SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazze

ŞehirMedya - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Işıkhan: Dijital dönüşümü çalışma hayatımızın tüm alanlarına entegre ediyoruz Haber

Bakan Işıkhan: Dijital dönüşümü çalışma hayatımızın tüm alanlarına entegre ediyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO), İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda Genel Kurul'a hitap etti. ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo'ya "Bir Karar Anı: İnsana Yakışır İş için Yapay Zekadan Yararlanmak" adlı raporu için teşekkür eden Işıkhan, şöyle konuştu: "Türkiye olarak yapay zekayı emeğin yerine geçen değil, emeğin niteliğini güçlendiren; insanı dışlayan değil, insana yakışır işi destekleyen bir dönüşüm alanı olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle çalışma hayatının dönüşümünü bir kayıp ya da olumsuz boyuttan ziyade hak, fırsat, beceri ve adil paylaşım perspektifiyle ele almamız gerektiğine inanıyoruz. Türkiye olarak dijital dönüşümü, çalışma hayatımızın tüm alanlarına entegre etmeye, kapsayıcı nitelikte olan işgücü piyasalarımızı güçlendirmeye ve sosyal adaleti destekleyen politikaları hayata geçirmeye devam ediyoruz. Geliştirdiğimiz dijital sistemler ve veri tabanlı uygulamalarla istihdam hizmetlerini daha etkin hale getiriyor, kayıtlı çalışmayı, beceri uyumunu ve işgücü piyasasında fırsat eşitliğini destekliyoruz." Afetler, çatışmalar, ekonomik belirsizlikler, iklim krizi ve düzensiz göç hareketlerinin çalışma hayatını küresel ölçekte yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Işıkhan, bu süreçte adil geçişi, insanları, emeği ve geçim kaynaklarını koruyan bir sosyal adalet meselesi olarak gördüklerini söyledi. "İŞÇİ, İŞVEREN VE KAMU SENDİKALARIMIZLA İŞBİRLİĞİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ" Küresel düzeyde sosyal adaletin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara katkı vermekten dolayı memnuniyet duyduklarını belirten Işıkhan, şunları kaydetti: "Türkiye'ye özgü kapsamlı bir genç istihdam modeli olan, Gençliğin Üretim Çağı GÜÇ Programı ile gençlerimizi staj, işbaşı öğrenme, mesleki yönlendirme, ücret ve prim destekleriyle erken yaşta istihdama yönlendiriyoruz. İşçi, işveren ve kamu sendikalarımızla sosyal diyalog mekanizmaları kapsamında işbirliğimizi sürdürüyoruz. Türkiye'nin kalkınma modeli, yani Türkiye Yüzyılı hedefimiz Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletimizin gücüne dayanmakta, üretim, istihdam ve sosyal uyumu esas almaktadır. Türkiye bugün, jeopolitik krizlere rağmen hem istihdamda hem de işgücüne katılımda tarihin rekorlarını kırmaktadır." "İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VİZYONUNU GÜÇLÜ BİÇİMDE DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYORUZ" ILO Genel Direktörü Houngbo'yu "İşgal Altındaki Arap Topraklarında Çalışan İşçilerin Durumu" başlıklı ek raporundan dolayı tebrik eden Işıkhan, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de yaşanan soykırım, Filistinli çalışanların hakları ile yaşam ve geçim koşullarında derin bir tahribata yol açmıştır. Yürürlüğe giren ateşkese rağmen, Gazze'de sivilleri hedef alan saldırılar devam etmiş, ateşkes sonrasında da yüzlerce Filistinli hayatını kaybetmiştir. İsrail'in katil rejimi, Gazze'de olduğu gibi Gazze'ye yardım götüren Sumud Filosu'na da saldırarak insanlıktan ne kadar uzak olduğunu bir kez daha göstermiştir. Aralarında Türkiye'den sendika yöneticilerinin de bulunduğu bu sivil cesaret hareketine yapılan müdahale küresel vicdana yönelmiş bir saldırıdır. Türkiye olarak uluslararası hukuku ve temel insani değerleri hiçe sayan İsrail'in yönetimindeki katillerin, Gazze'de imzalanan ateşkese uymasını ve saldırıları derhal durdurmasını talep ediyoruz. Filistin halkının barış, güvenlik ve insan onuru içerisinde yaşayabilmesini sağlayacak iki devletli çözüm vizyonunu güçlü biçimde desteklemeye devam ediyoruz." "ILO'NUN ULUSLARARASI DAYANIŞMAYA DAHA GÜÇLÜ KATKI SUNABİLECEĞİNE İNANIYORUZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Birleşmiş Milletler kürsüsünden dile getirdiği uluslararası kuruluşların ancak mazlumların sesine kulak verdikleri, insan onurunu ve emeğin hakkını korudukları ve adaleti savundukları sürece güçlü olabileceği yönündeki sözlerini anımsatan Işıkhan, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz yıl alınan Filistin'in ILO'da gözlemci üye olmasına ilişkin kararın bu yıl yeniden oylamaya taşınması, ILO da dahil olmak üzere uluslararası sistemin bu tür girişimler karşısındaki kırılganlığını açıkça ortaya koymuştur. Bu bakımdan ILO'nun, üçlü yapısı ve sosyal diyalog tecrübesiyle Filistinli çalışanların maruz kaldığı adaletsizlik karşısında, uluslararası dayanışmaya daha güçlü bir katkı sunabileceğine inanıyoruz. Konferansın tüm taraflar için başarılı ve verimli geçmesini diliyor, daha adil bir dünya temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Çocuklarımızı ekranlardan uzak tutalım! Haber

Çocuklarımızı ekranlardan uzak tutalım!

