Oyuna gelmeyelim

Rahmetli Mahir Kaynak Derdi ki; "Bir olay olduğunda, olayın failini bulmak istiyorsanız olayın sonucunun kime yaradığına bakın. Bu olay kimin işine yarar? Bunu bilirseniz bu işi kimin yaptığını da bilirsiniz."

Türkiye siyasi cinayetlerden fazlasıyla çekmiş, birçok vatan evladını bu cinayetlere kurban vermiş bir ülkedir
Ve bu siyasi cinayetlerin tamamı NATO ve ABD’ye yaramış onlar istedikleri gibi iktidarlara, siyasete yön vermiştir
12 Eylül 1980 öncesini hatırlarsak siyasi cinayetlerin tavan yaptığı yılları görmek mümkün ve sonucunda Kenan Evren eliyle yapılan darbeyi düşününce, darbe günü ABD elçiliğinin ABD yönetimine çektiği telgrafta yazan “Bizim çocuklar başardı” ifadesini görünce siyasi cinayetlerin o gencecik canların katilinin kim olduğunu da görürüz


Çok eskileri karıştırıp yazıyı uzatmak istemiyorum ama yakın tarihe göz atmakta fayda var
AK Parti 3 Kasım 2002 seçimlerinde “hükümet” olma yetkisini halktan aldıktan sonra bu durumdan rahatsız olan, ülke idaresini AK partiye vermek istemeyen güçler, varlıklarını, defalarca düzenlendikleri siyasi cinayetlerle/katliamlarla gösterdiler.


Mesajlarını bu yöntemle verdiler
Tarih 18 Aralık 2022 henüz Ak Parti yeni hükümet olmuş ve 1999 basımı Köstebek adlı bir kitapta Fetullah’ın 80 ve 90 lı yıllarda devlete nasıl sızdığı ayrıntısıyla anlatılır kitabın yazarı Necip Hablemitoğlu’dur yazar bir röportajında sanki bugünleri anlatan bir ifade kullanır “Fetullahçılık organize suç örgütüdür” der ve adı MİT başkanlığı için geçer ve çok profesyonel bir cinayete kurban gider.


Tarih:15 Kasım 2003 saat 9.30 civarında Şişli'deki Bet İsrael Sinagogu, 9.34 civarında ise Beyoğlu'ndaki Neve Şalom Sinagogu'nun önünde birer kamyonet infilak etti. Patlamalar sonucunda saldırganlar dâhil 28 kişi öldü, 300'den fazla kişi yaralandı. Olayı Türk El-Kaidesi üstlenir

Tarih: 20 Kasım 2003, yine bomba yüklü kamyonetlerle 10.55 civarında Beyoğlu'ndaki Birleşik Krallık'ın İstanbul Başkonsolosluğuna, 
11.00 civarında ise Beşiktaş'taki HSBC Genel Merkezi binasına iki farklı saldırı düzenlendi. 
Saldırılarda 31 kişi hayatını kaybederken 450'nin üzerinde kişi yaralandı. Toplamda ise 4 intihar eylemcisi dâhil 59 kişi öldü, 750'den fazla kişi saldırılardan yaralı olarak kurtuldu. Olayı Türk El-Kaidesi üstlendi
İki günde 4 eylem düzenleyen bu örgüt sadece bu iki gün için var olmuştu ne öncesi ne sonrası yoktu
Bu olayların görüldüğü mahkemenin savcısı kimdi? Elbette Zekeriya Öz
Verilen mesaj netti “Sakın ola İslamcı politikalara kaymayın bizi yönetimden uzaklaştırmayın yoksa sizi terörle terbiye ederiz hatta özleştiririz” 
Dönemin hükümet sözcüsü ve kabinenin yetkin ismi Ömer Çelik saldırılar sonrası şu açıklamayı yapmıştı “Biz o mesajları almıyoruz”
Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada “Biz o mesajları çiğniyoruz” diyordu
Ama toplum Yahudi düşmanlığı yapılıyor, yabancı banka düşmanlığı yapılıyor gibi bir algıya mahkum edilmeye çalışılmıştı
Tarih:19 Ocak 2007 gazeteci ve Türkiye sevdalısı Hrant Dink gazetesinin önünde öldürülüyordu. Cinayet toplumu harekete geçiriyor, “hepimiz Ermeni’yiz” yürüyüşleri yurdun birçok yerinde gerçekleşiyor iktidar töhmet altında kalıyordu. Yıllar sonra ortaya çıkan gerçek ise cinayet baştan sona kadar FETÖ imalatıydı, 27 Nisan E-muhtırasına ve sonrası Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi iktidara mesajlar veriliyordu
Tarih 25 Mart 2009 Eski Ülkü Ocakları genel başkanı BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu seçimler için yaptığı seyahatte arıza yapan helikopterinin düşmesi sonucu “şüpheli” bir şekilde vefat ediyor, toplum iktidar karşıtı bir algıyla karşı karşıya bırakılıyordu, dosya kurcalandıkça esas katiller gün yüzüne çıkacak FETÖ’nün cinayetteki rolü ortaya çıkacaktı

