SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

ŞehirMedya - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Kacır: OSB'lerimizin sayısını 191'den 373'e yükselttik Haber

Bakan Kacır: OSB'lerimizin sayısını 191'den 373'e yükselttik

Kacır, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Termal Çamur Kurutma Tesisi ile Hizmet Binaları Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, İzmir'e yeni projeler kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Açılışı yapılan tesisin 172 milyon lira yatırım büyüklüğüne sahip olduğunu ifade eden Kacır, tesisin, üretim altyapısını güçlendireceğini, çevreye duyarlı sanayi anlayışını destekleyeceğini ve atık yönetiminde verimliliği artıracağını aktardı. Bakan Kacır, çeyrek asra, yüz yıla bedel başarılar sığdırdıklarını, ülkeyi küresel fırtınalara karşı korunaklı, üretim altyapısı sağlam bir liman haline getirdiklerini belirterek, "Türkiye'yi dünyanın önde gelen üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasında taşıdık. Üstelik tüm bu kazanımları küresel ölçekte kırılganlıkların derinleştiği bir dönemde, çatışma ve savaşların gölgesinde gerçekleştirdik." diye konuştu. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda sanayiyi daha da ileriye taşımakta kararlı olduklarını dile getiren Kacır, organize sanayi bölgelerini yurdun her köşesine yaymayı, Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına taşımak için öncelikli olarak gördüklerini anlattı. Bu anlayış doğrultusunda OSB'lerin sayılarının arttığını vurgulayan Kacır, "2002'den bu yana OSB'lerimizin sayısını 191'den 373'e, OSB'lerde üretimde olan fabrika sayısını 11 binden 60 bin 800'e, çalışan sayısını ise 415 binden 2,7 milyona yükselttik." bilgisini paylaştı. İzmir'in, Türkiye Yüzyılı hedefine en güçlü katkıyı sunan şehirlerin başında geldiğini aktaran Kacır, "Son 23 yılda şehrimizdeki planlı sanayi altyapısını güçlendirmek için 4 OSB'yi daha şehrimize kazandırdık. OSB'lerin sayısını 14'e çıkardık. OSB'lerimizde 97 bin ilave istihdam oluşturduk." ifadesini kullandı. Kacır, kentte 5 endüstri bölgesi, 6 teknopark, 103 AR-GE merkezi ve 28 tasarım merkezi bulunduğunu, KOBİ'lere de KOSGEB aracılığıyla 15,4 milyar liralık destek sağlandığını dile getirdi. Kentteki yatırım teşviklerine değinen Kacır, şunları kaydetti: "Yatırım teşvik sistemimizle, şehrimizde gerçekleşecek 1,2 trilyon lira yatırımın ve 188 binin üzerinde istihdamın önünü açtık. Yeni teşvik sistemimizle ilimizde yapılacak yatırımlarda istihdam edilecek çalışanların SGK işveren payının yarısını, yatırımın organize sanayi bölgelerimizde gerçekleşmesi durumunda 1 yıl boyunca bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardık. 9,25 puan finansman desteği sunuyoruz. Yatırımın niteliğine göre yüzde 30'a varan yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi sağlıyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti veriyoruz." YEREL KALKINMA HAMLESİ TEŞVİK PROGRAMI Yeni teşvik sistemiyle şehirlerin potansiyelini harekete geçirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Kacır, "Yüzer deniz üstü rüzgar türbini platformu üretim tesisi ile sürdürülebilir havacılık yakıtı için bitkisel atık yağdan ham madde üretimi yatırımları için toplam 27 milyar liralık yatırım projesini destekleyeceğiz." sözlerini sarf etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İzmir'de aktarma elemanlarının üretimi, deniz ürünleri kaynaklı fonksiyonel gıda maddeleri üretimi, Küçük Menderes Havzası ilçelerinde doğa temelli turizm ve nitelikli kültür endüstrisi yatırımları alanlarında hayata geçirilecek toplam 11,5 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 46 proje başvurusu aldık. Bu projeler için 301 milyon liraya kadar finansman desteği ve yatırımın yüzde 50'si oranında vergi indirimi sağlayacağız." Kacır, İzmir Kalkınma Ajansı aracılığıyla İzmir'de yürütülen 703 kalkınma projesine 6 milyar 900 milyon lira destek sağladıklarını belirtti. "MİLLİ TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ KURULACAK" Bakan Kacır, "İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Ege Üniversitesi bünyesinde, öğrencilerimizin uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına da hazırlanacağı Milli Teknoloji Atölyelerimizi kuracağız." dedi. Bu atölyelerde fikirlerin projeye dönüşeceğini dile getiren Kacır, "Gençlerimiz, TÜBİTAK'ın 30 milyon liralık desteğiyle hayata geçecek bu atölyelerde tasarımdan üretime, yapay zeka uygulamalarından robotik sistemlere kadar geniş bir alanda yetkinlik kazanacak, fikirlerini projeye dönüştürecek." değerlendirmesinde bulundu. İzmir Valisi Süleyman Elban da sanayicilerin birçok anlamda tamamlayıcı işler görebildiğini ifade ederek, atıkların bertarafının, işlenmesinin ve geri kazanımının bir arada yapılmasının ayrı bir önem taşıdığını anlattı. Konuşmaların ardından Kacır ve beraberindekiler tesisin açılış kurdelesini kesti ve incelemelerde bulundu. Törene, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace ve davetliler katıldı.

Altın yatırımcısının yüzü üç aydır gülmüyor Haber

Altın yatırımcısının yüzü üç aydır gülmüyor

ABD ile İran arasında şubat aynın son günü başlayan ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açan savaş, varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili oluyor. Bu süreçte taraflardan gerilimi azaltıcı yönde gelen ya da risklerin artmasına neden olan açıklamalar ise piyasalardaki oynaklığın artmasına yol açıyor. Boğazın kapanması sonucu yükselen enerji fiyatları ise önde gelen merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik tüm beklentilerin değişmesine neden oldu. Savaştan önce bu yıl faiz indirmesi beklenen ABD Merkez Bankasından (Fed) savaş sonrasında faiz indirimine gitmesi beklenmezken enflasyonist baskıların devam etmesi durumunda para piyasalarındaki fiyatlamalarda Bankanın yıl sonuna kadar faiz artırımına gidebileceği de tahmin ediliyor. Fed'in politikasına yönelik değişen beklentiler ise altın başta olmak üzere kıymetli madenlerin yönü üzerinde etkili oldu. Altının onsu, ocak ve şubat aylarında ABD yönetiminin Grönland'ı satın alma girişimi nedeniyle Avrupa ülkeleriyle yaşadığı gerilim, ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, teknoloji ve yapay zeka şirketlerindeki yüksek değerleme endişeleri ile merkez bankalarından gelen güçlü taleple yükselmişti. Bu yıla 4 bin 313 dolardan başlayan altının onsu ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 değer kazancıyla 4 bin 849 dolardan tamamlayan ons altının bu yükselişi şubatta da devam etti. Altının onsu şubat ayını yüzde 8,5 değer kazanarak 5 bin 263 dolardan tamamladı. Orta Doğu'da yaşanan söz konusu gelişmelerle değer kaybetmeye başlayan altının onsu martta 4 bin 99 dolara kadar gerilese de bu ayı yüzde 11,32 düşüşle 4 bin 667 dolardan bitirdi. Mart ayında yaşanan bu düşüş 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Nisanda yüzde 1 değer kaybeden altının onsu, mayıs ayında da yüzde 1,77 geriledi ve mayıs ayını 4 bin 540 dolardan tamamladı. Böylece altının onsu 3 ay üst üste değer kaybetmiş oldu. GÜMÜŞ 2 AYLIK DÜŞÜŞ SERİSİNİ SONLANDIRDI Söz konusu sebepler gümüş fiyatlarında da etkili oldu. Finansal bir varlık olmasının yanı sıra güneş paneli yapımı başta olmak üzere endüstriyel alanda önemli bir role sahip olması gümüş fiyatlarındaki oynaklığın artmasına neden oldu. Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan tamamlayan gümüşün onsu, yükselişini şubat ayında da sürdürdü. Şubat ayını yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan ons gümüş Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle mart ayında sert geriledi. Mart ayında 61 dolara kadar gerileyen gümüşün onsu bu ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayında yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan tamamladı. Gümüşün onsu, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolar oldu. YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON ENDİŞELERİNİ KÖRÜKLEDİ Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Hürmüz Boğazı'ndan yapılan gemi trafiğindeki uzun süreli aksama, petrol, doğal gaz ve rafine yakıt fiyatlarını yüksek seviyede tutarak, tarihsel olarak altın için daha az destekleyici bir piyasa ortamı yarattı." dedi. Jeopolitik gelişmelerin klasik bir güvenli liman arayışına yol açmak yerine yüksek enerji fiyatları üzerinden enflasyon endişelerini körüklediğini belirten Hansen, bu durumun tahvil getirilerini yükselttiğini, doları güçlendirdiğini ve Fed'in faiz indirimlerine ilişkin beklentileri azalttığını ifade etti. Hansen, değerli metal yatırımcıları arasında faiz beklentilerinin önemli olmaya devam ettiğine vurgu yaparak, "Faiz getirmeyen bir varlık olarak altın, faiz oranları düştüğünde daha cazip hale gelir çünkü onu elde tutmanın fırsat maliyeti azalır. Tersine, piyasalar faiz indirimi beklentilerini geri çektiğinde altın genellikle zorlanır." dedi. Hansen, bu dinamiğin son aylarda enerji fiyatlarındaki artış ve süregelen enflasyon riskleri karşısında yatırımcıların parasal gevşeme beklentilerini azaltmasıyla açıkça görüldüğünü kaydetti. Jeopolitik durumun istikrara kavuşması ve enerji şoklarının azalmaya başlamasıyla yatırımcıların, son yıllarda altın piyasasındaki yükselişi destekleyen yapısal temalara yeniden odaklanacağını öngören Hansen, merkez bankalarının altın talebinin bu temaların başında gelmeye devam ettiğini söyledi. Hansen, altında Çin'in talebinin de önemli bir destek kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.