TBMM Başkanı Kurtulmuş: Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına inanıyorum
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına inanıyorum
TBMM Başkanı Kurtulmuş, örgütün silah bırakmasının ardından toplumsal bütünleşme için TBMM'nin yasal düzenlemeleri hayata geçireceğini belirterek, "Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına inanıyorum." dedi.
Haber Giriş Tarihi: 20.06.2026 16:55
Haber Güncellenme Tarihi: 20.06.2026 16:55
Kaynak:
AA
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) işbirliğiyle Fatih'teki MTTB Genel Merkezi'nde düzenlenen "Siyaset Okulu"nun kapanış ve sertifika programında yaptığı konuşmada, yenileme çalışması yapılacak MTTB Genel Merkezi binasının son halinde gençlerle bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Birliğin, Türkiye'nin ilk öğrenci teşkilatı olmasının çok ötesinde Türkiye'nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi ve tam manasıyla bir mektep olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunun en büyük nişanesinin de gerçekleştirilen "siyaset okulu" olduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, MTTB'nin bir mektep olma özelliğinin gelecek nesillere de aktarılarak devam edeceğine yürekten inandığını, birliğin "ahlak", "iman", "ilim" ve "aksiyon"dan oluşan dört sütunda bulunduğunu kaydederek, "Bunların hepsiyle mücehhez bir gençliğin yetişebilmesi için burada nice tartışmaların, nice müzakerelerin, nice büyük üstatların, nice büyük insanların geldiğini, konuştuğunu, gençlerle hemhal olduğunu, bazen büyük kalabalıklara, bazen küçük salonlarda 3-5 kişi olsalar bile her gencin zihnine ve gönlüne hitap etmek için gayret sarf ettiklerini dün gibi hatırlıyorum." diye konuştu.
Bütün bu emeklerin sonucu olarak Türkiye'nin kaderine etki eden muazzam bir gençlik hareketinin ortaya çıktığına dikkati çeken Kurtulmuş, bu gençlik hareketinin en temel özelliklerinden birisinin "fikir" ile "eylemi" bir araya getirmek olduğunu vurguladı.
Bu çatı altındaki bütün bu çabaların en temel mahsullerinden birisinin de "ahlak" ile "teşkilatı" bütünleştirebilme azmi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu çatının aynı zamanda disiplin ile heyecanı da bir araya getirmesiyle bir başka özelliğe kavuştuğunu belirtti.
MTTB'nin gençliği öfkeye mahkum etmemesiyle de bir özelliği barındırdığının altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Belli dönemlerde Türkiye'de gençliğin içerisinde de hakim olan öfkeyi, MTTB, tabiri caizse bir elekte kumla çakılı birbirinden ayırt etmek gibi eleyerek gençliği öfkenin tuzağına düşmekten korumuştur. Aynı şekilde rehavete de terk etmemiştir. Bütün milli meselelerde ülkenin en önemli gençlik kuruluşu olarak bütün milli meselelerde en önde yürümesini, meselelerimize sahip çıkmasını sağlamış, mitingleriyle, konferanslarıyla Türkiye'nin bütün meselelerine sahip olan bir gençliğin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Necip Fazıl başta olmak üzere buradaki büyükler, bütün dava önderleri iddia ve irade sahibi bir gençliğin yetişmesine katkı sağlamışlardır. Çünkü biliyoruz ki iddiası, iradesi olmayan gençliğin ne kendisine ne de ülkenin geleceğine bir katkısı olur. Bütün bu çalışmalar istikamet üzere bir gençliğin oluşmasına vesile olmuştur."
"İdealimizden vazgeçmeyeceğiz"
Türk gençliğine yakışanın, fikri sürekliliği hayatı boyunca sürdürmek ve bunun üzerinden sonuç almak olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bunun adının da "dava" olduğunu söyledi.
Davanın da Türkiye içinde ve dışında olmak üzere iki temel ayağının bulunduğunu belirten Kurtulmuş, içeride, "güçlü, büyük Türkiye" olarak özetlenen mücadeleye odaklandıklarını ve çalıştıklarını kaydetti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şartlar değişse de "yeniden güçlü, büyük Türkiye" idealinden vazgeçmediklerini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:
"Bu ülkenin geleceği olan gençlerimize dün de güvendik, bugün de güveniyoruz, yarın da güveneceğiz. Çünkü biliyoruz ki ancak ve ancak her millet kendi kökü üzerinde yükselir. Biliyoruz ki her ağacın kendi gövdesinde yükselmesi gibi bütün toplumlar da kendi gövdesi üzerinde yükselir. Onun için içeride hiç bu idealimizden vazgeçmeyeceğiz. Dün, bu idealimizin belki çok somut hali Türkiye'de ağır sanayi hamlesini gerçekleştirmekti, Türkiye'nin her şehrine fabrika kurmaktı. Bunun için büyük mücadeleler verildi. Devrim otomobillerinden Türkiye'nin kamu eliyle yapılan yatırımlarına kadar birçok alanda başarılar elde edildi. Şimdi yeni bir dönemdeyiz. Bu dönemde başta yüksek teknolojiler, bilgi teknolojileri, ulaştırma, haberleşme teknolojileri, yapay zeka olmak üzere birçok yeni alanda önde olmak, takip edilen ülke olmak 'Yeniden güçlü, büyük Türkiye' idealinin vazgeçilmez bir unsurudur. Dolayısıyla çağın gerekleri içerisinde, asrın idraki içerisinde bütün hedeflerimizi güncelleyeceğiz ama hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz. 'Dava, dava' diyoruz ya. Davanın içerideki ayağı budur. Türkiye'yi ele güne muhtaç etmeden, içeride toplumsal birliğini sağlamış, her bakımdan güçlü, her alanda takip edilen bir ülke haline getirmek."
Yakın çevre başta olmak üzere dış aleme yönelik olan yaklaşımın ise davanın ikinci kısmı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Buradaki hedefimiz mutlaka adil, hakkaniyetli, yeni bir küresel sistemin kurulması için mücadele etmektir." dedi.
Türkiye'nin gelinen noktada dış politikada sözüne itibar edilen ve ne söylediği merak edilen bir ülke haline geldiğine işaret eden Kurtulmuş, "Daha da güçleneceğiz. Dünyanın her yerindeki sorunları çözebilmek için gayret sarf edeceğiz. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesinden Gazze'deki insanlık suçlarının, soykırımın sona erdirilmesine kadar her yerde Türkiye'nin sözü vardır, Türkiye'nin sözü olacaktır. Afrika kıtasındaki, Asya'daki, dünyanın en uzak noktasındaki mazlum milletlerin kurtuluşu, onların da adil ve hakkaniyetli bir dünyada yaşaması için fikir üreteceğiz, çaba ortaya koyacağız, siyasetimizi gerçekleştireceğiz." diye konuştu.
Türk milletinin milli mefkuresi dolayısıyla dünyanın her yerindeki insanlardan sorumlu olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Böyle olduğu için Türkiye'nin lideri Recep Tayyip Erdoğan kalkıyor, 'Dünya 5'ten büyüktür' diye Birleşmiş Milletler'de (BM) bütün dünyaya fikrimizi anlatıyor. Her platformda bunları anlatıyoruz. Niçin başkaları bunu söylemiyor da biz söylüyoruz? Biz aldığımız devlet terbiyesinin ve millet olarak sahip olduğumuz bu hasletlerin sonucu olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu liderlikle dünya milletlerine örnek olmaya, öncü olmaya gayret ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Kurtulmuş, tarihini, geçmişini, kültürünü, medeniyetini, inançlarını küçümseyen, hatta bunlara sahip olmayı "köylü olmanın, taşralı olmanın bir alameti" olarak gören bir güruhun nice yıllar bu toplumda var olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Verilmiş olan bu büyük kültürel mücadelenin, medeniyet mücadelesinin, siyaset mücadelesinin sonunda bugün öze dönüş noktasında, köklerimize dönüş noktasında, tarihe saygı noktasında fevkalade büyük mesafe aldığımızı söyleyebilirim. Küçük yaşlarımda 'Ayasofya mutlaka açılacaktır.' diyen Necip Fazıl'ın o muhteşem hitabını dinlemiş olan birisi olarak, Ayasofya'nın açılması aslında Türkiye'nin kendi köklerine dönmesinin sembolüdür ve Türkiye'nin tarihle barışmasının altın sayfalarından birisidir. Başarılı olundu mu, öze dönüşte? Sadece bu gösterge bile başarılı olunduğunu ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.
"Türkiye Osmanlı mirasıyla barıştı"
Kurtulmuş, öğrencilik yıllarında Osmanlı'nın "kötü, habis, geride kalan, pis bir unsur" olarak değerlendirildiğini anlattı.
"Osmanlı'nın birkaç tane temel sembol ismi dışında, Fatih Sultan Mehmet gibi, Kanuni gibi Osmanlı sultanlarının tamamına yakını hakir görülür, bazıları ise 'Kızıl Sultan' diye tarihte şeytanlaştırılarak anılan tarihi figürlerimiz haline getirilirdi." diyen Kurtulmuş, bugün gelinen noktada Türkiye'nin Osmanlı mirasıyla barıştığını belirtti.
Kurtulmuş, "Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, kendisinden önce bayrağı temsil eden Osmanlı Devleti'yle barışmış, Osmanlı birikimiyle barışmış ve artık Osmanlı bir 'öteki' değil, bu aziz milletin tarihsel yürüyüşünün önemli bir parçası olarak kabul edilmiştir." diye konuştu.
Devletin resmi yayın kuruluşunda Sultan Abdülhamid Han adına bir dizinin yapılmasını, bu değişimin sembollerinden biri olarak değerlendiren Kurtulmuş, merhum Bülent Ecevit'in de "Ya Vahdettin de hain değildir…" sözleri nedeniyle geçmişte ağır eleştirilere maruz kaldığını aktardı.
Tarihle barışmanın önemli göstergelerinden birinin bu yaklaşım olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Devletin resmi televizyon kurumu, Sultan Abdülhamid Han'ı bu ülkenin tarihi bir varlığı olarak kabul ediyor, hatalarıyla, kusurlarıyla halkın nazarı dikkatine sunuyor. Tarihle barışmak, özümüze dönmek noktasında önemli göstergelerden birisi olarak bunu ifade etmek isterim." değerlendirmesini yaptı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, inanç özgürlükleri alanında da önemli kazanımlar elde edildiğine dikkati çekerek, imam hatip liselerinin kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla bu okullardan mezun olan öğrencilerin diğer öğrencilerle eşit şartlarda yarışabildiğini vurguladı.
Geçmişte başörtüsü nedeniyle üniversitelerden uzaklaştırılan ve siyasi hayattan dışlanan insanların bulunduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Sadece başörtülü olduğu için üniversitelerden atılan insanların olduğu, sadece başörtülü olduğu için milletvekili yapılmayan insanların olduğu bir Türkiye tarih öncesi döneme ait değil, bizim yaşadığımız, yakın bir döneme ait. Çok şükür bunların hepsinin izi silindi. Türkiye'de inanç özgürlükleri önünde hiçbir engel kalmadı, hiçbir engel bırakılmadı." değerlendirmesinde bulundu.
Sanayileşme ve kalkınmanın da yıllardır savundukları temel hedeflerden biri olduğuna işaret eden Kurtulmuş, geçmişte Türkiye'nin milli sanayi hamlelerinin çeşitli çevrelerce engellenmeye çalışıldığından bahsetti.
Özellikle Devrim otomobillerine ilişkin süreci örnek gösteren Kurtulmuş, "O dönemlerde devletin içerisinde de bazı unsurların sürekli çelme takıp engellemeye çalıştığı Türkiye'nin milli sanayi hamlesi bugün Allah'ın izniyle çok büyük bir mesafe kat etmiş, sadece savunma sanayiinde değil, her alanda Türk sanayii güçlü bir konuma gelmiştir. Bugün İHA'larıyla, SİHA'larıyla, deniz araçlarıyla, kara araçlarıyla Türk savunma sanayii NATO içerisinde dahi örnek gösterilen ülkelerden birisi konumuna gelmiştir. Dün tüfeğinin kurşununu dışarıdan almak zorunda olan Türkiye, bu fikri siyasi süreklilik sağlandığı için Allah'ın izniyle bugün yüzde 80 oranında bir yerlilik oranıyla savunma sanayiinde ulaşmıştır." diye konuştu.
Bir başka temel iddialarının da şahsiyetli dış politika olduğuna dikkati çeken TBMM Başkanı Kurtulmuş, bunun temel göstergelerden birinin ise Kıbrıs davasına sahip çıkmak olduğunu vurguladı.
Çocukluk yıllarında katıldığı ilk mitinglerden birinin Kıbrıs mitingi olduğunu anlatan Kurtulmuş, "Bugün Kıbrıs'ta tam manasıyla bağımsız, bütün organlarıyla teşekkül etmiş bir bağımsız Kıbrıs Türk Devleti vardır ve inşallah Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti kıyamete kadar yaşayacak. Çok daha güçlü bir şekilde yaşayacak." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Türkiye'nin İslam dünyası, Balkanlar, Kafkasya ve diğer bölgelerde etkili bir ülke konumuna, bütün "uluslararası asamblelerde" gerçekten adından söz edilen, itibar edilen bir ülke haline geldiğini kaydetti.
Devlet-millet kaynaşmasının sağlanmasının da önemli hedeflerden biri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, yıllarca "Ceberut devletten kerim devlete geçiş" anlayışını savunduklarını söyledi.
Kurtulmuş, "Aslolan, devletin kerim devlet şemsiyesini bütün yurttaşlara açtığı, vatandaşların her alanda söz sahibi, özgür bir şekilde yaşayabildikleri bir Türkiye'nin kurulmasıydı. Bu konuda da büyük mesafeler aldık, büyük merhaleler kat ettik." dedi.
"Terörsüz Türkiye" süreci
Türkiye'nin önemli hedeflerinin gerçekleştiğini ancak rehavete kapılmayacaklarının altını çizen Kurtulmuş, gelecek dönemde iki temel hedefe odaklanacaklarına işaret etti.
Bunlardan ilkinin "Terörsüz Türkiye" hedefi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz terör meselesini bütünüyle bitirmek, halledip fasletmek ve bu ülkede tam manasıyla barışı ve kardeşliği tesis etmek zorundayız." diye konuştu.
Hiç kimsenin etnik kökeni nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir Türkiye hedeflediklerini aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Hiç kimsenin etnik farklılıklar üzerinden bu ülkenin çocuklarını kandırarak eline silah veremeyeceği bir dönemi inşallah tesis etmek için yolumuza devam edeceğiz. Bu çerçevede TBMM'de gerçekleştirdiğimiz Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun çalışmalarını Türkiye demokrasisi bakımından fevkalade önemli görüyorum. Yaptığım bütün uluslararası temaslarda da karşı taraftaki muadillerimizin bu komisyon çalışmaları dolayısıyla Türkiye'yi takdirle izlediklerini görüyorum. Çok kısa bir süre içerisinde o komisyon çalışmalarında katılan bütün milletvekillerinin, bütün partilerin ittifakla bir rapor hazırlamış olması da Türkiye demokrasisi bakımından bir ilktir. Çok partili siyasi hayatımızda bir ilktir. O raporda bir yol haritası ortaya konulmuş, o yol haritasının gereği de bundan sonraki süreçte inşallah tamamlanacaktır. Örgütün bütünüyle kendisinin tasfiye ettiği, silahların bırakıldığının anlaşılmasıyla birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması için ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde TBMM üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirecek ve yasal düzenlemeler yerine getirilecektir. Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına yürekten inanıyorum."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle birlikte bölgede de istikrarın güçleneceğini anlatarak, "İsrail, zayıf devletler, bölünmüş olan siyasi iradeler üzerinden gerçekleştirdiği 'böl, parçala, yönet' politikalarını daha fazla sürdürememesi için terörsüz bir bölgenin tahkim edilmesi, Irak'ı ile Suriye'si ile Lübnan'ı ile İran'ı ile bütün coğrafyamızın barış ve huzur içerisinde yaşaması Türkiye olarak en yüksek, en önemli temel temennimizdir." dedi.
Yeni ve sivil anayasa çalışmalarının öncelikli hedeflerden biri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin darbelerin ardından hazırlanan anayasalardan kurtulması gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Türkiye'nin halkın iradesiyle yapılmış yeni, çağdaş, demokratik ve katılımcı bir anayasayla yoluna devam etmesi lazım. Bundan sonra da en kısa süre içerisinde TBMM yeni anayasa çalışmalarını başlatacağını ümit ediyorum. Böylece 1876'da başlayan darbelerden sonra gerçekleşen anayasalar meselesini geride bırakacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhuriyet tarihi boyunca darbelerin ardından hazırlanan anayasalara işaret eden Kurtulmuş, "Bütün bu darbeleri geride bırakmış, darbeci fikirlerin ürünü olan anayasaları geride bırakmış, özgür, çağdaş, katılımcı ve gerçekten demokrat bir anayasayı yapabilecek güce ve kuvvete sahip olduğumuza inanıyorum." diye konuştu.
"Türkiye, dünyanın büyük merkezlerinden birisi olmaya adaydır"
Dünyanın tek kutuplu yapıdan çok kutuplu ve çok merkezli bir sisteme geçtiğini, Türkiye'nin bu yeni dönemin önemli merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu belirten Kurtulmuş, "Artık dünya hiçbir ülkenin tek başına, hiçbir bölgenin tek başına yönetemeyeceği bir dünyadır. Çok kutupluluğun, çok merkezliliğin hakim olacağı bir dünyadır, bu merkezlerden birisi de isteseler de istemeseler de Türkiye'dir. Türkiye, dünyanın büyük merkezlerinden birisi olmaya adaydır. Yeter ki iddia, irade ve istikamet sahibi olmaktan asla geri durmayalım. Yeter ki sözümüzü en iyi şekilde, en tesirli şekilde söylemeye devam edelim." diye konuştu.
