FAZIL Say’ı asalım!

Bu Fazıl Say iyice zıvanadan çıktı. Cenaze namazı kıldığı yetmiyormuş gibi bir de Sayın Başkanımızı konserine davet etti. Üstelik piyanosunun üzerinde Atatürk heykeli de yok. Bırakın heykeli insan bir çıkartma yapıştırır. O bile yok. Utanmadan kalkıp Sayın başkanımızın verdiği hediyeyi kabul etti. Onunla tokalaştı. Sahneye birlikte çıktı. Asılması lazım bunun. Suçu büyük…

Yukarıdaki satırlar hiciv amaçlı yazılmış olsa da sahiden böyle düşünenlerin de olduğunu bilmenizi isterim.

Say, Sayın Başkanımızı konserine davet ettiğinde önce bir umutlandılar. Bunlara göre, Say’ın bu daveti anlamlıydı. Öyle ya, gerici Tayyip’in konserde işi olmazdı. Ona bir ders vermek için yapılmış bir davetti bu. Hani “gel bir konser dinle de fikrin değişsin.” Gibilerden. Hani “Bir bira içse, dans etse…” türünden bir davet olduğunu düşündüler. Pek çoğuna göre “Tayyip o konsere gitmezdi.”

Bazıları da nalına mıhına konuşup sözde bunu destekler görünürken çaktırmadan giydirmeye çalıştı.

Sayın Başkanımız da bunlara ters köşe yapıp konsere gidiverdi. Bir sanatçıya saygıydı bu. Nazik davete icabetti. Klasik müziği de dinleyebildiğini, bunların yaftalamaya çalıştığı gibi bu işin ilericilikle gericilikle alakası olmadığını gösterdi. Sanata, sanatçıya değer verdiğini ispat etti. Âşık Veysel’in bir plağını hediye etti. Burada çok ince bir nokta vardı elbet.

Fazıl Say ise jeste karşı jest yaptı. Kendi CD’lerini imzalayıp verdi.

Sayın Başkanımız Say’ı Külliye’ye de davet etti. Bu davete icabet edilir mi bilemeyeceğim. Neden böyle söylediğimi aşağıda arz edeyim.

O pek beğendikleri Fazıl Say’ın Sayın Başkanımıza yaptığı davete başka anlamlar yüklemeye çalışan güruh sükûtu hayale uğradı. Durum bekledikleri gibi olmamış, olaylar istedikleri gibi gelişmemişti…

Şimdi bir inkâr içerisindeler. İlk şoku atlattıktan sonra da linç başlayacak. Hatta bazı kesimlerde başladı bile.

Fazıl Say’ın cenaze namazı kılmasına dil uzatanlar ile Atatürk’ün mezarında Fatiha okunmasına tepki gösterenlerle aynı güruhtur. Bunlar yaratılan Pagan dininin meczupları ve militanlarıdır. Bu tipler bazı sosyal medya hesaplarından “Fazıl Say kendini sattı. Dönek herif. Yalakalık yapıp kendini yüceltmeye çalışıyor.” Gibisinden saldırıyorlar. Herhangi bir Fazıl Say haberini herzaman birinci sayfadan vermiş olan Sözcü Gazetesi, haberi internet sitesinde şöyle ufaktan bir verip sonra yok ettiyse de basılı gazetede birinci sayfada tek sütun bile ayırmadı. İstedikleri olmadığından kahrolmuşlardı çünkü.

Say şimdi linç edilecek. Davete icabet edip Külliye’ye gidecek olursa da bu kesim onu artık sanatçıdan saymayacak. Küfürlerin bini bir para olacak ve yazımın girişinde hiciv maksatlı yazdıklarımın on mislisi söylenecek.

Fazıl Say bu riski alıp da davete icabet ederse gerçek bir sanatçı olduğunu ve davetindeki içtenliğini de ispatlamış olacak. Bu ayrı bir konu.

Gelişmeler ne gösterir bilinmez. Hep birlikte göreceğiz…

 

İlginizi Çekebilir

BTSO’dan Almanya Başkonsolosluğu’na ziyaret

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, İstanbul’da bulunan Almanya Başkonsolosluğunu ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir