Darbeci Yurdakul Akkuş hem kendini hem yancılarını kurtarma peşinde: Darbe girişimi yokmuş!

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Bursa'da sözde "sıkıyönetim komutanı" olmayı beklerken "yakalanan ilk darbeci" olan dönemin İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş ve 5'i tutuksuz 15 sanık hakkındaki ilk derece mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından usulen bozulmasının ardından, sanıkların istinaf mahkemesinde yeniden yargılanmalarına başlandı.

Darbeci Yurdakul Akkuş hem kendini hem yancılarını kurtarma peşinde: Darbe girişimi yokmuş!

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla, sanık yakınları, avukatları ve Cumhurbaşkanlığı vekilleri katıldı. Tutuksuz sanıklardan B.D. sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılmadı. Mahkemede, dönemin Erkan Başkanı Albay Kemal Şahintürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tanık sıfatıyla dinlendi. Darbe gecesi yaşananları anlatan Şahintürk, "Darbeye kalkışan 6 generalin örgüte üye oldukları ve bunların yargılanacakları yönündeki duyumlar bizim rütbelerimizdeki komutanlarca darbe girişiminden önce de biliniyordu. Ben kalkışmayla ilgili ilk arandığımda bu yüzden bunun FETÖ'nün kalkışması olduğunu bu yüzden direkt anladım." diye konuştu.


“SALDIK TÜM PERSONELE EVLERİNE GİTMELERİNİ SÖYLEDİ”
Şahintürk, dönemin Garnizon Komutanı emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık'ın garnizon önünde tüm personele eve gitmelerini söylediğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bir kısım personelin durumdan habersiz olması iletişim çağında bence pek mümkün değil. Komutanın bağırarak nizamiyedekilere evlerine gitmelerini söylediğinde askerlerin de aralarındaki iletişimi ve ailelerinin ve tanıdıklarının da durumun ne olduğunu sormaları mümkün olduğu için, komutanın emrini bilmemek, anlamamak pek mümkün görünmüyor. Bu olay Türk siyasi tarihinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en hain, en karanlık gecesidir. Bunu o gece Garnizon Bölge Komutanlığına gelen bazılarının bilmemesi, anlamaması durumunu ben pek mümkün görmüyorum. Yaşadığımız şeylerin ışığında hava yeni kararmıştı diye düşünüyorum zamanı anlamak açısından.


ŞAHİNTÜRK KALKIŞMAYA GÖZ YUMDU İDDİASI
Tanık beyanlarına karşı savunma yapan Yurdakul Akkuş, darbe girişiminin ardından Seyfullah Saldık'ın bir televizyon programında Albay Kemal Şahintürk ile ilgili ifadelerinden bahsederek, Şahintürk'ün 15 Temmuz gecesi kendisinden rütbeli olmasına rağmen müdahale etmediği ve dolayısıyla kalkışmaya göz yumduğu iddiasında bulunarak, "Bir disiplinsizlik durumunda her üst müdahale eder, kaldı ki böyle bir durumda her üst müdahale etmeliydi." sözlerini sarf etti. Mahkeme başkanının "Savunmanızla bizi darbeye karışmadığınız iddiasına mı yönlendiriyorsunuz? Tanığın beyanlarına ilişkin savunmanıza odaklanırsanız daha etkili yol alırız" uyarısı üzerine Akkuş, şu ifadeleri kullandı: "Saldık girdi nizamiyeye 'Ben cumhurbaşkanının, başbakanın emrindeyim, helal süt emdim' diyor. Darbeden falan bahsetmedi. Ben anladım darbeyi kastettiğini ancak oradaki garibanlar anlamazdı. Ben ne olduğunu gelen emirlerden dolayı anladım ama diğer garibanlar anlamaz. Şahintürk iddialarında darbeden bahsettiğini söylüyor Saldık'ın, yalan. Benim imkanım vardı vurup öldürmeye, makam aracımda beş silah, mermi ve şarjörler vardı. Şahintürk'ü öldürebilirdim, ona bile gerek yok bir yere kapatabilirdim. Hatta aynı şeyi Saldık'a da yapabilirdim. Bursa'da baştan sona emir komuta zinciri bozulmamış, şiddet, cebir yok, darbe girişimi yok. Ben Ankara ve İstanbul'dakilere iştirakten ceza aldım. Darbeci dediğiniz, sıkıyönetim komutanı olduğunu bildiğiniz kişiyi içeri alıyorsunuz, diğerlerine 'girmeyin' diyorsunuz, bu bir çelişkidir." Ardından sanıkların ve müdafilerinin tanık beyanlarına karşı diyecekleri soruldu. Sanıklar ve avukatları, tanığın aleyhe olan beyanlarını kabul etmediklerini dile getirdi.


"SANIKLARIN EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMALARI ÜLKEMİZ ADINA EN BÜYÜK TEMENNİMİZ"
Cumhurbaşkanlığı vekili avukatlardan Rifat Bakan ise 15 Temmuz gecesi yaşananları değerlendirerek, "Darbe girişiminin tekrar edilmemesi, özellikle sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmaları ülkemiz ve vatandaşlarımız adına en büyük temennimiz. Biz vatandaşlar olarak köprüde insanların direnişini izlediğimizde bunun bir kalkışma olduğunu anladık. Komutanın bağırarak herkesin evine gitmesini söylediğinde, bunu duyan ve emre karşı gelip darbecinin emrine uyanların yaptığı açıkça suçtur bize göre." dedi. Yapılan değerlendirmede, sanık avukatlarının bazı talepleri üzerine, mahkemede sanıkların savunmalarının Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla alınması ve son sözleri sorularak yargılamanın tamamlanması, emsal nitelikteki benzer bir karara atıfta bulunularak usulen hukuka aykırı bulundu.  Sanık avukatlarının bazı temyiz taleplerinin reddedildiği değerlendirmede, şu ifadelere yer verildi: "Yargılama sırasında ceza infaz kurumlarında tutuklu olarak bulunan, duruşmalarda ve temyiz dilekçelerinde 'SEGBİS ile kendini ifade edemediği' belirtilen sanıklar Yurdakul Akkuş, Erkan Şen, Duran Demir, Erkan Demirtemel, Ayhan Şen, Mustafa Ekici, Kemal Şendur ve İbrahim Çetin'in hükümden önce yayımlanarak yürürlüğe giren kanun maddesine göre, olaya özgü ve yeterli gerekçe ile belirtilmeden mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunmaları alınıp son sözleri sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanması ve kurulan mahkumiyet hükümlerine esas alınan, suçun oluşu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık Kemal Şahintürk'ün beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya SEGBİS kullanılmak ya da usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması, kanuna aykırıdır. Sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozma sebebi ve usul ekonomisi gözetilerek dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine oybirliğiyle karar verildi.


İLK DERECE MAHKEMESİ VE İSTİNAF KARARLARI
FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili ilk gözaltına alınan isim olan, çantasından "sıkıyönetim atama listeleri" ve "yeni yapılanma" dokümanları çıkan Yurdakul Akkuş'un 15 Temmuz 2016 gecesi gözaltına alınmasıyla, teşebbüsün seyri değişmiş, çantadaki belgelere göre operasyonlar hızlanmıştı. Akkuş'un çantasındaki dokümanda, sözde sıkıyönetim sırasında başa geçecek 81 il valisi askerler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) komuta kademesinde görevlendirmeler ile darbecilerin yönetim planı şemaları ve ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarının başına geçecek isimlerin listesinin yer aldığı ifade edilmişti. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Akkuş, 11 Temmuz 2018'deki duruşmada ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılmıştı. İlk derece mahkemesinin kararını değerlendiren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, 16 Ocak 2020'de, yargılamayı ve verilen hapis cezalarını hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Akkuş ve diğer sanıklara yerel mahkemece verilen ve istinaf mahkemesince hukuka uygun bulunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını, sanıkların son savunmalarını görüntülü sistemle yapmalarının savunma haklarını kısıtladığı ve usulen bazı diğer gerekçelerle bozmuştu.


AKKUŞ’A YENİDEN YARGILANDIĞI DAVADA ARA KARAR
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Bursa'da sözde "sıkıyönetim komutanı" olmayı beklerken "yakalanan ilk darbeci" olan dönemin İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş'un aralarında olduğu 11'u tutuklu 16 sanık hakkındaki ilk derece mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından usulen bozulmasının ardından, sanıkların istinaf mahkemesinde yeniden yargılanmasına dün de devam edildi. 


Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla sanık yakınları ve avukatları katıldı.Cumhurbaşkanlığı adına müdahil olan avukatlardan Rifat Bakan, dönemin Garnizon Komutanı emekli Tümgeneral Seyfullah Saldık'ın personelin evlerine gitmelerine yönelik emrinin çok açık olduğunu belirterek, sanıkların "yoldaydım, duymadım" gibi ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Sanıkların, tutuklanana kadar görev başında olduğunu anlatan Bakan, "Türkiye'de darbeler emir komuta zinciri içinde yapıldı. Akkuş kendi ismini de görmüş listede, derhal reddetmesi gerekiyordu." dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamını, sanık ve avukatlarının tevsii tahkikat (soruşturmanın genişletilmesi) taleplerinin reddini ve tutuksuz yargılanan Bilal D'nin tutuklanmasını talep etti. Sanıkların ve avukatlarının dinlenilmesinin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu 11 sanıktan Mustafa Ekici, Yılmaz Gündüz, Murat Yıldırım ve İbrahim Çetin'in tahliyelerine karar verdi. Tutuksuz yargılanan 5 sanıktan Bilal D'nin tutuklanmasına, aralarında Yurdakul Akkuş'un da bulunduğu 7 sanığın ise tutukluluğunun devamına karar veren heyet, duruşmayı erteledi. 
 

Anadolu Ajansı ( AA )

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19