Programa, eski TBMM Başkanı ve MTTB Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı, bazı milletvekilleri ile çok sayıda davetli katıldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, program kapsamında eğitimlerini tamamlayan katılımcılara sertifikalarını takdim etti.
Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına inanıyorum
TBMM Başkanı Kurtulmuş, örgütün silah bırakmasının ardından toplumsal bütünleşme için TBMM'nin yasal düzenlemeleri hayata geçireceğini belirterek, "Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına inanıyorum." dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) işbirliğiyle Fatih'teki MTTB Genel Merkezi'nde düzenlenen "Siyaset Okulu"nun kapanış ve sertifika programında yaptığı konuşmada, yenileme çalışması yapılacak MTTB Genel Merkezi binasının son halinde gençlerle bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Birliğin, Türkiye'nin ilk öğrenci teşkilatı olmasının çok ötesinde Türkiye'nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi ve tam manasıyla bir mektep olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunun en büyük nişanesinin de gerçekleştirilen "siyaset okulu" olduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, MTTB'nin bir mektep olma özelliğinin gelecek nesillere de aktarılarak devam edeceğine yürekten inandığını, birliğin "ahlak", "iman", "ilim" ve "aksiyon"dan oluşan dört sütunda bulunduğunu kaydederek, "Bunların hepsiyle mücehhez bir gençliğin yetişebilmesi için burada nice tartışmaların, nice müzakerelerin, nice büyük üstatların, nice büyük insanların geldiğini, konuştuğunu, gençlerle hemhal olduğunu, bazen büyük kalabalıklara, bazen küçük salonlarda 3-5 kişi olsalar bile her gencin zihnine ve gönlüne hitap etmek için gayret sarf ettiklerini dün gibi hatırlıyorum." diye konuştu.
Bütün bu emeklerin sonucu olarak Türkiye'nin kaderine etki eden muazzam bir gençlik hareketinin ortaya çıktığına dikkati çeken Kurtulmuş, bu gençlik hareketinin en temel özelliklerinden birisinin "fikir" ile "eylemi" bir araya getirmek olduğunu vurguladı.
Bu çatı altındaki bütün bu çabaların en temel mahsullerinden birisinin de "ahlak" ile "teşkilatı" bütünleştirebilme azmi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu çatının aynı zamanda disiplin ile heyecanı da bir araya getirmesiyle bir başka özelliğe kavuştuğunu belirtti.
MTTB'nin gençliği öfkeye mahkum etmemesiyle de bir özelliği barındırdığının altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Belli dönemlerde Türkiye'de gençliğin içerisinde de hakim olan öfkeyi, MTTB, tabiri caizse bir elekte kumla çakılı birbirinden ayırt etmek gibi eleyerek gençliği öfkenin tuzağına düşmekten korumuştur. Aynı şekilde rehavete de terk etmemiştir. Bütün milli meselelerde ülkenin en önemli gençlik kuruluşu olarak bütün milli meselelerde en önde yürümesini, meselelerimize sahip çıkmasını sağlamış, mitingleriyle, konferanslarıyla Türkiye'nin bütün meselelerine sahip olan bir gençliğin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Necip Fazıl başta olmak üzere buradaki büyükler, bütün dava önderleri iddia ve irade sahibi bir gençliğin yetişmesine katkı sağlamışlardır. Çünkü biliyoruz ki iddiası, iradesi olmayan gençliğin ne kendisine ne de ülkenin geleceğine bir katkısı olur. Bütün bu çalışmalar istikamet üzere bir gençliğin oluşmasına vesile olmuştur."
Türk gençliğine yakışanın, fikri sürekliliği hayatı boyunca sürdürmek ve bunun üzerinden sonuç almak olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bunun adının da "dava" olduğunu söyledi.
Davanın da Türkiye içinde ve dışında olmak üzere iki temel ayağının bulunduğunu belirten Kurtulmuş, içeride, "güçlü, büyük Türkiye" olarak özetlenen mücadeleye odaklandıklarını ve çalıştıklarını kaydetti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şartlar değişse de "yeniden güçlü, büyük Türkiye" idealinden vazgeçmediklerini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:
"Bu ülkenin geleceği olan gençlerimize dün de güvendik, bugün de güveniyoruz, yarın da güveneceğiz. Çünkü biliyoruz ki ancak ve ancak her millet kendi kökü üzerinde yükselir. Biliyoruz ki her ağacın kendi gövdesinde yükselmesi gibi bütün toplumlar da kendi gövdesi üzerinde yükselir. Onun için içeride hiç bu idealimizden vazgeçmeyeceğiz. Dün, bu idealimizin belki çok somut hali Türkiye'de ağır sanayi hamlesini gerçekleştirmekti, Türkiye'nin her şehrine fabrika kurmaktı. Bunun için büyük mücadeleler verildi. Devrim otomobillerinden Türkiye'nin kamu eliyle yapılan yatırımlarına kadar birçok alanda başarılar elde edildi. Şimdi yeni bir dönemdeyiz. Bu dönemde başta yüksek teknolojiler, bilgi teknolojileri, ulaştırma, haberleşme teknolojileri, yapay zeka olmak üzere birçok yeni alanda önde olmak, takip edilen ülke olmak 'Yeniden güçlü, büyük Türkiye' idealinin vazgeçilmez bir unsurudur. Dolayısıyla çağın gerekleri içerisinde, asrın idraki içerisinde bütün hedeflerimizi güncelleyeceğiz ama hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz. 'Dava, dava' diyoruz ya. Davanın içerideki ayağı budur. Türkiye'yi ele güne muhtaç etmeden, içeride toplumsal birliğini sağlamış, her bakımdan güçlü, her alanda takip edilen bir ülke haline getirmek."
Yakın çevre başta olmak üzere dış aleme yönelik olan yaklaşımın ise davanın ikinci kısmı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Buradaki hedefimiz mutlaka adil, hakkaniyetli, yeni bir küresel sistemin kurulması için mücadele etmektir." dedi.
Türkiye'nin gelinen noktada dış politikada sözüne itibar edilen ve ne söylediği merak edilen bir ülke haline geldiğine işaret eden Kurtulmuş, "Daha da güçleneceğiz. Dünyanın her yerindeki sorunları çözebilmek için gayret sarf edeceğiz. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesinden Gazze'deki insanlık suçlarının, soykırımın sona erdirilmesine kadar her yerde Türkiye'nin sözü vardır, Türkiye'nin sözü olacaktır. Afrika kıtasındaki, Asya'daki, dünyanın en uzak noktasındaki mazlum milletlerin kurtuluşu, onların da adil ve hakkaniyetli bir dünyada yaşaması için fikir üreteceğiz, çaba ortaya koyacağız, siyasetimizi gerçekleştireceğiz." diye konuştu.
Türk milletinin milli mefkuresi dolayısıyla dünyanın her yerindeki insanlardan sorumlu olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Böyle olduğu için Türkiye'nin lideri Recep Tayyip Erdoğan kalkıyor, 'Dünya 5'ten büyüktür' diye Birleşmiş Milletler'de (BM) bütün dünyaya fikrimizi anlatıyor. Her platformda bunları anlatıyoruz. Niçin başkaları bunu söylemiyor da biz söylüyoruz? Biz aldığımız devlet terbiyesinin ve millet olarak sahip olduğumuz bu hasletlerin sonucu olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu liderlikle dünya milletlerine örnek olmaya, öncü olmaya gayret ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Kurtulmuş, tarihini, geçmişini, kültürünü, medeniyetini, inançlarını küçümseyen, hatta bunlara sahip olmayı "köylü olmanın, taşralı olmanın bir alameti" olarak gören bir güruhun nice yıllar bu toplumda var olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Verilmiş olan bu büyük kültürel mücadelenin, medeniyet mücadelesinin, siyaset mücadelesinin sonunda bugün öze dönüş noktasında, köklerimize dönüş noktasında, tarihe saygı noktasında fevkalade büyük mesafe aldığımızı söyleyebilirim. Küçük yaşlarımda 'Ayasofya mutlaka açılacaktır.' diyen Necip Fazıl'ın o muhteşem hitabını dinlemiş olan birisi olarak, Ayasofya'nın açılması aslında Türkiye'nin kendi köklerine dönmesinin sembolüdür ve Türkiye'nin tarihle barışmasının altın sayfalarından birisidir. Başarılı olundu mu, öze dönüşte? Sadece bu gösterge bile başarılı olunduğunu ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, öğrencilik yıllarında Osmanlı'nın "kötü, habis, geride kalan, pis bir unsur" olarak değerlendirildiğini anlattı.
"Osmanlı'nın birkaç tane temel sembol ismi dışında, Fatih Sultan Mehmet gibi, Kanuni gibi Osmanlı sultanlarının tamamına yakını hakir görülür, bazıları ise 'Kızıl Sultan' diye tarihte şeytanlaştırılarak anılan tarihi figürlerimiz haline getirilirdi." diyen Kurtulmuş, bugün gelinen noktada Türkiye'nin Osmanlı mirasıyla barıştığını belirtti.
