Nilüfer’deki çöp evde dehşeti yaşayan 9 yaşındaki çocuk Türkiye’yi ayağa kaldırdı: Cem, devlet korumasında

Nilüfer’de çöp evde bitkin halde bulunan, bir yıldır burada hapsedildiği ortaya çıkan 9 yaşındaki çocuk için devlet seferber olurken, Türkiye’yi ayağa kaldıran olayla ilgili ayrıntılar da ortaya çıkıyor. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde tedaviye alınan 9 yaşındaki Cem M.A’nın ciddi bir gelişme geriliği olduğu açıklandı. Çocuk, devlet koruması altına alınırken, teyze de tutuklandı.

Nilüfer’deki çöp evde dehşeti yaşayan 9 yaşındaki çocuk Türkiye’yi ayağa kaldırdı: Cem, devlet korumasında

Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce, Bursa'da çöple doldurulan evin tahliyesi sırasında kapısı kilitli odada bulunan 9 yaşındaki çocuk devlet koruması altına alındı. Nilüfer’e bağlı Görükle Sakarya Mahallesi'nde teyzesinin çöple doldurduğu evin kilitli olan odasında baygın halde bulunan 9 yaşındaki Cem M.A, hastanedeki tedavisinin ardından savcılık kararıyla annesi Y.A'ya (38) teslim edildi. Antalya'ya dönen anne ile oğlu için Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, çalışma gerçekleştirdi. Çocuk, savcılık kararıyla müdürlük ekiplerince koruma altına alındı, annenin de kurumda veya evinde kalmasıyla ilgili çalışma başlatıldı. İl Müdürlüğü ekiplerinin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının talimatıyla aileye psiko-sosyal destek sağladığı, ekonomik olarak da destekte bulunacağı öğrenildi. Gelişim geriliği ve beslenme bozukluğu olduğu tespit edilen çocuk, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde tedavi altına alındı.


"CİDDİ BİR GELİŞME GERİLİĞİ MEVCUT"
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane ve rektörlük yönetimi ile gazetecilere, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde tedaviye alınan 9 yaşındaki Cem M.A'nın sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı. Üzücü bir haberle karşı karşıya kaldıklarını anlatan Özkan, "9 yaşındaki bir çocuğun hak etmediği bir muameleyle karşı karşıya kalması sonucundaki görüntüler hepimizi şoke etti. Kuzumuz şu anda Akdeniz Üniversitesinde, takip, tedavi ve bakım altında. Biraz önce yanındaydım, kuzumuzun genel durumu gayet iyi. Konuştuk, gülüştük. Küçük bir çocuğun bunu idrak etmesi çok da kolay değil. Ancak genel olarak baktığınızda gelişme geriliği mevcut. Doktorlarımızla konuştuk, 1 yıl içinde yavaş yavaş toparlayacaklar gibi görünüyor." diye konuştu. Özkan, pediatri servisinde tedavinin sürdüğünü, pediatrik gastroenteroloji, endokrinoloji ve çocuk psikiyatrisi bölümleri tarafından takip edileceğini vurguladı.


"GÜLÜMSÜYOR, BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİYOR"
Gelişme geriliğinin yanında, şu an çok algılayamadıkları ancak tedaviler ve takipler sırasında algılayabilecekleri ruhsal travmalarını göreceklerini anlatan Özkan, şunları kaydetti: "Önemli olan iki şey var, birincisi hiçbir canlının hak etmediği bu davranışı yapan insanların yanına kar kalmaması. Elbette o ailelerin durumlarını bilmiyoruz, yargılamak çok doğru olmayabilir ama vatandaş olarak hiçbir canlıya, kimsenin zarar verememesidir, vermeye kalkışmaması ve bunun en ağır yaptırımlarla karşılaşacağını bilerek buna kalkışmamasıdır. Yaptırımların biraz daha ağır olması gerekiyor. İkincisi de bu çocuğun ruhsal sağlığı açısından tüm toplumun görevi var. Ona sevgi vermek önemli. Devletimiz onu koruyacak. Çok iyi bakılıyor çocuğumuz." Üniversite olarak tıbbi müdahale, tedavi ve sevgi vereceklerini anlatan Özkan, "Çok güzel gülümseyen bir çocuk. Aslında ben daha korkak bir çocuk bekliyordum. Ama gülümsüyor, bizimle iletişime geçiyor. Bu, olumlu veriler. Uzun bir süreç olacak, önemli olan onu, yaşadıklarını geride bırakabilecek kadar güçlü yetiştirebilmek." dedi. Çocuğun olması gerekenin çok altında, bir deri bir kemik olduğunu dile getiren Özkan, tedavisinin yanında protein, kalori desteğiyle ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.