Uludere Roboski toplu cinayetini bir önceki yazımızda ayrıntısıyla yazmıştık ama burada kısaca değinmek lazım zira bu olayda iktidara balans ayarı vermek için FETÖ&PKK ortak yapımıydı

24 Kasım 2015 de Rus uçağının düşürülmesi ardından 19 Aralık 2016 tarihinde Rus büyükelçi Karlov’un suikasta kurban gitmesi büyük siyasi mesajlar içeren cinayetlerdi ve failleri yine FETÖ yani ABD’ydi

13 Kasım 2022 tarihinde Taksim’de meydana gelen bombalı saldırı olayında 6 vatandaşımız vefat etmiş muhalif partiler ısrarla olayı PKK’nın yapmadığını iddia ederek PKK savunmasına geçmişti saldırıya en güzel cevabı içişleri bakanımız Süleyman Soylu vermişti tıpkı Kasım 2003 yılındaki saldırılara verdiğimiz yanıt gibiydi bakanın açıklaması şöyle demişti 
“Taziyenizi reddediyoruz: Mesajı aldık çok güçlü cevap vereceğiz” 
Bu tür kalleş eylemlerde fail hep aynıydı çünkü, bakanımız bunu ifşa etmiş oldu

Tarih 2 Kasım 2020 Fransa İçişleri Bakanlığı, Milliyetçi Hareket Partisi bağlantılı, Türk milliyetçisi Ülkü Ocakları’nın ülkedeki faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı

Tarih 26 Kasım 2020 Almanya’da hükümeti oluşturan partiler, ülkücü hareket ile bağlantılı derneklerin faaliyetlerini mercek altına alan bir kararı kabul etti. Derneklerin kapatılmasına kadar gidebilecek karara tepki gösteren ATİB Başkanı Durmuş Yıldırım, “Bu tamamen siyasi bir olay. ‘Ülkücüler, Erdoğan taraftarı ve Erdoğan’ı destekliyor’ diyerek, bunun faturasını bize kesmeye kalkıyorlar” dedi.
Tarih 25 Eylül 2021 ABD'de 'Ülkü Ocakları'na "terör örgütü" soruşturması
ABD Temsilciler Meclisi, Ülkü Ocakları'nın "yabancı bir terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını" onayladı. Tasarının yasalaşmasından sonra altı ay içinde, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın araştırmaya ilişkin raporunu ABD Kongre'sine sunması isteniyor.

Tarih 21 Eylül 2021 Türkiye düşmanı PKK ve FETÖ savunucusu MıchaelRubin adlı Amerikalı siyasi danışman Tweet atıyor ve “Türkiye’deki bozkurtları terörist olarak ilan edelim diyorum." Diyor
Tarih 30 Aralık 2022 Ankara’da kalleşçe bir cinayete kurban giden eski Ülkü Ocakları başkanı Sinan Ateş vefat ediyor, ardından olaya karışan 17 kişi kısa zamanda yakalanıyor ama her ne hikmetse ömrü Ülkücülerle karşı mücadeleyle geçmiş en sol gazeteden, CHP’ye 
PKK ile kahvaltı yapmaktan Demirtaş’a özgürlük istemeye kadar savrulan İp genel başkanı Akşener’den, İHA, SİHA lara savaş açarak anayasayı değiştirmek isteyen Babacan’a, Serok Davutoğlu’na, PKK’nın siyasi ayağı HDP’ye varıncaya kadar muhalefet rahmetli Sinan Ateş’e methiler yakıyordu
Mahir Kaynak’ın sözünü hatırlamakta fayda var “"Bir olay olduğunda, olayın failini bulmak istiyorsanız olayın sonucunun kime yaradığına bakın. Bu olay kimin işine yarar? Bunu bilirseniz bu işi kimin yaptığını da bilirsiniz."
Son paragraf rahmetli Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in yaptığı basın açıklaması olsun
"Ankara'da düzenlenen hain suikast sonucu şehit düşen eşim Sinan Ateş'in cenazesi için yakından, uzaktan gelerek acımızı paylaşan, taziyelerini ileten herkese ailemiz adına teşekkür ediyorum. Eşimin şehit edilmesinden bugüne gerek sosyal medyada gerekse bazı internet sitelerinde yer alan katil arayışlarının, hedef göstermelerin kimseye bir faydası yoktur. Sosyal medya bir hüküm yeri değildir.
Devletimiz, suçluları tespit edecek ve gereken cezayı verecek büyüklüktedir. Her şeyden önemlisi Allah, en büyük adalet ve hüküm sahibidir. Acımızı bir siyasi malzeme haline getirmek, acımız üzerinden siyasi hesaplaşma yapmak isteyenlerden istirhamımız, ellerini vicdanlarına koymaları, acımıza saygı duymalarıdır. Şu anda tek bir gerçek vardır: Sinan Ateş, hain bir suikaste kurban gitmiş Ülkücü şehittir. Onun manevi hatırasına saygı göstermek isteyen herkesten tek beklentimiz duadır."

Selam ve saygıyla

YORUM EKLE

banner19