SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Büyüme

ŞehirMedya - Sürdürülebilir Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ASO Başkanı Ardıç, birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi Haber

ASO Başkanı Ardıç, birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi

Ardıç, 2026 yılı birinci çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyüme verisinin, Türkiye ekonomisinin yalnızca büyüme hızını değil, aynı zamanda büyümenin niteliğini de ortaya koyduğunu belirten Ardıç, büyümeyi hangi sektörlerin gerçekleştirdiğinin önemli olduğunu vurguladı. Verilerin, ekonomide sektörler arasında belirgin ayrışmanın derinleştiğini gösterdiğini aktaran Ardıç, arz tarafındaki zayıflamanın özellikle sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle okunması gereken bir tablo ortaya koyduğunu kaydetti. "SANAYİNİN YÜZDE 0,8 DARALMASI ÖNEMLİ BİR UYARI" Son dönemde ASO üyesi sanayicilerden, meslek komitelerinden ve sahadan aldıkları geri bildirimlerin üretim, yatırım ve ihracat tarafında ivme kaybına işaret ettiğini aktaran Ardıç, söz konusu verilerin, sanayideki yavaşlamanın istatistiklere yansıdığını teyit ettiğini belirtti. Ardıç, sanayinin yüzde 0,8 daralmasının, büyümenin kalitesi, üretim kapasitesi ve orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir uyarı olduğunu bildirdi. Gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki büyümenin, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 3 seviyesine gerilediğine değinen Ardıç, "Bu düşüş sanayicinin yatırım iştahındaki gerilemeyi gözle görülür hale getiriyor. Yatırım yavaşlaması özellikle sermaye malı üreten sanayi kollarını da önemli ölçüde etkiliyor." ifadesini kullandı. Büyümedeki sert kırılmanın dış ticaret tarafında yaşandığına dikkati çeken Ardıç, mal ve hizmet ihracatındaki yüzde 12,7 daralmanın çok güçlü bir negatif sinyal verdiğinin altını çizdi. "DEZENFLASYON SÜRECİ REEL SEKTÖRÜ ZAYIFLATMAMALI" Ardıç, ithalattaki azalmanın ihracata göre çok düşük gerçekleşmesinin hem büyümenin ivmesinin zayıflamasına hem de cari işlemler açığının yükselmesine neden olabileceğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu sürecin, jeopolitik ve konjonktürel gelişmeleri de dikkatle alarak yakından takip edilmesi ve proaktif politikalar geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu tablo, bize ülkemiz ekonomisinin büyümeye devam etse bile, sanayideki daralma ve rekabet gücü kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Çünkü, sanayicimizin rekabet gücünde ve ihracat pazarlarında yaşadığı kayıpların telafisi uzun yıllar alabilir. Kalıcı ve sürdürülebilir büyüme için üretim ve yatırım ortamını iyileştirecek, ihracatı ve verimlilik artışını destekleyecek politikalar önceliklendirilmelidir. Önümüzdeki dönemde, ekonomi politikalarının temel önceliği, fiyat istikrarı hedefiyle üretim kapasitesini koruyan bir dengeyi aynı anda kurmak olmalıdır. Dezenflasyon süreci reel sektörü zayıflatmamalı, üretim iştahını kırmamalı ve yatırım kararlarının ertelenmesine neden olmamalıdır."

Yılmaz: Ekonomimizin verimliliğini artıran politikalarımızı tavizsiz biçimde uygulamaktayız Haber

Yılmaz: Ekonomimizin verimliliğini artıran politikalarımızı tavizsiz biçimde uygulamaktayız

Yılmaz, 2026 yılı birinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. "Türkiye ekonomisi, küresel ekonomideki çoklu krizlerin ve bölgemizdeki jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde, sağlıklı politika çerçevesi ve sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda dayanıklılığını korumaktadır." değerlendirmesini yapan Yılmaz, son 23 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı sergileyen ekonominin bu yılın birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüme kaydettiğini bildirdi. Yılmaz, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki çeyreğe göre kaydedilen yüzde 0,1 büyüme oranının ise iktisadi faaliyetteki dirençli seyri ortaya koyduğuna işaret ederek, "2025 yılında tarihi bir rekorla 1,60 trilyon dolar olan gayrisafi yurt içi hasılamız, 2026 yılı ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda 1,64 trilyon dolara ulaşmıştır." bilgisini paylaştı. Üretim yönünden GSYH bileşenleri incelendiğinde, sektörel bazda beklenen ayrışmaların gerçekleştiğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz yıl olumsuz hava koşullarının etkisiyle küçülen tarım sektörü bu dönemde bir toparlanma sergileyerek yüzde 4,6 oranında büyümüştür. İnşaat dahil hizmetler sektörü aynı dönemde yüzde 3,4 oranında büyüme kaydetmiş olup sektörün büyüme hızındaki yavaşlama dezenflasyon programıyla uyum içinde gerçekleşmiştir. Sanayi sektörü ise dış talepteki yavaşlamanın bir yansıması olarak bu çeyrekte yüzde 0,8 oranında daralmıştır. Bu gelişmede ramazan ayının, 2026 yılında yılın ilk çeyreğine kayması nedeniyle gerçekleşen işgünü kayıplarının da etkisi bulunmaktadır. 2026 yılı ilk çeyreğinde iş gücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı ise yüzde 38,1 oranıyla tarihi en yüksek seviyesine ulaşmıştır." Harcamalar yönünden makroekonomik kompozisyon değerlendirildiğinde, nihai yurt içi talebin iktisadi faaliyetin sürükleyicisi olmaya devam ettiğinin görüldüğüne işaret eden Yılmaz, "Bu çerçevede toplam tüketim harcamaları yüzde 4,4 oranında artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 3 oranında büyümüştür. Toplam tüketim harcamaları tarihsel ortalamasının altında artarken yatırımlardaki artış eğiliminin korunması üretim kapasitesinin güçlendirilmesi açısından olumlu bir görünüme işaret etmektedir." değerlendirmesinde bulundu. "KÜRESEL SINAMALARI YAKINDAN TAKİP ETMEKTEYİZ" Yılmaz, deprem illerindeki yeniden inşa ve ihya faaliyetlerinin etkisiyle ivmelenen inşaat yatırımlarının, bu dönemde geçmiş dönemlere kıyasla bir miktar yavaşlayarak yüzde 3,3 oranında arttığını bildirdi. Dış ticaret tarafında ise başta Körfez ülkeleri olmak üzere Türkiye'nin ticaret ortaklarındaki zayıf dış talep görünümünün yanı sıra küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisiyle net mal ve hizmet ihracatının büyümeyi geçici olarak sınırlayıcı etkide bulunduğunu ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Ülkemizin ekonomisinde gerçekleşen büyüme oranları, uyguladığımız makroekonomik istikrar programının hedefleri ve ekonomide tesis edilen sürdürülebilir ve küresel krizlere direnç gösteren yapıyla uyumlu bir görünüm sunmaktadır. Orta Vadeli Program (2026-2028) çerçevesinde belirlediğimiz ana istikamet ve hedefler doğrultusunda ekonomimizin verimliliğini artıran ve şoklara karşı direncini güçlendiren politikalarımızı tavizsiz biçimde uygulamaktayız. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gerginlikleri ve küresel sınamaları makroekonomik dengeler üzerindeki olası yansımaları bakımından yakından takip etmekteyiz. Bu çerçevede ilgili tüm kurumlarımız makroekonomik istikrarı korumaya yönelik araçları gerektiğinde eş güdüm içerisinde kararlılıkla devreye almaktadır. Son dönemdeki küresel ekonomik tahminler çerçevesinde 2026 yılının tamamında büyüme oranı açısından OVP hedeflerine yönelik aşağı yönlü riskler ortaya çıkmakla birlikte söz konusu riskler etkin biçimde yönetilmekte olup yıl genelinde büyümenin OVP hedefine yakınsayacağı beklenmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.