"HERHANGİ BİR ORGAN YETMEZLİĞİ TESPİT ETMEDİK"
Çocuğun genel durumunun iyi olduğunu vurgulayan Özkan, "Herhangi bir organ yetmezliği tespit etmedik ama çok ciddi bir gelişme geriliği mevcut. Biraz sıvı açığı var, onu takviye edeceğiz. Düşük kalorili başlayıp, sonra yüksek kaloriliye geçeceğiz. Amaç, yaşıtlarını görüntü olarak yakalayabilmesi." ifadelerini kullandı. Çocuğun okuma yazma bilmemesinin kendisini üzdüğünü belirten Özkan, çocuğun verdikleri oyuncaklarla mutlu olduğunu, taze fasulye yediğini, çorba içtiğini anlattı. Cem M.A'nın enerjisinin az olduğunu, 17 kiloda ve 1 metre 38 santimetre boyunda olduğunu ifade eden Özkan, "Onu çok sevdiğimizi söyledik, 'iyi ki aramıza geldin' dedik. Sevginizi aktarabilmeniz çok önemli. O 'Burada olmaktan mutluyum, çok fazla bir isteğim yok.' dedi. Oyuncağı görünce çok mutlu oldu." ifadelerini kullandı. Rektör Özkan, çocuğu topluma hızlı şekilde kazandıracaklarını belirterek, refakatçi olarak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden çalışanların olduğunu vurguladı. Başhekim Yıldıray Çete de uzun süren açlıktan dolayı aniden beslenmeye geçmemek gerektiğini söyledi. "Uzun süre açlıktan dolayı yeniden beslenme sendromu gelişebiliyor. Yüksek kalorili değil de düşük kalorili ve yavaş beslenme sürecine başlanacak. Bu, zaman alan bir süreç olacak." diyen Çete, en kısa sürede gereken takviyelerle çocuğu normal hayatına döndürebileceklerini söyledi.


ESNAF TANIK OLDUKLARINI ANLATTI
Kiraladığı evi çöplüğe çeviren ve yaklaşık 1 yıldır da 9 yaşındaki yeğenini bu evde alıkoyan teyze Kamuran Pınar A. adliyeye sevk edildi. Yaşanan dramı ise apartman girişindeki esnaf anlattı. Esnaf Dinçer Yılmaz, “Bizimle hiç muhatap olmazdı. Sadece akşamları elinde birkaç poşetle apartmana girip çıkardı” dedi. 


"GÜNDÜZ HİÇ GÖRMEDİM, ELİNDE ÜÇ BEŞ POŞETLE SADECE AKŞAMLARI GELİRDİ"
Yaşanan dramın ortaya çıkmasının ardından 9 yaşındaki çocuk koruma altına alındı. Çocuğu yaklaşık 1 yıl boyunca alıkoyan teyze ise adliyeye sevk edildi. Acımasız teyzeyi eve giriş çıkış yaptığında gördüğünü ve hiç konuşmadığını söyleyen cadde esnafı Dinçer Yılmaz, “Kadınla komşu olduğumuz için sadece akşamları girip çıktığını görüyorduk. Ben sabah saatlerinde girdiğini hiç görmedim. Akşamları gelip giderdi. Geldiği zaman ise elinde iki üç poşet olurdu. Ne bizimle ne de başka biriyle muhatap olmazdı. Kendi halinde bir kadındı. Birkaç kez bizden döner aldı. Onun haricinde hiç konuşmazdı. Hiç şüpheli hareketi yoktu. Gayet normal şekilde elinde iki üç poşetle inip çıkıyordu. Birkaç hafta önce ben sipariş için üst kata çıktığımda kapıyı açtığını fark ettim. Kapı açıldığı anda çok pis bir koku geldi. Bu durumu emlakçıya söylediğimde ‘Evet çok pis koku var, temizlik olmadığı için’ dedi. Halbuki kadın kapıyı açtıktan sonra o koku gelmeye başladı. Biz hiç şüphelenmedik. Kadın gayet bakımlı ve temiz giyiniyordu. Kadın akşamları burada kalmıyordu. Geliyordu, bir süre sonra çıkıp gidiyordu” dedi. Polis ekipleri tarafından Osmangazi’ye bağlı Setbaşı'nda bir kafede otururken gözaltına alınan teyze Kamuran Pınar A., emniyetteki sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.

“4 AYDA BU HALE GELDİ”
Öte yandan Emniyetteki ifadesinde teyze, 4 ayda bu hale geldiğini belirttiği yeğeninin hiçbir yardımı kabul etmediğini iddia etti. Kamuran Pınar A. emniyetteki verdiği ifadede şu cümleleri kullandı: “Yeğenim Cem Muhammet A.’ya 18 aylıktan bugüne kadar annemle birlikte biz baktık. Annem 2020 yılında öldükten sonra ben bakmaya başladım. Kardeşim Yasemin A. (38), annemin vefatından sonra çocuğunu alıkoyduğuma dair şikayette bulundu. Cem de bunu duyunca bizimle irtibatı kesti. Yemek yemiyor, temizliği kabul etmiyordu. Son 4 ayda bu hale geldi. Ben de etrafa zarar vermesin ve kaçmasın diye kapıyı kilitledim.” Anne Yasemin A.’nın Antalya’da özel bir markette çalıştığı öğrenilirken, yeğenini alıkoyan teyzenin ise 4 aydır işsiz olduğu ortaya çıktı. Alıkoyan teyzenin eşinin ise güvenlik görevlisi olduğu belirtildi.


