SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğal Gaz

ŞehirMedya - Doğal Gaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Gaz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın yatırımcısının yüzü üç aydır gülmüyor Haber

Altın yatırımcısının yüzü üç aydır gülmüyor

ABD ile İran arasında şubat aynın son günü başlayan ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açan savaş, varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili oluyor. Bu süreçte taraflardan gerilimi azaltıcı yönde gelen ya da risklerin artmasına neden olan açıklamalar ise piyasalardaki oynaklığın artmasına yol açıyor. Boğazın kapanması sonucu yükselen enerji fiyatları ise önde gelen merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik tüm beklentilerin değişmesine neden oldu. Savaştan önce bu yıl faiz indirmesi beklenen ABD Merkez Bankasından (Fed) savaş sonrasında faiz indirimine gitmesi beklenmezken enflasyonist baskıların devam etmesi durumunda para piyasalarındaki fiyatlamalarda Bankanın yıl sonuna kadar faiz artırımına gidebileceği de tahmin ediliyor. Fed'in politikasına yönelik değişen beklentiler ise altın başta olmak üzere kıymetli madenlerin yönü üzerinde etkili oldu. Altının onsu, ocak ve şubat aylarında ABD yönetiminin Grönland'ı satın alma girişimi nedeniyle Avrupa ülkeleriyle yaşadığı gerilim, ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, teknoloji ve yapay zeka şirketlerindeki yüksek değerleme endişeleri ile merkez bankalarından gelen güçlü taleple yükselmişti. Bu yıla 4 bin 313 dolardan başlayan altının onsu ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 değer kazancıyla 4 bin 849 dolardan tamamlayan ons altının bu yükselişi şubatta da devam etti. Altının onsu şubat ayını yüzde 8,5 değer kazanarak 5 bin 263 dolardan tamamladı. Orta Doğu'da yaşanan söz konusu gelişmelerle değer kaybetmeye başlayan altının onsu martta 4 bin 99 dolara kadar gerilese de bu ayı yüzde 11,32 düşüşle 4 bin 667 dolardan bitirdi. Mart ayında yaşanan bu düşüş 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Nisanda yüzde 1 değer kaybeden altının onsu, mayıs ayında da yüzde 1,77 geriledi ve mayıs ayını 4 bin 540 dolardan tamamladı. Böylece altının onsu 3 ay üst üste değer kaybetmiş oldu. GÜMÜŞ 2 AYLIK DÜŞÜŞ SERİSİNİ SONLANDIRDI Söz konusu sebepler gümüş fiyatlarında da etkili oldu. Finansal bir varlık olmasının yanı sıra güneş paneli yapımı başta olmak üzere endüstriyel alanda önemli bir role sahip olması gümüş fiyatlarındaki oynaklığın artmasına neden oldu. Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan tamamlayan gümüşün onsu, yükselişini şubat ayında da sürdürdü. Şubat ayını yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan ons gümüş Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle mart ayında sert geriledi. Mart ayında 61 dolara kadar gerileyen gümüşün onsu bu ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayında yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan tamamladı. Gümüşün onsu, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolar oldu. YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON ENDİŞELERİNİ KÖRÜKLEDİ Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Hürmüz Boğazı'ndan yapılan gemi trafiğindeki uzun süreli aksama, petrol, doğal gaz ve rafine yakıt fiyatlarını yüksek seviyede tutarak, tarihsel olarak altın için daha az destekleyici bir piyasa ortamı yarattı." dedi. Jeopolitik gelişmelerin klasik bir güvenli liman arayışına yol açmak yerine yüksek enerji fiyatları üzerinden enflasyon endişelerini körüklediğini belirten Hansen, bu durumun tahvil getirilerini yükselttiğini, doları güçlendirdiğini ve Fed'in faiz indirimlerine ilişkin beklentileri azalttığını ifade etti. Hansen, değerli metal yatırımcıları arasında faiz beklentilerinin önemli olmaya devam ettiğine vurgu yaparak, "Faiz getirmeyen bir varlık olarak altın, faiz oranları düştüğünde daha cazip hale gelir çünkü onu elde tutmanın fırsat maliyeti azalır. Tersine, piyasalar faiz indirimi beklentilerini geri çektiğinde altın genellikle zorlanır." dedi. Hansen, bu dinamiğin son aylarda enerji fiyatlarındaki artış ve süregelen enflasyon riskleri karşısında yatırımcıların parasal gevşeme beklentilerini azaltmasıyla açıkça görüldüğünü kaydetti. Jeopolitik durumun istikrara kavuşması ve enerji şoklarının azalmaya başlamasıyla yatırımcıların, son yıllarda altın piyasasındaki yükselişi destekleyen yapısal temalara yeniden odaklanacağını öngören Hansen, merkez bankalarının altın talebinin bu temaların başında gelmeye devam ettiğini söyledi. Hansen, altında Çin'in talebinin de önemli bir destek kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.

Bakan Bayraktar: Türkiye ve Azerbaycan enerjide Avrupa'nın arz güvenliğine önemli katkı sunuyor Haber

Bakan Bayraktar: Türkiye ve Azerbaycan enerjide Avrupa'nın arz güvenliğine önemli katkı sunuyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 31. Bakü Enerji Forumu'nda yaptığı konuşmada, son yıllarda dünyanın salgın, tedarik zinciri aksaklıkları, yüksek enerji ve emtia fiyatları, yaptırımlar, ticaret savaşları ve bölgesel çatışmalar gibi çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığını söyledi. Mevcut tablonun "yeni normal" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, "Krizler ve belirsizlikler çağında yaşıyoruz. Kendimizi bu yeni normale ve bu gelişmelere hazırlamamız gerekiyor." diye konuştu. Bu süreçte enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için iki temel unsurun öne çıktığını belirten Bayraktar, "Bu durumu yönetebilmek için iki şeye ihtiyacımız var, çeşitlendirme ve bağlantısallık. Çeşitlendirme ve daha fazla enterkoneksiyon el ele gitmelidir." ifadelerini kullandı. Mevcut enerji altyapısının daha etkin kullanılmasının önemine işaret eden Bayraktar, Trans Anadolu Boru Hattı'nın (TANAP) halen önemli ölçüde kullanılmayan kapasiteye sahip olduğunu dile getirdi. Bayraktar, sınırlı yatırımlarla mevcut hatların kapasitesinin artırılabileceğinin altını çizerek, Kerkük'ten Basra'ya uzanacak ilave bağlantılarla Irak-Türkiye Boru Hattı'nın tam kapasiteyle kullanılabileceğini belirtti. Yeni altyapı ve enterkoneksiyon projelerinin de enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Bayraktar, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik enterkoneksiyon projesine dikkati çekti. Söz konusu projenin gelecekte Orta Asya'ya kadar uzanabileceğini ifade eden Bayraktar, bunun bölgesel ölçekte elektrik ticaretini ve enerji güvenliğini güçlendireceğini söyledi. Bakan Bayraktar, enerji alanındaki projelerin hayata geçirilmesi için siyasi kararlılığın önemine vurgu yaparak, "İhtiyacımız olan tek şey güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir." değerlendirmesinde bulundu. "TÜRKİYE VE AZERBAYCAN HAKİKATEN ÖRNEK İŞBİRLİĞİ YAPIYOR" Bayraktar, programın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, dünyada yaşanan gelişmelerin enerji güvenliğini daha da ön plana çıkardığını söyledi. Dünyanın zorlu bir süreçten geçtiğine değinen Bayraktar, "Özellikle enerji dünyası bundan çok ciddi etkilenmiş durumda. Bölgemizde yaşanan savaşlar, Ukrayna-Rusya Savaşı ve şimdi İran'da yaşanan hadiseler özellikle enerjiyi ve enerji güvenliğini çok daha ön plana çıkarmış durumda." dedi. Bayraktar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji işbirliğine işaret ederek, "Boru hatları gibi projelerle Türkiye ve Azerbaycan hakikaten örnek işbirliği yapıyor. Enerjide uzun dönemli işbirliklerinin temelinde üretici, taşıyıcı ve tüketici ülkelerin dengeli bir şekilde bu süreci paylaşması yatıyor. Türkiye, Azerbaycan ile birlikte hem kendi arz güvenliğine hem de Avrupa'nın arz güvenliğine önemli katkı sunuyor." diye konuştu. Forum kapsamında yeni projelerin de ele alındığını aktaran Bayraktar, Türkmenistan gazının Türkiye'ye ulaştırılmasına yönelik imza töreninin önemli olduğunu belirtti. Türkiye'nin bir yandan arz güvenliğini sağlamaya yönelik anlaşmalar yaptığını, diğer yandan da komşu ülkelerle enerji bağlantılarını güçlendirmeye çalıştığını ifade eden Bayraktar, "Avrupa'yla bağlantımızı güçlendirip hem doğal gazda hem elektrikte bunu artırmaya çalışıyoruz." dedi. Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik bağlantı projesine de değinen Bayraktar, "Ben ona TANAP'ın elektrik versiyonu diyorum. TANAP projesi gibi gazı değil, buradaki elektrik kaynaklarını, Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya götürme projesini önümüzdeki haftalarda ve aylarda daha yoğun şekilde duyacaksınız." ifadelerini kullandı. Bayraktar, "Türkmen gazının artık Azerbaycan üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya gitmesinin zamanının geldiği noktasında ifadeler oldu. Bütün mevkidaşlarımız bu konulara son derece ilgili. Belki zamanlama olarak da artık herkesin 'evet' diyeceği bir zamandayız." değerlendirmesinde bulundu. Enerji arz güvenliği ve enerji kaynaklarına erişimin kritik önem taşıdığı bir dönemden geçildiğini vurgulayan Bayraktar, "Türkiye bu konuda hazır. Bugüne kadar yaptığımız projeler ve sunduğumuz katkılarla bunu ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıldan bu yana Nahçıvan Boru Hattı'nı devreye aldık, Suriye'ye doğal gaz vermeye başladık. Bunlar bunun küçük örnekleri. İnşallah bunu artırarak devam etmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.