SÜTAŞ’tan sendikalı işçi kıyımı

TÜSİAD eski başkanlarından Bursalı işadamı Muharrem Yılmaz'ın patronu olduğu SÜTAŞ’ta 4 işçinin daha sendikaya üye olmaları nedeniyle işten çıkarılmalarına tepkiler sürüyor. Yılmaz, 10 yıldır SÜTAŞ’ta sendikalaşmaya izin vermezken, antidemokratik ve despot tavrını sürdürüyor. 

SÜTAŞ’tan sendikalı işçi kıyımı

Türkiye’nin en büyük firmalarının sahiplerinin yer aldığı TÜSİAD, dönem dönem yayımladığı bildirilerle demokrasiden ve haklardan bahsetmeye devam ede dursun üyelerinin çalışanlarına karşı tutumları her defasında boyalarının dökülmesine sebep oluyor. 


İŞÇİLERİN BULUNDUĞU ALANA DIŞKI DÖKTÜRMÜŞTÜ
2014 yılında TÜSİAD’ın başkanlığını yürüten Bursalı işadamı Muharrem Yılmaz, sahibi olduğu SÜTAŞ’ın önünde sendikalaşmaya izin verilmediği için yapılan eylemlerde işçilerin bulunduğu alana hayvan dışkısı döktürmesi ile gündeme gelmiş, büyük tepki görmüştü. Aradan geçen süreçte sendikalaşmaya karşı mücadelesini bir an bile bırakmayan Yılmaz, sendikanın ağza alınmasına bile müsaade etmiyor. 


SENDİKAYA ÜYE OLAN İŞÇİLERİ ATTI
Eski TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, işçilerin anayasal hakkı olan sendikalaşmaya karşı despotik yöntemlerle karşı koyuyor. Sendikaya üye olan 4 işçiyi daha işten çıkaran Yılmaz’a karşı tepkiler de artarak sürüyor. Şirketin İstanbul’daki merkezi önünde geçtiğimiz günlerde düzenlenen protesto eyleminde, Yılmaz ve SÜTAŞ’a işçiler tepki gösterdi. 


BAKAN SENDİKALAŞIN DEDİKTEN SONRA…
İstanbul Dudullu OSB’deki Sütaş Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelen işçiler, “Çalışma Bakanı Vedat Bilgin ‘Sendikalaşın’ dedikten sonra Sütaş’ın kapısının önünde olmamız trajikomik” ifadelerini kullandı. Tek Gıda İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada, “Ülkemizde anayasal bir hak olan sendikaya üye olmanın önüne geçebilmek için işçilere baskı yapmak, işçileri işten çıkartıp çalışan diğer işçileri korkutarak diğer işçilerin birlik olmasını, sendikalaşmasını engellemek neredeyse bir patron geleneği oldu. Devletlerin yasalarını korumak ve uygulamakla yükümlü olan hükümetlerdir. 2012 yılından bugüne dek örgütlenme çalışması yürüttüğümüz Sütaş fabrikasında 10 yıldır 100 işçi, sendikamız üyesi olduğu için işten çıkartıldı. Mahkemelerde bu davaların hemen hemen tamamını kötü niyet tazminatı yani sendikal tazminat olarak kazandı. Bizim derdimiz hiçbir zaman işverene düşmanlık değil. Ancak bizi yok sayanları biz de yok sayarız. Biz bu mücadeleyi asla bırakmayız” denildi. Tekgıda-İş Sendikası’nın 10 yıldır örgütlenme mücadelesinin devam ettiğini belirten işçiler, “Her geçen gün sayımız artıyor ve arkadaşlarımız bize destek vermeye devam ediyor. Şu anda içerideki yönetimden daha güçlüyüz, sözümüz daha fazla geçiyor. Bu durumu Sütaş yönetimi sindiremiyor. Biz başarıya ulaşacağız ve Sütaş yönetimi bunu gayet iyi biliyor. Bilsinler ki biz mücadelemize devam etmekte kararlıyız” dedi.


TÜSİAD’A ÇAĞRI: “YAPTIRIM UYGULAYIN”
Sütaş'ta 2012 yılından beri örgütlenme çalışması yürüten Tekgıda-İş Sendikası, Sütaş'ın sendika karşıtı tutumunun yıllardır değişmediğini ve işten çıkarmalara başladığını duyurdu. Tekgıda-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya, "Sütaş, üyeliklerin arttığını fark edince Aksaray fabrikasında 26, Karacabey fabrikasında 15, İzmir fabrikasında 20 toplam 61 işçi arkadaşımızı işten çıkartmıştır. Üyelerimizin sendikal tazminat talepli işe iade davalarını açtık ve örgütlenmeye devam ediyoruz. Ancak artık bunun bir son bulmasını istiyoruz" diye konuştu. Öte yandan Sütaş işvereninin hala TÜSİAD üyesi olduğu belirtilen açıklamada, TÜSİAD'a işverene yaptırım uygulaması çağrısı yapıldı. TÜSİAD'ın imzaladığı BM Küresel İlkeler anlaşmasındaki insan ve işçi haklarıyla ilgili ilkeler hatırlatılarak "SÜTAŞ işverenine, bu konuda bir yaptırım yapılmazsa TÜSİAD’ın kapısı da bizler için eylem alanı kapsamına girecektir" denildi.


“KARAKOLDA DOĞRU SÖYLER MAHKEMEDE ŞAŞAR”
TÜSİAD Başkanı olduğu dönemde de işçilerin sendikasızlaştırılması için baskı yaptığı iddialarıyla gündeme gelen SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, firmasındaki grev nedeniyle TÜSİAD başkanlığından istifa etmişti. O dönem Yılmaz, sahibi olduğu Sütaş ile ilgili iddialara yönelik düzenlediği basın toplantısında, sendikanın iş barışını bozarak, işçi ile işvereni kutuplaştırarak, bunun için birbirleri üzerinde baskı kurarak ulaşılması gereken yer olmadığını belirterek, "Sendikal örgütlenme demokratik, çağdaş toplumun gereğidir. Bunu yerine getirebilecek olgunlukta hareket etmeliyiz" diye konuşmuştu. Ancak aradan geçen 10 yılda SÜTAŞ’ta sendika krizi çözümlenemedi. 


(Kadir Umut PEHLİVAN)


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19