SON DAKİKA
Hava Durumu

Açlık sınırı yaşamı tehdit ediyor

Son dönemde hızla artan enflasyon ve yaşam maliyetleri, dünya genelinde ve Türkiye'de halkın geniş kesimlerini derinden etkilemektedir.

Haber Giriş Tarihi: 02.07.2024 11:54
Haber Güncellenme Tarihi: 02.07.2024 11:54
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Açlık sınırı yaşamı tehdit ediyor

Türkiye'de yapılan araştırmalar, açlık sınırının hızla yükseldiğini ve birçok ailenin temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığını ortaya koyuyor. Bu durum, toplumun genel sağlık ve refahını tehdit etmektedir.

Açlık Sınırı, bir ailenin, sağlıklı ve dengeli beslenme için gereken minimum gıda harcamasını ifade eder. Bu hesaplama, temel gıda maddelerinin fiyatlarına dayanarak yapılır ve toplumun en temel ihtiyaçlarını karşılayacak seviyeyi gösterir.

Güncel Ekonomik Veriler ve Araştırmalar

1. TÜRK-İŞ Verileri: TÜRK-İŞ’in Haziran 2024 raporuna göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 18 bin 979 TL'ye ulaşmıştır. Bu, aynı dönemde belirlenen net asgari ücretin üzerinde bir rakamdır. Bu fark, birçok ailenin temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını gözler önüne sermektedir.

2. Enflasyon ve Yaşam Maliyetleri: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon oranı ve gıda fiyatları artış göstermiştir. Bu durum, özellikle dar gelirli aileler için büyük bir ekonomik baskı yaratmaktadır.

   Açlık sınırının bu denli yüksek olması, toplumun geniş kesimlerinde derin etkiler  yaratmaktadır. Ekonomik zorluklarla başa çıkmaya çalışan aileler, yaşam kalitesinde ciddi düşüşler yaşamaktadır.

1. Yetersiz Beslenme ve Sağlık Sorunları: Yetersiz beslenme, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle çocuklar, yetersiz beslenmenin etkilerini daha fazla hissedebilir ve bu durum, fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkileyebilir. Yetersiz beslenme, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, hastalıklara karşı direncin düşmesine ve kronik sağlık sorunlarının artmasına neden olabilir.

2. Psikolojik Etkiler: Ekonomik zorluklar, bireyler üzerinde büyük bir psikolojik baskı yaratabilir. Stres, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunları, bu tür ekonomik sıkıntılar yaşayan bireylerde daha yaygın hale gelebilir. Yetersiz beslenme ve sürekli maddi sıkıntılar, bireylerin moral ve motivasyonunu düşürebilir, aile içi ilişkileri olumsuz etkileyebilir.

3. Sosyal Sorunlar: Açlık sınırının asgari ücreti aşması, yoksulluk oranlarını artırmakta ve gelir eşitsizliğini derinleştirmektedir. Bu durum, sosyal huzursuzlukların artmasına ve toplumda ciddi sorunlara yol açabilir. Özellikle eğitim, sağlık ve barınma gibi temel hizmetlere erişimde yaşanan zorluklar, toplumun alt kesimlerinde büyük bir dezavantaj yaratmaktadır.

   Uzmanlar, açlık sınırının asgari ücreti aşmasının önüne geçmek için çeşitli önerilerde bulunmaktadır:

1. Asgari Ücretin Yeniden Düzenlenmesi: Asgari ücretin, açlık sınırını karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için önemlidir. Asgari ücretin belirlenmesinde yaşam maliyetleri ve enflasyon oranları dikkate alınmalıdır.

2. Gıda Fiyatlarının Kontrol Altına Alınması: Gıda fiyatlarının artışını kontrol altına almak için hükümetlerin çeşitli önlemler alması gerekmektedir. Bu, tarım ve gıda üretiminde verimliliğin artırılması ve arz-talep dengesinin sağlanmasıyla mümkün olabilir. Ayrıca, gıda ürünlerinde vergilerin düşürülmesi ve sübvansiyonların artırılması gibi politikalar da uygulanabilir.

3. Sosyal Destek Programları: Düşük gelirli ailelere yönelik sosyal destek programlarının artırılması gerekmektedir. Bu programlar, yoksulluğun etkilerini hafifletmek ve ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmak için kritik öneme sahiptir. Gıda yardımları, barınma desteği ve eğitim bursları gibi sosyal yardımlar genişletilmelidir.

   Hükümetler ve yerel yönetimler, açlık sınırının asgari ücreti aşmasını önlemek için etkin politikalar geliştirmelidir. Bunlar arasında:

--Gıda Güvenliği ve Tarım Politikaları: Yerli üretimi teşvik eden ve çiftçileri destekleyen politikalarla gıda fiyatlarının istikrarlı hale getirilmesi.

--Vergi Düzenlemeleri: Düşük gelirli gruplara yönelik vergi indirimleri ve gıda ürünlerindeki KDV oranlarının düşürülmesi.

--Sosyal Yardımlar: Yoksul kesimlere yönelik sosyal yardım programlarının kapsamının genişletilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması.

(Fatma Hatun Altıkardeş)

Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.