Kurtulmuş, "Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, kendisinden önce bayrağı temsil eden Osmanlı Devleti'yle barışmış, Osmanlı birikimiyle barışmış ve artık Osmanlı bir 'öteki' değil, bu aziz milletin tarihsel yürüyüşünün önemli bir parçası olarak kabul edilmiştir." diye konuştu.
Devletin resmi yayın kuruluşunda Sultan Abdülhamid Han adına bir dizinin yapılmasını, bu değişimin sembollerinden biri olarak değerlendiren Kurtulmuş, merhum Bülent Ecevit'in de "Ya Vahdettin de hain değildir…" sözleri nedeniyle geçmişte ağır eleştirilere maruz kaldığını aktardı.
Tarihle barışmanın önemli göstergelerinden birinin bu yaklaşım olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Devletin resmi televizyon kurumu, Sultan Abdülhamid Han'ı bu ülkenin tarihi bir varlığı olarak kabul ediyor, hatalarıyla, kusurlarıyla halkın nazarı dikkatine sunuyor. Tarihle barışmak, özümüze dönmek noktasında önemli göstergelerden birisi olarak bunu ifade etmek isterim." değerlendirmesini yaptı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, inanç özgürlükleri alanında da önemli kazanımlar elde edildiğine dikkati çekerek, imam hatip liselerinin kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla bu okullardan mezun olan öğrencilerin diğer öğrencilerle eşit şartlarda yarışabildiğini vurguladı.
Geçmişte başörtüsü nedeniyle üniversitelerden uzaklaştırılan ve siyasi hayattan dışlanan insanların bulunduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Sadece başörtülü olduğu için üniversitelerden atılan insanların olduğu, sadece başörtülü olduğu için milletvekili yapılmayan insanların olduğu bir Türkiye tarih öncesi döneme ait değil, bizim yaşadığımız, yakın bir döneme ait. Çok şükür bunların hepsinin izi silindi. Türkiye'de inanç özgürlükleri önünde hiçbir engel kalmadı, hiçbir engel bırakılmadı." değerlendirmesinde bulundu.
Sanayileşme ve kalkınmanın da yıllardır savundukları temel hedeflerden biri olduğuna işaret eden Kurtulmuş, geçmişte Türkiye'nin milli sanayi hamlelerinin çeşitli çevrelerce engellenmeye çalışıldığından bahsetti.
Özellikle Devrim otomobillerine ilişkin süreci örnek gösteren Kurtulmuş, "O dönemlerde devletin içerisinde de bazı unsurların sürekli çelme takıp engellemeye çalıştığı Türkiye'nin milli sanayi hamlesi bugün Allah'ın izniyle çok büyük bir mesafe kat etmiş, sadece savunma sanayiinde değil, her alanda Türk sanayii güçlü bir konuma gelmiştir. Bugün İHA'larıyla, SİHA'larıyla, deniz araçlarıyla, kara araçlarıyla Türk savunma sanayii NATO içerisinde dahi örnek gösterilen ülkelerden birisi konumuna gelmiştir. Dün tüfeğinin kurşununu dışarıdan almak zorunda olan Türkiye, bu fikri siyasi süreklilik sağlandığı için Allah'ın izniyle bugün yüzde 80 oranında bir yerlilik oranıyla savunma sanayiinde ulaşmıştır." diye konuştu.
Bir başka temel iddialarının da şahsiyetli dış politika olduğuna dikkati çeken TBMM Başkanı Kurtulmuş, bunun temel göstergelerden birinin ise Kıbrıs davasına sahip çıkmak olduğunu vurguladı.
Çocukluk yıllarında katıldığı ilk mitinglerden birinin Kıbrıs mitingi olduğunu anlatan Kurtulmuş, "Bugün Kıbrıs'ta tam manasıyla bağımsız, bütün organlarıyla teşekkül etmiş bir bağımsız Kıbrıs Türk Devleti vardır ve inşallah Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti kıyamete kadar yaşayacak. Çok daha güçlü bir şekilde yaşayacak." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Türkiye'nin İslam dünyası, Balkanlar, Kafkasya ve diğer bölgelerde etkili bir ülke konumuna, bütün "uluslararası asamblelerde" gerçekten adından söz edilen, itibar edilen bir ülke haline geldiğini kaydetti.
Devlet-millet kaynaşmasının sağlanmasının da önemli hedeflerden biri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, yıllarca "Ceberut devletten kerim devlete geçiş" anlayışını savunduklarını söyledi.
Kurtulmuş, "Aslolan, devletin kerim devlet şemsiyesini bütün yurttaşlara açtığı, vatandaşların her alanda söz sahibi, özgür bir şekilde yaşayabildikleri bir Türkiye'nin kurulmasıydı. Bu konuda da büyük mesafeler aldık, büyük merhaleler kat ettik." dedi.
