Üç baldırı çıplak turiste vatanı mı satalım? Emrin olur Monşer!

İP Bursa’nın skandallarla ünlü vekili Ahmet Kamil Erozan, yine skandal bir açıklamayla kamuoyu gündemine geldi. Türkiye’nin NATO üyeliğine olumsuz baktığı terör destekçisi Finlandiya ve İsveç’i savunmaya geçen Erozan, milli meseleyi turist sayısına indirgedi. İP Genel Merkezi de böylesi önemli bir konuda ülkesinin yanında tavır koyarak elini güçlendirmek yerine, yayımladığı bildiri ile kendi ülkesinin hükümetini hedef aldı. 

Üç baldırı çıplak turiste vatanı mı satalım? Emrin olur Monşer!

MHP’nin ülkücülüğünü beğenmeyerek yola çıkan ancak gelinen süreçte bırakın milliyetçiliği adeta kendi ülkesini hedef alır hale gelen İP’in Genel Başkan Yardımcılarından Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, skandallarına bir yenisini ekledi. Türkiye düşmanları ve teröristleri koruyup kollayan ve onlara adeta kucak açan Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine Türkiye en üst makamdan resti çekerken, İP ve Kamil Erozan yine şaşırtmadı. Kamil Erozan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Geçen yıl İsveç’ten ülkemize 175.846, Finlandiya’dan  29.723 turist gelmiş. Sizce bu sene Finlandiya ve İsveç’ten kaç turist gelir?” mesajını paylaştı. Mesaja kamuoyundan “Üç baldırı çıplak için vatanı mı satalım?” tepkisi yükseldi. Türkiye’nin pandemi döneminde 50 milyon turistten vazgeçtiğini hatırlatılırken, vatandaşların asıl tepkisi bir kez de kendi ülkenizden, kendi milletinizden yana olun şeklinde zuhur etti. 


EROZAN DEMEK, SKANDAL DEMEK!
CHP, İP, SP ve HDP’nin üzerinde çalıştığı ortaya çıkan ‘federasyon’ içeren anayasa taslağı çalışmalarına da katıldığını açıklayan Bursa Milletvekili Kamil Erozan, HDP’yle yapılan bu çalışma nedeniyle uzun süre tartışılmış, kendi partisi içindeki az sayıda milliyetçinin de tepkisini çekmişti. Erozan’ın skandalları bununla da kalmadı. Türkiye’nin Mavi Vatan savunması için Libya ile yaptığı anlaşma sonrası Yunanistan ve AB’yle birlikte Türkiye’de İP’in rahatsız olduğu ortaya çıkan süreçte, Erozan, milli güvenlik meselesi olan ve istihbarati bilgileri soru önergesi şeklinde TBMM’ye taşıdı. Konu o dönemde “Erozan’dan casusluk soruları” diye gündeme gelmiş, bu soruların milli güvenlik sırlarını açık etmek için gündeme getirildiği ifade edilmişti. 


TACİZ OYLAMASINDA ÇEKİMSER KALDI
Bursa adına utanç veren bir başka olay ise Erozan’ın TBMM Genel Kurulunda, hakkında "nitelikli cinsel saldırı" ve "tehdit" suçlamasıyla fezleke düzenlenen Bağımsız Mardin Milletvekili Tuma Çelik'in yasama dokunulmazlığı kaldırılması oylamasında verdiği çekimser oy oldu. HDP ile sürekli paralellik gösteren Erozan’ın böylesi bir tavır sergilemesi ülke komuoyunda da tepki oluşturmuştu.  


DARBE İMASI VE KALKIŞMA BİLDİRİSİNE İMZA
Ahmet Kamil Erozan organizesiyle Zoom üzerinden düzenlenen bir panelde kamuoyu gündemine gelmiş ve panelin katılımcılarının çoğunun FETÖ'nün deşifre olmamış paralel yapısı UTG (Türk Toplumu Platformu Birliği)'den olması büyük yankı uyandırmıştı. Yine Erozan, hükümete karşı yayımlanan 104 imzalı kalkışma bildirisine de imza atarken, TBMM komisyonunda “Bütçeyi idareli harcayın, yılın ikinci yarısı biz devralacağız” sözleriyle de şimşekleri üzerine çekerek, “Darbe iması mı yapıyor?” tartışmalarına yol açmıştı. 


BU ADAM BÜYÜKELÇİLİK YAPTI
Bursa Milletvekili bir dönem Türkiye’de oldukça gündemde olan Monşerlere en net örnek olarak göze çarpıyor. Erozan’ın son yaptığı açıklamalar bir çok kesimi rahatsız ederken, Finlandiya ve İsveç’le ilgili sözleri, bir dönem Türk dış politikasının bu adamlara emanet edildiği gerçeğini gözler önüne serdi. Yıllarca Türkiye’nin dış politikada örselenmesinin bu pısırık, korkak ve kişiliksiz tavırdan kaynaklandığı da bir kez daha gözler önüne serildi. 


BU NASIL AÇIKLAMA İP?
Kamil Erozan’ın başında bulunduğu İP’in Uluslararası Politikalar Başkanlığı’nın Finlandiya-İsveç konusunda yayımladığı bildiri de yine kendi devletinden değil devletine düşmanlardan yana tavır almak olarak değerlendirildi. Bildiride, “… Finlandiya ve İsveç hem kamuoylarının beklentileri hem Parlamentolarının bu konuda verdiği destek temelinde, NATO üyesi olmak arzusunu gündeme getirmişlerdir.  Bu beklenti, diğer NATO ülkelerinin desteğini de kazanmışken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, adı geçen ülkelerle olan ikili ilişkilerimizdeki sorunlardan hareketle, üyeliklerle ilgili olarak olumsuz görüş beyan etmesi, iki ülkenin üyeliğini koşullandırması, hatta pazarlık konusu yapması, yakın geçmişte Suriyeli sığınmacılar konusundakine benzer şekilde birbiriyle tutarsız tavırlar sergilemesi, ittifak bünyesinde rahatsızlık kaynağı olmuştur” ifadelerine yer verildi. 


TÜRKİYE İKİ ÜLKEYİ REHİN ALIYORMUŞ!
Bildirinin devamında ise skandal yorumlar devam ediyor. “…Tıpkı Suriye konusunda olduğu gibi bugün de bu konuda, birbirinden farklı görüşler beyan edilerek, yine stratejik ve taktiksel hatalara düşülmekte ve görünen o ki, adeta bilinçli olarak yaratılan krizler, iç politika malzemesi olarak kullanılmak istenmektedir. Oysa, milli güvenlik meseleleri iç politikası malzemesi yapılmaz, yapılmamalıdır. Şu bir gerçek ki PKK ile uzantısı PYD-YPG ve uluslararası ilişkileri konusunda ülkemizin elinde açık ve objektif veriler vardır. Ancak, bu gerçekle, iki ülkenin NATO’ya üye adaylığının rehin alınması, bize göre diplomatik açıdan hesabı doğru yapılmamış, sağlıksız bir yaklaşımdır. Finlandiya ve İsveç ile ilişkilerimizin, yürütülecek müzakereler yoluyla süratle sorunlarından arındırılması en samimi temennimizdir.”

 (Alpaslan YILDIZ)
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19