Baro’nun ideolojik saplantısı ve Myrleia!

Türkiye’de her konuya ideolojik yaklaşan kesimler arasında Barolar her halde ilk sıralarda yer alır. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa’da da Baro, konulara ideolojik körlükle bakmaktan bir türlü kurtulamıyor. Bursa Baro Başkanı Gürkan Altun da her konuya ideolojik yaklaşan isimlerden. Bunun son örneği önceki gün yaşandı. Mudanya Belediyesi ile Bursa Barosu öncülüğü ve akademik odaların işbirliği ile önceki gün BAOB Yerleşkesi’nde “Myrleia’dan Mudanya’ya” resim-fotoğraf sergisi açılışı yapıldı. Myrleia Antik kenti gerçekten Efes Antik Kenti kadar önemli ve değerli bir tarihi değere sahip. Bu kentin kaynak bulunarak ortaya çıkarılması sadece Mudanya ve Bursa için değil Türkiye ve dünya içinde çok önemli bir adım olur. Bir gün umarız bu gerçekleşir. 2 bin 700 yıllık bilinen tarihin kazılarla daha da geriye gitmesi de olası. Bu kısa bilginin ardından tekrar konumuza Baro Başkanı Gürkan Altun’a dönelim. Serginin açılışında konuşma yapan Altun, Mudanya’da antik kentin liman kısmında yapılan ve yıllar süren yargı aşamasının ardından AVM olarak hizmet vermeye başlayan bina ile ilgili açılan davalarda mahkemenin olumsuz karar verdiğini dile getirdi. Ancak yeni cepheler açarak mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Baro Başkanı Altun, Mudanya’da yaşananların, yabancı sermayenin, 2011 yılında önce vurdumduymazlığıyla başlayıp, sonrasında “yerli ve milli sermayenin” para için tarihi yok etme kastına karşı süren bir mücadelenin öyküsü olduğunu söyledi.  AVM inşaatının önünü, adına imar barışı denilen affın açtığını hatırlatan Altun, adını vermediği AVM sahibi işadamına DOĞADER tarafından Koç Müzesi örneğiyle müze yapmasının önerildiğini belirtti ve işadamının “AVM’yi 20-30 yıl işlettikten sonra belki” dediğini duyduklarını söyledi ve konuşmasını şöyle bitirdi: “Mahkeme sürecinde üçüncü keredir bilirkişi incelemesi yapılan davada, rapordaki ve kurul kararındaki yasadışılıklar itiraz yoluyla açıklanmıştır. Umarız itirazlar yerini bulur ve gerçek anlamda bilimsel raporlarla iptal kararı verilir. Bu serginin açılışı ile birlikte, mahkeme kararı olumsuz olsa bile, mücadelenin yeni cepheler açılarak devam ettirileceğini kamuoyuna duyururuz.”

AVM’Yİ GÖREN ALTUN KARŞISINDA VERİLEN İMARI GÖRMEDİ

Başta da dediğimiz gibi olaya ideolojik bakınca sadece ideolojinize uygun gelen bölümü görüyor diğer kısımlarını görmüyorsunuz. Altun’un itiraz ettiği yeni cepheler açacağını söylediği AVM, Myrleia Antik Kenti’nin küçük bir kısmını oluşturuyor. Oysa aynı bölgede belediyeye ait birçok yapı var tarihi kent üzerinde. Üstelik AVM’nin hemen karşısında şu anda zeytinlik olan alanda Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’ın imzasını taşıyan 4 kat imar uygulaması var ve yakında inşaatların başlaması bekleniyor. Bölgede bulunan 2 bin 700 yıllık mozaiğe sadece 20-30 metre mesafede bu inşaat ruhsatlarının verildiği alan. Üstelik AVM’nin market olarak açılmasında verilen işletme ruhsatında da Hayri Türkyılmaz’ın imzası var.

Tüm bunları bir kenara bırakıp ideolojik yakınlığı nedeniyle Hayri Türkyılmaz’la aynı söylemleri dile getiren Altun’un Hayri Türkyılmaz’a örneğin belediyenin binalarını bu antik kentin üzerinden neden kaldırmıyorsun demesini beklerdik. 18 uygulaması yapılarak arsaya dönüştürülüp 4 kat imar verilen tarihi kent alanına neden izin verdiğini sormalıydı oysa. Başkan AVM’ye karşı çıkarken bölgede tek çivi çakılmasına karşı mücadele etmeliydin ve bu mücadeleyi yapalım demeliydi mesela. Ama demedi. Biz soralım Gürkan beye o halde. AVM’nin olduğu alan tarihi talan oluyor da antik kentin ana gövdesinin olduğu bilinen ve SİT derecesi düşürülerek imar yolunun açıldığı bu binanın karşısındaki alanın yapılaşmaya açılması talan olmuyor mu? AVM tarihi talana örnek oluyor da belediyenin kendi binalarına dokunmaması ve tarihi limanın üzerini açmak yerine bu binaların kullanılmaya devam etmesi daha az mı kusur oluyor?  Gürkan Bey Mudanya Belediyesi’ne karşı da bir hukuk mücadelesi başlatmayı düşünür mü? Yoksa ideolojik yakınlığı buna müsaade etmez mi? Soruları çoğaltabiliriz ancak şimdilik burada keselim.

BÜYÜKŞEHİR’DEN İŞPORTA VE İŞGALLERE SON!

Ramazan Bayramı öncesi Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş başkanlığında 17 ilçe belediye başkanının da katıldığı bir toplantı ile işporta ve işgallerin sonlandırılması kararı alındı. O kararın ardından bayram öncesi Bursa kent merkezinde işportacılara izin verilmesi. Bursa’nın merkezindeki o Çıfıtçı çadırı görüntü bu kez yaşanmadı. Bayramın ardından işi sıkı tutan Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı, Bursa’nın dört yanında işporta ve işgallere yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Mudanya sahilinde önceki gün esnafı gezerek masa sandalye, dolap vs işgallerini kaldırmaları uyarısında bulunan ve iki gün süre veren zabıta ekipleri dün sabah saatlerinde tüm sahildeki işporta ve işgalleri kaldırdı. Uzun süredir ilk kez sahil tertemiz ve gerçek anlamda halkın kullanacağı görüntüye büründü. Zabıta bundan sonra işgal ve işportaya izin verilmeyeceği uyarısında da bulunarak, aksi durumda yasal ve cezai işlemlerin yapılacağını da bildirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin Mudanya sahilinde de aynı uygulamayı yapmaya hazırlandığı belirtilirken, özellikle masa sandalye ve dolaplarla yapılan işgaller noktasında esnafın uyarıldığı, sahil bandında işgal ve işportaya asla izin verilmeyeceğini bildirdiği öğrenildi.

Büyükşehir Belediyesi’nin kararlı tutumu gerçekten takdire değer. İlçe belediyelerinin de kentimizin cadde ve sokaklarında düzenin sağlanması, insanların rahat yürüyebilmeleri ve olumsuz görüntülerin ortadan kalkması için üzerlerine düşen görevi yapmaları ile yaşanan aksaklıkların tamamen ortadan kalkacağı kesin. Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı bu doğru uygulamanın örnek olması ve kararlılıkla sürdürülmesi Bursa adıma önemli bir adım olacak.

İlginizi Çekebilir

2 gün önce evlenen genç, intihar etti

Kayseri’de, iki gün önce evlenen Aydın E. (25), girdiği bunalım sonucu kendini iple su borusuna ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir