiminin toplumsal değerleri güçlendiren kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesini düşündüklerini ifade eden Duran, bu çerçevede panelin medya, kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşları arasında yapıcı bir diyalog zemini oluşturmasını ümit ettiklerini ifade etti.
Duran, kadının güçlenmesinin toplumun güçlenmesi olduğunu ifade ederek, "Daha adil bir geleceğin inşasında kadınların rolü vazgeçilmezdir." dedi.
İletişim Başkanı Duran konuşmasının ardından kurumdaki en kıdemli kadın personel Yurdagül Girgin'e çiçek ve hediye takdim etti.
Prof. Dr. Emine Sare Aydın'ın moderatörlüğündeki "Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli'nde, İçişleri Bakanı Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Sedide Yılmaz Akbulut ve Gazeteci Fadime Özkan da konuşma yaptı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İletişim Başkanı Duran: Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu, güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu ve güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur." dedi.
Duran, İletişim Başkanlığı'nda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli'nde yaptığı konuşmada, Denizli'nin Buldan ilçesinde meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Emeği, azmi ve toplumsal yaşama kattıklarıyla hayatı güzelleştiren ve topluma yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Duran, milli ve manevi hafızalarda yer edinmiş tüm kadın kahramanları, şehitleri rahmet ve minnetle andı.
Duran, Gazze'den Suriye'ye, Arakan'dan Afrika'ya kadar çeşitli acılarla test edilen tüm anneleri ve kadınları da selamlayan ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik ederek, "Henüz geçtiğimiz günlerde okulları evlatlarına mezar olan acılı İranlı annelere taziyelerimi iletiyor, Rabbimden rahmet ve sabır diliyorum." ifadesini kullandı.
Kadın hakları denildiğinde bir tek yasal hak arayışını veya eşitlik talebini kastetmediğinin altını çizen Duran, "Kadın hakları, hayatın her alanını, toplumun tamamını ilgilendiren kapsamlı ve hayati bir meseleyi ifade ediyor. Bu nedenle, panelimizin başlığını özellikle 'Kadın, Toplum ve Gelecek' olarak belirledik. Çünkü, bu üç unsur birbirinden ayrı düşünmüyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Duran, son iki yüzyılda kadınların üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzen içinde görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin yer alabilmek, devlet ve vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek için çok önemli bir mücadele verdiğini vurgulayarak, bu mücadelenin yalnızca bireysel hakların mücadelesi olmadığını, aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir irade olduğunu söyledi.
İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün geldiğimiz noktada şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası haline getirilmesi, güçlü kadın imajının içi boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesi, bizi gerçek meselelerden uzaklaştırmakta ve toplumsal bir yanılsama üretmektedir. Kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar, yüzeysel sloganlarla ya da popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutludur. Böyle bir yaklaşım, ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmekte ne de toplumsal adalete katkı sunmaktadır. Bu nedenle, meseleye daha derinlikli ve toplumsal gerçekliğimizi gözeten bir perspektifle yaklaşmak zorundayız."
"CİMER'e iletilen 92 bin teşekkür başvurusunun önemli bölümü kadın kamu görevlilerine yönelik"
Duran, herhangi bir ayrım gözetmeden, kadınları kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmanın temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, eşit ücret, doğum izni, kreş imkanları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinlediklerini vurguladı.
Bu çerçevede vatandaşların başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER'e kadınlardan gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Duran, "2025 yılı boyunca CİMER'e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurularının önemli bir bölümü kadın kamu görevlilerine yöneliktir. Doktorlardan hemşirelere, öğretmenlerden sosyal hizmet çalışanlarına ve güvenlik personeline kadar, hemen her alanda görev yapan, özverili çalışmalarıyla kamu hizmetlerinde niteliği yükselten kadınlarımıza ben de huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum." diye konuştu.
"Kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye'de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını ifade eden Duran, atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilinç oluştuğunu kaydetti.
Duran, bugün devletin şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaklarda olduğunu belirterek, "Eskinin köhne zihniyetinden 'devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır' anlayışına geçiş, Türkiye'de önemli bir zihinsel dönüşümü temsil etmiştir." dedi.
Devletin emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri verdiğini aktaran Duran, "Kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz. Bu noktada 6284 nolu kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarımızla şiddet ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için uğraşıyoruz." diye konuştu.
Duran, karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarlı duruşunun çok kıymetli olduğunu ifade ederek, "Liderlik ettiği hükümetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanımız yer almıştır. Kadın bakan yardımcılarımızın da bugün aramızda olması da bizim için ayrıca memnuniyet vericidir." dedi.
2002'de yüzde 4'lerde olan kadın milletvekili oranının istikrarlı şekilde artarak 2023'te yüzde 20'lere yükseldiğine işaret eden Duran, sözlerine şöyle devam etti:
"Çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemeler, kadınların lehine uygulanacak şekilde geliştirilmiştir. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için öneri de hali hazırda meclisimizin gündemindedir. Geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmeleri de kaydetmiş bulunuyoruz."
İletişim Başkanı Duran, bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranının birbirine çok yakın olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti:
"2010'lu yıllarda 25–29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranı yüzde 11'iken, 2020'li yıllarda bu oran yüzde 40'ın üzerine çıkmıştır. Bu başarı, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı göstermektedir. 20'nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21'inci yüzyıla taşımadık.
Aynı şekilde, 28 Şubat darbe döneminin doğrudan kadınları hedef alan başörtüsü yasağı gibi ayrımcı uygulamalarını da geride bıraktık. Hem siyasi hem de sosyal engellemelerle karşılaşan başörtülü kadınlar artık kamusal alanlarda hak ettiği yeri almıştır. 1934'te kadınlara tanınan seçilme hakkı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2014 yılında başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla tam anlamıyla uygulanmaya başlamıştır."
"Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu ve güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonudur" ifadesini kullanan Duran, kadınların iş, adalet, eşit muamele taleplerinin giderilmesi için canla başla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Duran, Türkiye Yüzyılı'nın, kadınların elde ettiği hukuki kazanımları yapısal ve sürdürülebilir fırsat eşitliğiyle taçlandırmanın yüzyılı olduğunun altını çizdi.
İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, uzun yıllardır sürdürdüğü insani adalet temelli ve barış odaklı dış politika anlayışıyla dünyanın farklı coğrafyalarında da kadınların hak ve özgürlük mücadelesine destek vermektedir. Bu yaklaşım küresel ölçekte de Suriye'de, Yemen'de, Afrika'da ve birçok yerde kadınların maruz kaldığı adaletsizliklere karşı ilkeli ve kararlı duruşumuzun temelini oluşturmaktadır. Bugün acımasız bir soykırımın yaşandığı Filistin'de özellikle kadınların maruz kaldığı trajedilere karşı Türkiye, her platformda tepkisini açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kadınlar Günü vesilesiyle Gazze'de direnişin sembolü olan Gazzeli kadınları selamlamak ve dünyayı kendilerine hayran bırakan onurlu duruşlarını da kutlamak isterim. Temennimiz, çatışmaların ve savaşların sürdüğü tüm coğrafyalarda barışın bir an önce tesis edilmesi kadınların, onurlu, güvenli ve korkusuz bir şekilde yaşamlarını sürdürebileceği bir ortamın sağlanmasıdır."
Başkanlık olarak kamu iletişiminin toplumsal değerleri güçlendiren kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesini düşündüklerini ifade eden Duran, bu çerçevede panelin medya, kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşları arasında yapıcı bir diyalog zemini oluşturmasını ümit ettiklerini ifade etti.
Duran, kadının güçlenmesinin toplumun güçlenmesi olduğunu ifade ederek, "Daha adil bir geleceğin inşasında kadınların rolü vazgeçilmezdir." dedi.
İletişim Başkanı Duran konuşmasının ardından kurumdaki en kıdemli kadın personel Yurdagül Girgin'e çiçek ve hediye takdim etti.
Prof. Dr. Emine Sare Aydın'ın moderatörlüğündeki "Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli'nde, İçişleri Bakanı Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Sedide Yılmaz Akbulut ve Gazeteci Fadime Özkan da konuşma yaptı.
Kaynak: AA
En Çok Okunan Haberler