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş,  savaş ile ilgili haberlere maruz kalmış bir çocuklara savaşın nasıl anlatılacağı hakkında bilgi verdi. Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “En önemli noktalardan bir tanesi kavramlar ilgili açık ve çocuğun anlayabileceği bir şekilde konuşmaktır. Onun endişelerini anladığını anne babanın dile getirmesi ve çocuğa güven vermesi çok önemli. Çocuğun kaygılarını çok önemli ölçüde bu durum azaltır ve onunla birlikte haberleri izleyerek belki birtakım görüntülerden çocuğu uzak tutarak, çocuğu korumak anne babanın en önemli görevlerin başında gelir.” dedi. ERGENLER DE KÜÇÜK BİR ÇOCUK ETKİLENİYOR Özellikle ergenlik döneminde çocukların savaş ile ilgili haberlerle doğrudan ilgilenebileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, şöyle devam etti: “Aslında politik sorular bile sorabilirler. Kendi görüşünü anne babasının görüşleriyle kıyaslamak isteyebilir ve hatta tartışmak isteyebilir. Anne babanın aslında bu konularda ergenler ile konuşması, konuşmaktan çekinmemesi hatta onu dinlemesi, yargılamaması, eğer kendisi gibi düşünmüyorsa, başka bir görüş bildiriyorsa kesinlikle yargılayıcı konuşmaması çok önemli.”  Ergenlerin de küçük bir çocuk gibi bu görüntülerden etkilendiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Savaş ortamında yaşayan çocuklar çok daha ciddi travma atlatıyorlar. Şiddete maruz kalmış çocuklar gibi onların da erişkinlik dönemine kadar devam eden, travma sonrası birtakım belirtileri gösterdikleri çeşitli araştırmalarla kanıtlanmış. Bu nedenle belki de çok uzun sürecek birtakım terapilere ve tedavilere ihtiyaç duyabilirler.” diye konuştu. ÇOCUKLARIN RUHSAL DÜNYASI YIKILIYOR Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, savaş gibi yetişkinlerin bile dehşete düştüğü, dehşet içerisinde kaldığı ve oldukça kötü etkilendiği şiddet ortamında çocukların elbette sadece ruhsal olarak etkilenmediklerini de belirterek, şunları anlattı: “Çocukların temiz suya ulaşamadığı, temiz yiyeceklere ulaşamadığı, açlık, susuzlukla özellikle 5 yaş altındaki çocukların ölümle karşılaştığı savaş ortamında birinci öncelik elbette çocukların fiziksel olarak sağlıklı olmaları, hayatta kalmaları, temiz suya ve yiyeceğe ulaşmalarıdır. Fakat onların ruhsal dünyasında tıpkı yetişkinlerin olduğu gibi çocukların da ruhsal dünyasında savaş oldukça önemli yıkım etkisi yaratır. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda şiddet içerikli herhangi bir olayın hemen akabinde huzursuzluk, ağlama, her şeye aşırı tepki verme, hırçınlık, uykusuzluk, anne babanın dediklerine uymama, her şeyi reddetme gibi bir takım olumsuz belirtiler görülüyor.”  ÇOCUKLARI SAVAŞ HABERLERİNDEN UZAK TUTMAK GEREK  Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, öncelikle 6 yaş ya da 7-8 yaş sonrası çocuklarla daha küçük çocuklar arasında fark olduğunu dile getirerek, şöyle anlattı: “Ebeveynler olarak, çocukların soyut kavramları anlamadıklarını, savaş da soyut bir kavram olduğu için buna anlam veremediklerini, gördükleri her şeyi sorabileceklerini hiçbir zaman unutmamalıyız. Önemli olan onlara doğru bilgiyi vermek, onların anlayabileceği bir şekilde konuşmak, anlayabileceği dilden konuşmak ve onlara güven vermektir. Zaten ebeveynlerin kendilerini anladığını hissederse bir çocuk, kendisini güvende hisseder dolayısıyla kaygısı çok azalır.  Ergenlik dönemi içinde aslında bu böyledir. Kendi görüşlerini geliştirmeye başladıkları için kişilik gelişimi ile birlikte ergenler bu konular ile ilgili tartışmak isteyeceklerdir. Kendi görüşlerini ortaya koymak isteyeceklerdir. Aslında anne babalar onları yargılamadan dinlemeli, onaylamasalar bile, kendi görüşlerine uymasa bile, yine de onları kesinlikle rencide etmeden, terslemeden dinlemeli, hak vermedikleri yerler olsa bile onları düzeltmeden sadece onların yanında olduğunu gösteren bir şekilde onlarla iletişim kurarak, aslında onlara destek olmak en iyi ebeveynlik işlevidir diyebiliriz.” Gazzeli çocukları dünya görmüyor İsrail'in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırılarda 3 haftada öldürülen çocuk sayısı dünyada 4 senede öldürülen çocuk sayısını geçti. İşgalci İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları sonucunda şu ana kadar 8 bin 5 sivil yaşamını yitirdi. Filistin Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerin 3 bin 342'sinin çocuk olduğunu belirtti. 20 bin 242 sivilin de yaralandığını açıklanırken, 1020’si çocuk 1870 kişinin de kayıp olduğu açıklandı. İngiltere merkezli sivil toplum örgütü Save The Children (Çocukları Kurtarın), Gazze’de 3 haftada öldürülen çocuk sayısının 2019’dan bu yana çatışma bölgelerinde öldürülen çocuk sayısını aştığını bildirdi. Gazze'de kayıp olarak bildirilen 1000 çocuğun da enkaz altında olabileceği vurgulandı. (Bülten)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.