KUZENİ DE KORUMA ALTINA ALINDI
Bu arada çöp evde bulunan çocuğun, 16 yaşındaki teyze kızı da koruma altına alındı. Görükle Sakarya Mahallesi'nde, teyzesi Kamuran Pınar A'nın çöple doldurduğu evdeki kilitli odada baygın halde bulunan ve koruma altına alınan 9 yaşındaki Cem M.A'nın ardından, kadının 16 yaşındaki kızı E.Z.A. ile ilgili de çalışma başlatıldı. 


BAKANLIKTAN AÇIKLAMA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Bursa'da çöp evde bulunan 9 yaşındaki çocuğun, savcılık kararıyla anneden alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kurumlarında koruma altına alındığını bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, Nilüfer’de bir çöp evde bulunan C.M.A. ile ilgili olarak sürece ilk andan itibaren müdahil olunduğu hatırlatıldı. Çocuğun velayetinin eşinden boşanan anne Yasemin A'ya verildiği, annenin çalışmak için Antalya'ya gittiğinde çocuğa anneannesinin baktığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Anneannenin vefatıyla beraber evde birlikte yaşadıkları teyze ile kalan küçükten bir süre sonra haber alamayan anne Yasemin A'nın 2020 yılında kayıp ilanı verdiği bilgisi edinilmiştir. Teyze Kamuran Pınar A'nın ev kirasını ödememesi nedeniyle mahkemece evin tahliyesine karar verilmiş ve hükmün icrası sebebiyle eve girildiğinde çocuk sağlıklı olmayan bir evde bulunulmuştur." Açıklamada, çocuğun genel durumuna ve sürece ilişkin şu bilgilere yer verildi: "Polis eşliğinde emniyete götürülen küçük çocuk, emniyetteki işlemlerinin ardından Bursa İl Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Müdürlüğümüzce çocuğun öz bakımları yapılmış, akabinde genel sağlık tetkikleri için hastaneye götürülmüştür. Hastane sürecinin ardından Bursa'da savcılık kararıyla anneden alınarak Bakanlığımız kurumlarında koruma altına alınmıştır. Teyze Kamuran Pınar A'nın 16 yaşında olan kendi çocuğuna da ulaşılmış ve Bursa'da koruma altına alınmıştır. Kamuran Pınar A. Bursa'da gözaltında tutulmaktadır."


“ANNE İKİ AY ÖNCE ŞİKAYETÇİ OLMUŞ”
Bursa'da çöp evde bakımsız halde bulunan çocuğun Antalya'da yaşayan annesi Y.A'nın, kız kardeşi hakkında oğlunu kaçırdığı iddiasıyla iki ay önce şikayetçi olduğu öğrenildi. Antalya'da koruma altına alınan 9 yaşındaki Cem M.A'nın annesi Y.A'nın 11 Mayıs'ta Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayete ilişkin verdiği ifadesinde, eşinden yıllar önce ayrıldığını, oğlunun velayetinin kendisine verildiğini söyledi. Oğlunu 19 aylıkken Bursa'da ikamet eden annesi Asuman A'ya verdiğini iddia eden Y.A, ifadesine şöyle devam etti: "Oğlumun bakımıyla annem ilgileniyordu. Ben de Antalya'da ikamet ediyor ve çalışıyordum. Bundan 6 yıl önce kız kardeşim eşinden ayrıldı ve annemle Bursa'da yaşamaya başladı. Annem iki yıl kadar önce vefat etti. Ben cenazeye gittim. Cenaze töreni İstanbul'da yapıldı. Cenaze sonrası kardeşim beni darbetti. Benim kalp ritim bozukluğu rahatsızlığım olduğu için olay sonrasında hemen Antalya'ya geldim ve şikayetçi oldum. Oğlum o gün orada kaldı. Sonrasında kendisinden hiç haber alamadım. Kız kardeşime de ulaşamadım. Oğlumun sağlık durumuyla ilgili bilgim yoktur. Hayatından endişe ediyorum. Oğlumun kaçırılması nedeniyle 2020'de şikayette bulundum. Ancak öğrendiğim kadarıyla Şile Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vermiş." Y.A, kardeşinin o dönem icra dairesine konu olmuş dosyasından sığınma evinde kaldığını öğrendiğini belirterek, "Oğlumun, tarafıma teslim edilmesini istiyorum. Kız kardeşimden oğlumu kaçırıp bu zamana kadar teslim etmediği için şikayetçiyim." ifadesini kullandı.
(AA-İHA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner24