SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının ikinci duruşması başladı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı.

Haber Giriş Tarihi: 10.03.2026 12:36
Haber Güncellenme Tarihi: 10.03.2026 12:37
Kaynak: AA
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının ikinci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ve şarkıcı Ercan Saatçi'nin de aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri ile belediye başkanları, partililer, sanıkların aileleri, yabancı basın mensupları ve çok sayıda izleyici de yer aldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ın da aralarında yer aldığı bazı baro başkanları ve bir kısım yabancı avukatlar da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Sanık avukatları, mahkeme heyetinin, müdafilik kontrolü yapılmadan salona avukat alınmayacağına ilişkin bir kararı olduğunu, bunun üzerine binaya girmeden önce iki kere kontrolden geçirildiklerini belirterek, bu duruma slogan atarak ve duruşma salonunun kapısına vurarak tepki gösterdi.

Bunun üzerine İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu heyetle görüştü. Kaboğlu'nun görüşmesinin ardından avukatlar kimlik kontrolü yapılmadan salona alındı.

Salona girerken izleyiciler tarafından alkışlanan sanıklar, yakınlarına el sallayarak karşılık verdi. Bunun üzerine jandarma görevlileri, sanıkları hızlıca yerlerine oturmaları konusunda uyardı.

Bazı avukatlar da "Selam vermek ne zamandan beri suç oldu?" diyerek tepki gösterdi.

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna diğer sanıklardan ayrı getirilirken, sanık avukatları, sanıklar, izleyiciler alkış tuttu, bazıları "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. İmamoğlu salona girdiğinde tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaştı.

Tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan'ın yanına oturması istenen İmamoğlu, jandarmanın gösterdiği sandalyeye oturmayı kabul etmedi. İmamoğlu, jandarmaların hizasında bulunan, koridor tarafındaki sandalyede oturdu. Bunun üzerine jandarma görevlisinin, koridora sandalye getirerek İmamoğlu'nun yanına oturmasının ardından İmamoğlu, "Böyle olmaz. Kimin önünü kesiyorsunuz siz. Ağzımı bantla mı kapatacaksınız? Hakim gelecek, söyleyecek. Ben de ayaktayım. Nedir etrafımızda jandarma. Sağımda, solumda." ifadelerini kullandı.

Bu esnada salona gelen Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Neresinde usulsüzlük var bunun? Jandarma arkadaşlar oturun." dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun "Kimden korkuyorsunuz?" demesinin ardından Başkan Aylan, "Bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Kürsüye söz hakkı verdiğimiz gelecek. Yerinize geçin lütfen." diye konuştu.

Bu sırada İmamoğlu, "Dünden beri ne değişti?" derken, Başkan, "Çünkü dün size söz hakkı vermediğim halde. Kürsüye gelerek heyete, savcıya parmak salladınız. Söz hakkı gelince vereceğim. Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil." ifadelerini kullandı.

İddianamenin özeti okunuyor

Duruşmada, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan arasında, jandarma personelinin koridora sandalye getirip oturması üzerine tartışma çıktı.

İmamoğlu, "Böyle bir şey olmaz" diyerek sandalye konulmasına tepki gösterirken Başkan Aylan "Duruşma düzenini sağlayamadım. Herhangi bir talep almıyorum. Sanıklar yerine otursun. Ben böyle bir düzen belirledim. Duruşma düzenini bu şekilde belirledik." dedi.

İmamoğlu'nun "Burayı şu şekilde yapmanız yargı için yüz karasıdır." sözleri üzerine Başkan Aylan, "O sizin takdiriniz." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun "Biz buraya sakin sakin geldik. Kimden talimat aldınız?" sözlerinin ardından Aylan, "Biz kimseden talimat almıyoruz. Lütfen sanıklar yerlerine otursun. Ben sanıkların savunma hakkını kısıtlamıyorum. Burada 4 tane jandarmanın oturması ne yönden sıkıntı oldu?" diye konuştu.

Avukatlar da araya girerek, duruma tepki gösterdi.

Başkandan İmamoğlu'na "yargılama yapamıyoruz" tepkisi

İmamoğlu ise "Bu arkadaşımız koridora neden oturuyor? Benden korkmayın. Ben seni korumaya geldim." şeklindeki sözlerine başkan "Gereksiz polemiklere girmeyin. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. Sizin yüzünüzden dünden beri yargılama yapamıyoruz." diye cevap verdi.

Sanık İmamoğlu'nun, koridora jandarma konulmasına tepki göstermesi üzerine mahkeme heyeti başkanı, "Dün söz hakkı vermediğim halde ısrarla kürsüye geldiniz." dedi.

İmamoğlu, "Ben belki avukatıma sesleneceğim." diye karşılık verince başkan "Burası öyle özgürce gezebileceğiniz, avukatınızla görüşebileceğiniz bir yer değil." diye konuştu.

Avukatların da tepki göstermesi üzerine başkan, "Avukatlar bağırmayın. Buna gerek yok. Bu tarza gerek yok." şeklinde konuştu.

Tartışmanın ardından mahkeme heyeti başkanının, jandarma personeline verdiği talimat üzerine koridordaki sandalye kaldırıldı.

Devam eden duruşmada mahkeme, tutuklu ve tutuksuz sanıkların yoklamasını yaptı.

Duruşma, üye hakimin iddianamenin özetini okumasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Kaynak: AA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.