Türkiye'nin önemli hedeflerinin gerçekleştiğini ancak rehavete kapılmayacaklarının altını çizen Kurtulmuş, gelecek dönemde iki temel hedefe odaklanacaklarına işaret etti.
Bunlardan ilkinin "Terörsüz Türkiye" hedefi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz terör meselesini bütünüyle bitirmek, halledip fasletmek ve bu ülkede tam manasıyla barışı ve kardeşliği tesis etmek zorundayız." diye konuştu.
Hiç kimsenin etnik kökeni nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir Türkiye hedeflediklerini aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Hiç kimsenin etnik farklılıklar üzerinden bu ülkenin çocuklarını kandırarak eline silah veremeyeceği bir dönemi inşallah tesis etmek için yolumuza devam edeceğiz. Bu çerçevede TBMM'de gerçekleştirdiğimiz Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun çalışmalarını Türkiye demokrasisi bakımından fevkalade önemli görüyorum. Yaptığım bütün uluslararası temaslarda da karşı taraftaki muadillerimizin bu komisyon çalışmaları dolayısıyla Türkiye'yi takdirle izlediklerini görüyorum. Çok kısa bir süre içerisinde o komisyon çalışmalarında katılan bütün milletvekillerinin, bütün partilerin ittifakla bir rapor hazırlamış olması da Türkiye demokrasisi bakımından bir ilktir. Çok partili siyasi hayatımızda bir ilktir. O raporda bir yol haritası ortaya konulmuş, o yol haritasının gereği de bundan sonraki süreçte inşallah tamamlanacaktır. Örgütün bütünüyle kendisinin tasfiye ettiği, silahların bırakıldığının anlaşılmasıyla birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması için ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde TBMM üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirecek ve yasal düzenlemeler yerine getirilecektir. Kısa dönemde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin gerçekleşmesi için bu adımın atılacağına yürekten inanıyorum."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle birlikte bölgede de istikrarın güçleneceğini anlatarak, "İsrail, zayıf devletler, bölünmüş olan siyasi iradeler üzerinden gerçekleştirdiği 'böl, parçala, yönet' politikalarını daha fazla sürdürememesi için terörsüz bir bölgenin tahkim edilmesi, Irak'ı ile Suriye'si ile Lübnan'ı ile İran'ı ile bütün coğrafyamızın barış ve huzur içerisinde yaşaması Türkiye olarak en yüksek, en önemli temel temennimizdir." dedi.
Yeni ve sivil anayasa çalışmalarının öncelikli hedeflerden biri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin darbelerin ardından hazırlanan anayasalardan kurtulması gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Türkiye'nin halkın iradesiyle yapılmış yeni, çağdaş, demokratik ve katılımcı bir anayasayla yoluna devam etmesi lazım. Bundan sonra da en kısa süre içerisinde TBMM yeni anayasa çalışmalarını başlatacağını ümit ediyorum. Böylece 1876'da başlayan darbelerden sonra gerçekleşen anayasalar meselesini geride bırakacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhuriyet tarihi boyunca darbelerin ardından hazırlanan anayasalara işaret eden Kurtulmuş, "Bütün bu darbeleri geride bırakmış, darbeci fikirlerin ürünü olan anayasaları geride bırakmış, özgür, çağdaş, katılımcı ve gerçekten demokrat bir anayasayı yapabilecek güce ve kuvvete sahip olduğumuza inanıyorum." diye konuştu.
Dünyanın tek kutuplu yapıdan çok kutuplu ve çok merkezli bir sisteme geçtiğini, Türkiye'nin bu yeni dönemin önemli merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu belirten Kurtulmuş, "Artık dünya hiçbir ülkenin tek başına, hiçbir bölgenin tek başına yönetemeyeceği bir dünyadır. Çok kutupluluğun, çok merkezliliğin hakim olacağı bir dünyadır, bu merkezlerden birisi de isteseler de istemeseler de Türkiye'dir. Türkiye, dünyanın büyük merkezlerinden birisi olmaya adaydır. Yeter ki iddia, irade ve istikamet sahibi olmaktan asla geri durmayalım. Yeter ki sözümüzü en iyi şekilde, en tesirli şekilde söylemeye devam edelim." diye konuştu.
Programa, eski TBMM Başkanı ve MTTB Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı, bazı milletvekilleri ile çok sayıda davetli katıldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, program kapsamında eğitimlerini tamamlayan katılımcılara sertifikalarını takdim etti.
Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kaynak: AA
En Çok Okunan Haberler