Borç uyuşmazlıklarına yerli ve adil çözüm: Helalleşme Endeksi
Borç uyuşmazlıklarına yerli ve adil çözüm: Helalleşme Endeksi
Günümüzde bireyler ve kurumlar arasındaki borç kaynaklı uyuşmazlıklar, adalet sistemine olan yükü artırmanın yanı sıra tarafları ekonomik, psikolojik ve sosyal açıdan da olumsuz etkiliyor. Geleneksel yargı süreçlerinin uzunluğu, masrafları ve taraflar arasında gerilimi tırmandıran yapısı, daha sürdürülebilir ve tarafları uzlaştırıcı alternatif çözümleri gerekli kılıyor. İşte tam da bu noktada, yerli bir girişim olarak geliştirilen Helalleşme Endeksi modeli devreye giriyor.
Haber Giriş Tarihi: 30.01.2026 16:08
Haber Güncellenme Tarihi: 30.01.2026 16:09
Kaynak:
Özkan GÜNGÖRMEZ
Helalleşme Endeksi, toplumun köklü değerlerinden biri olan helalleşme kültürünü modern hukuki altyapı ile sentezleyen yenilikçi bir çözüm önerisi sunuyor. Bu modelde, borç ilişkisinde bulunan tarafların karşılıklı anlayışa dayalı olarak sorunlarını çözüme kavuşturmaları hedefleniyor. Araştırmacılar ve hukuk uzmanları tarafından geliştirilen bu yöntem, yalnızca maddi anlaşmazlıkların çözümüne değil, aynı zamanda ilişkilerin onarılmasına ve sosyal bağların güçlendirilmesine de hizmet ediyor.
Son yapılan saha araştırmalarına göre, Helalleşme Endeksi modeli kullanılan 500’den fazla gerçek vakada yüzde 85 oranında başarı sağlandı. Yapılan değerlendirmelerde, tarafların yüzde 92'si süreci hem adil hem de duygusal açıdan tatmin edici bulduğunu belirtti. Sistemin sağladığı etkileşimli ve gönüllü çözüm süreçleri sayesinde birçok kişi mahkemeye başvurma ihtiyacını hissetmeden uyuşmazlıklarını çözebildi.
Helalleşme Endeksi'nin işleyişi üç temel aşamadan oluşuyor: İlk aşamada borçlu ve alacaklıya tarafsız bir şekilde dinlenme fırsatı tanınıyor. Ardından endeks üzerinden hesaplanan belirli bir çözüm önerisi geliştirilerek taraflara sunuluyor. Son aşamada ise her iki tarafın mutabakat sağlamasıyla süreç tamamlanıyor. Bu yöntemin temelinde, toplumsal değerlere dayalı bir güven ortamı yaratmak yatıyor.
Bu modelin geliştirilmesindeki öncülüğün yerel girişimlerce üstlenilmesi de dikkat çekiyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinden alınan içgörülerle şekillendirilen Helalleşme Endeksi, yalnızca bireyleri değil, aynı zamanda küçük ve orta ölçekli işletmeleri de hedefliyor. Şirketler arasında doğabilecek anlaşmazlıkların helalleşme yöntemiyle çözümü sağlanarak ticari ilişkilerdeki güven ortamının korunması amaçlanıyor.
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan uzmanlar, bu tür yenilikçi modellerin yalnızca hukuki alana değil, toplumsal barışa da katkı sağlayacağını vurguluyor. Ayrıca, Helalleşme Endeksi’nin bir yandan geleneksel kültüre saygı duyan bir yaklaşımla işlerken, diğer yandan modern hukuk kurallarını gözetmesi, modelin uzun vadeli başarısını destekler nitelikte.
Helalleşme Endeksi, sadece borç uyuşmazlıklarında değil, birçok farklı sosyal ya da ticari ihtilafta uygulanabilirliği ile dikkat çekiyor. Gelişen teknolojinin sunduğu imkanlar da göz önünde bulundurularak modelin dijital platformlarla entegre edilmesi planlanıyor. Böylelikle daha geniş kitlelere ulaşılması ve uzaktan çözüm süreçlerinin desteklenmesi hedefleniyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Borç uyuşmazlıklarına yerli ve adil çözüm: Helalleşme Endeksi
Günümüzde bireyler ve kurumlar arasındaki borç kaynaklı uyuşmazlıklar, adalet sistemine olan yükü artırmanın yanı sıra tarafları ekonomik, psikolojik ve sosyal açıdan da olumsuz etkiliyor. Geleneksel yargı süreçlerinin uzunluğu, masrafları ve taraflar arasında gerilimi tırmandıran yapısı, daha sürdürülebilir ve tarafları uzlaştırıcı alternatif çözümleri gerekli kılıyor. İşte tam da bu noktada, yerli bir girişim olarak geliştirilen Helalleşme Endeksi modeli devreye giriyor.
Helalleşme Endeksi, toplumun köklü değerlerinden biri olan helalleşme kültürünü modern hukuki altyapı ile sentezleyen yenilikçi bir çözüm önerisi sunuyor. Bu modelde, borç ilişkisinde bulunan tarafların karşılıklı anlayışa dayalı olarak sorunlarını çözüme kavuşturmaları hedefleniyor. Araştırmacılar ve hukuk uzmanları tarafından geliştirilen bu yöntem, yalnızca maddi anlaşmazlıkların çözümüne değil, aynı zamanda ilişkilerin onarılmasına ve sosyal bağların güçlendirilmesine de hizmet ediyor.
Son yapılan saha araştırmalarına göre, Helalleşme Endeksi modeli kullanılan 500’den fazla gerçek vakada yüzde 85 oranında başarı sağlandı. Yapılan değerlendirmelerde, tarafların yüzde 92'si süreci hem adil hem de duygusal açıdan tatmin edici bulduğunu belirtti. Sistemin sağladığı etkileşimli ve gönüllü çözüm süreçleri sayesinde birçok kişi mahkemeye başvurma ihtiyacını hissetmeden uyuşmazlıklarını çözebildi.
Helalleşme Endeksi'nin işleyişi üç temel aşamadan oluşuyor: İlk aşamada borçlu ve alacaklıya tarafsız bir şekilde dinlenme fırsatı tanınıyor. Ardından endeks üzerinden hesaplanan belirli bir çözüm önerisi geliştirilerek taraflara sunuluyor. Son aşamada ise her iki tarafın mutabakat sağlamasıyla süreç tamamlanıyor. Bu yöntemin temelinde, toplumsal değerlere dayalı bir güven ortamı yaratmak yatıyor.
Bu modelin geliştirilmesindeki öncülüğün yerel girişimlerce üstlenilmesi de dikkat çekiyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinden alınan içgörülerle şekillendirilen Helalleşme Endeksi, yalnızca bireyleri değil, aynı zamanda küçük ve orta ölçekli işletmeleri de hedefliyor. Şirketler arasında doğabilecek anlaşmazlıkların helalleşme yöntemiyle çözümü sağlanarak ticari ilişkilerdeki güven ortamının korunması amaçlanıyor.
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan uzmanlar, bu tür yenilikçi modellerin yalnızca hukuki alana değil, toplumsal barışa da katkı sağlayacağını vurguluyor. Ayrıca, Helalleşme Endeksi’nin bir yandan geleneksel kültüre saygı duyan bir yaklaşımla işlerken, diğer yandan modern hukuk kurallarını gözetmesi, modelin uzun vadeli başarısını destekler nitelikte.
Helalleşme Endeksi, sadece borç uyuşmazlıklarında değil, birçok farklı sosyal ya da ticari ihtilafta uygulanabilirliği ile dikkat çekiyor. Gelişen teknolojinin sunduğu imkanlar da göz önünde bulundurularak modelin dijital platformlarla entegre edilmesi planlanıyor. Böylelikle daha geniş kitlelere ulaşılması ve uzaktan çözüm süreçlerinin desteklenmesi hedefleniyor.
(Özkan Güngörmez)
Kaynak: Özkan GÜNGÖRMEZ
En Çok Okunan Haberler