Korkaklığını örtmeye çalışıyor:  Bu nasıl pişkinlik!

Türkiye’nin varlığına kast ve işgal hedefli FETÖ terör örgütü darbe girişiminin üzerinden geçen 6 yıla rağmen dönemin Bursa Valisi ve Gelecek Partisi Kurulcular Kurulu Üyesi İzzettin Küçük, ortaya atılan onlarca iddia ve soruyu yanıtsız bıraktı. Küçük, akıllardaki soru işaretlerini gidermek yerine Bursa’da bir internet sitesine verdiği mülakatta adeta kendisini kahraman ilan etti. Bir kez daha eski Vali Küçük’e gerçekleri açıklaması için çağrıda bulunuyoruz, sorularımıza cevap verin!

Korkaklığını örtmeye çalışıyor:  Bu nasıl pişkinlik!

Bursa’da 15 Temmuz darbe girişiminin yapıldığı gece konutunun güvenlik kulübesinde sabahlayan dönemin Valisi İzzettin Küçük, o geceye yönelik bir internet sitesine mülakat verdi. Mülakatta, Valilik konutundaki güvenlik noktasını kriz merkezine çevirerek Vali Yardımcısı Ergun Güngör'e Valiliğin açılmasını ve Vali Yardımcılarının makamlarına gitmeleri emrini verdiğini dile getiren Küçük, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan meydanlardayken neden konutundan çıkmadığını kriz merkezini orada kurduk diye geçirtiyor. 


Röportajda kendisi konuttan çıkmamasına rağmen Vali Küçük'ün ikinci emrinin emniyet, asker, kaymakam ve belediye başkanlarına verdiğini söylediği belirtildi. Dahası ikilem yaşamadığı da ifade ediliyor. Vali İzzettin Küçük’e daha önce de sorduğumuz soruları yineliyoruz! Bursa Şehir Gazetesi olarak bir çok belgeyi ve olayı kamuoyu gündemine taşıyan bir yayın organı olarak, karanlıkta kalan ve kamuoyunun zihninde soru işareti bırakan soruları yanıtlamaktan neden kaçınıyorsunuz?


İŞTE YANIT BEKLEYEN SORULAR
Bursa’daki darbe olayıyla ilgili olarak Valilik konutunda düzenlediğiniz basın toplantısında elinizdeki Jandarma olay tutanaklarına rağmen Bursa’da garnizona girip Yurtta Sulh Çetesinin gönderdiği sıkıyönetim emrini alıp bu hain darbe emrini Bursa’da ilçe Jandarmalarına fakslatarak, il Jandarma Garnizon Komutanlığı’nda FETÖ adına darbeye girişen Darbeci albay Yurdakul Akkuş’un bu eylemini neden söylemediniz?  


Basın açıklamanızda darbeci albayın Garnizonu ele geçirdiğini neden ifade etmediniz?  
Darbeden hemen sonra “Valilik Özel” çıkışlı olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yazdığınız  “Darbe olayı raporu”nda tıpkı basın açıklamanızdaki gibi Garnizondaki silahlı eylemlere hiç değinmeden Darbeci Albay Akkuş için “Bölge Komutanı Garnizona almadı” şeklinde doğru olmayan bir raporu neden yazdınız? 
Elinizdeki Jandarma olay tutanaklarına ve hakikate aykırı olarak darbeci albayın Garnizona girip FETÖ’cü darbeye giriştiğini neden Bakan Süleyman Soylu’ya rapor etmediniz?                                       
Yine neden, basın açıklamanıza ve Bakanlığa verdiğiniz rapora, Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık’ın gece nizamiyede darbe emri ileten Fetöcü Darbeci Uzmanı yumruklayıp dövdüğünü Darbeci albayı  kovalayıp yakasından sürükleyerek Nizamiye kapısından dışarı attığını ve silahlıkları kapattırarak Garnizonda silah ve mermi alan askerleri de yakalatıp önlediğini yazmadınız?  
Bölge Komutanı Seyfullah Saldık Paşa darbenin ertesi sabahında sargılı ayağını Valilik makamında size gösterip bu ayağımla ben darbeci uzmanı dövdüm ve darbeci albayı kovalayıp yakasına yapıştım diye bilgi vermesine rağmen bunu neden kamuoyuna bildirmediniz?


DARBECİ ALBAYI EVİNİZE NEDEN DAVET ETTİNİZ?
Seyfullah Saldık Paşa’nın darbeci dövmesini neden Bakan Efkan Ala beye rapor etmediniz de sessiz kaldınız?  
Neden, Garnizonda silahlı eylemlere girişmiş ve apaçık darbeci olduğu ortaya çıkmış albay Yurdakul Akkuş hakkında gözaltı kararı alındıktan sonra darbeci albay tamda gözaltına alınacakken bizzat telefon edip darbeci albayı evinize çağırdığınız ve Saat 00.10 yapılacak gözaltını tam 30 dakika beklettiniz? 
Tanık ifade tutanaklarında da doğrulanmışken neden darbeci albayı evinize çağırdığınızı bunu düşünmesi içinde mühlet verdiğinizi  böylelikle  yarım saat darbecinin gözaltına alınmasını geciktirdiğinizi neden hala gizliyorsunuz?  
Polis tanık ifadesinde ve yüzbaşının ifadesinde, gözaltı için Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı’na Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık’ın emir verip yüzbaşıyı gönderdiği ve Yüzbaşıya talimat verip Osmangazi’de kapıyı açtırıp polis ekibini içeri aldırdığı, yüzbaşıların refakatinde gözaltının yapıldığı açıkça yazılı değil mi? Hal böyleyken neden Seyfullah Paşanın gözaltına emir ve talimat verip yaptırdığını rapor etmediğiniz gibi, neden kamuoyundan gizlediniz? 
Darbe listeleri Bursa’da ele geçtiğini ifade etmenize rağmen, bu listelerin içinde olduğu çantanın gözaltı yapılan Osmangazi’de jandarma karakolunda masada kaldığını, Uzman Jandarma Çavuş. E. Yüksel tarafından Acemler polis merkezine götürülüp teslim edildiğini neden gizliyorsunuz? 
Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık darbe gecesi şu an Jandarma Genel Komutanı olan Orgeneral Arif Çetin’e yazıp gönderdiği resmi raporda,  gözaltını yaptırdığı ve Uzman  Çavuş  E. Y tarafından Osmangazi’de kalan çantanın polise götürülüp teslim edildiği ve çanta içinde il il sözde Sıkıyönetim Komutanları Listelerinin olduğu açıkça yazılı olmasına rağmen, neden bu resmi rapora aykırı bir şekilde sanki listeler polise teslim edilmemiş gibi bir algı oluşturuyorsunuz? 
Seyfullah Paşanın resmi yazısını tanık ifadesi de doğrulamışken neden hala resmi tutanaklara aykırı beyanda bulunuyorsunuz? 


MEYDANA GELİP HALKLA NEDEN BERABER OLMADINIZ?
Darbe gecesi şehir merkezinde Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe tarafından darbeye karşı toplantı düzenlenmişken ve Altepe tarafından toplantıya çağrılmanıza rağmen telefonda “Şu an oraya gelmem uygun olmaz” diyerek, neden meydana gelmekten imtina ettiniz?  Oysa saat 00.30’da hem de Cumhurbaşkanı meydanlara inin emrini vermişken,  meydana gelip darbeye karşı milletin yanında durup, halka konuşma yapmamanızın gerekçesi nedir? Belediye başkanı Uludağ’dan inip miting  düzenleyip sizi çağırmasına rağmen, bunu kabul etmediğinizi neden itiraf etmiyorsunuz? Valilik varken neden Valilik konağının güvenlik kulübesinde sabahladınız? Vali yardımcılarını Valiliğe gönderirken siz neden gecenin ilerleyen vakitlerinde başsavcının yanına gittiniz?


YAŞANANLARIN RAPOR EDİLMEMESİ ANAYASAL SUÇ DEĞİL Mİ?
Sonuç olarak, Bursa’daki en üst yetkili olan ve Cumhurbaşkanı’nı temsil eden Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi eski Vali İzzettin Küçük’ün olay gecesi ve sonrasında attığı adımlar ve hazırladığı raporlarla ilgili ciddi iddialar ve belgeler var. Küçük’ün bu iddia ve belgelere yanıt vermek yerine verdiği mülakatta kendisini adeta 15 Temmuz kahramanı ilan ediyor. Oysa gerçekler er geç ortaya çıkıyor. Süleyman Soylu ve Efkan Ala’ya verilen raporlar eksik, üstelik garnizonda yaşanan darbe eylemlerinin rapor edilmemesi de Anayasal suç! Tekrar İzzettin Küçük’e kamuoyu önünde bu iddiaları yanıtlaması çağrısında bulunuyoruz!


Alpaslan YILDIZ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turgut çolak
Turgut çolak - 3 hafta Önce

Böyle rezillik olmaz artık birileri dikkate alsın şu yazılanları yazık günah

İsmail kara
İsmail kara - 3 hafta Önce

Artık dikkate alınsın şu yazılanlar insanları özellikle böyle kahraman komutanları haksız yere mağdur edenlere hesap sorulsun

İsmail kara
İsmail kara - 3 hafta Önce

Artık dikkate alınsın şu yazılanlar insanları özellikle böyle kahraman komutanları haksız yere mağdur edenlere hesap sorulsun

Mustafa şal
Mustafa şal - 3 hafta Önce

İddialar araştırıp derhal gereken yapılmalı en azından mağdur edilen şu kahraman komutanımızın mağduriyeti giderilmeli

Gülay taş
Gülay taş - 3 hafta Önce

Belliki bir mağduriyet var . Ama bilinçli ama o anki kargaşadan ötürü . Fakat giderilmeyecek bir mağduriyet değil . Sayın cumhurbaşkanımız konuyu bilse gerekeni kesinlikle yapacaktır .

Murat N.
Murat N. - 3 hafta Önce

Seyfullah Komutanımla Diyarbakır da çalışma şerefine ermiş biri olarak kendisi Vatanına milletine bağlı Kahraman bir insandı..Askeriyle dağa çıkar, kar da beraber yatardı..Terörle gerçek anlamda mücadele eden bir insandı..Sayın komutanımızın mağduriyetinin giderilmesini umuyorum..Memleketin böyle şerefli komutanlara ihtiyacı var.

İsmet Kaya
İsmet Kaya - 3 hafta Önce

Sayın Komutanımla çalışma şerefine nail olan bir asker olarak bunları yazıyorum ve bunları hakettiğine inanmıyorum. Çünkü Komutanım hakikaten milliyetçi, vatansever, kahraman bir askerdir. Terörle mücadelesindeki başarılarını bilmeyen yoktur. Böyle bir insana yapılan reva değil. Umarım tez elden mağduriyeti giderilir.

F.Akbaş
F.Akbaş - 3 hafta Önce

İddialar titizlikle araştırılmalı kahraman Komutanlarımızın uğradıkları haksız maduriyettleri giderilmeli diye düşünüyorum.


SIRADAKİ HABER

banner19

banner24