Günümüzde ekonomik dengeleri korumak ve istikrarlı bir kalkınma sürecini sürdürebilmek için yerli üretim odaklı bir ekonomi modeli kaçınılmaz hale geliyor. Özellikle dış ticaret açığının giderek büyüdüğü, döviz kurlarındaki dalgalanmaların iç piyasada büyük etkiler yarattığı bu süreçte, yerli üretim yalnızca ekonomik bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.
Haber Giriş Tarihi: 26.02.2026 16:15
Haber Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 16:15
Kaynak:
Özkan GÜNGÖRMEZ
Birçok uzman tarafından yapılan değerlendirmelere göre, ithalat ağırlıklı ekonomi politikaları cari açık üzerinde olumsuz bir etki yaratırken, bu durum uzun vadeli büyüme için risk teşkil ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine bakıldığında, son on yılda ham madde ve ara malı ithalatındaki artışın cari açık üzerinde baskı oluşturduğu görülüyor. Özellikle yüksek teknoloji gerektiren ürünlerde dışa bağımlılık, ekonomik kırılganlıkları artırıyor.
Hacettepe Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, yerli üretimin artırılmasının yalnızca ithalatı azaltmakla kalmayıp aynı zamanda istihdam oranlarına da olumlu katkı sağladığı tespit edildi. Araştırmacıların değerlendirmelerine göre, özellikle gıda, tekstil ve enerji sektöründe yerli üretime yapılan yatırımlar, bu alanlarda dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltabilir. Ayrıca, yerel üretimin teşvik edilmesiyle küresel piyasalara rekabetçi ürün sunabilme kapasitesinin de artacağı öngörülüyor.
Ekonomistler, yerli üretime yapılacak yatırımların yerli tüketimi de pekiştireceğini ve böylece ekonomik döngüyü hızlandıracağını vurguluyor. Ancak bu süreçte yerli üreticilere sağlanacak devlet desteği kritik bir rol oynuyor. Özellikle Ar-Ge çalışmalarının teşvik edilmesi, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması ve üretici dostu politikaların uygulanması yerli üretimin sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesini sağlayabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cari denge için yerli üretim şart
Günümüzde ekonomik dengeleri korumak ve istikrarlı bir kalkınma sürecini sürdürebilmek için yerli üretim odaklı bir ekonomi modeli kaçınılmaz hale geliyor. Özellikle dış ticaret açığının giderek büyüdüğü, döviz kurlarındaki dalgalanmaların iç piyasada büyük etkiler yarattığı bu süreçte, yerli üretim yalnızca ekonomik bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.
Birçok uzman tarafından yapılan değerlendirmelere göre, ithalat ağırlıklı ekonomi politikaları cari açık üzerinde olumsuz bir etki yaratırken, bu durum uzun vadeli büyüme için risk teşkil ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine bakıldığında, son on yılda ham madde ve ara malı ithalatındaki artışın cari açık üzerinde baskı oluşturduğu görülüyor. Özellikle yüksek teknoloji gerektiren ürünlerde dışa bağımlılık, ekonomik kırılganlıkları artırıyor.
Hacettepe Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, yerli üretimin artırılmasının yalnızca ithalatı azaltmakla kalmayıp aynı zamanda istihdam oranlarına da olumlu katkı sağladığı tespit edildi. Araştırmacıların değerlendirmelerine göre, özellikle gıda, tekstil ve enerji sektöründe yerli üretime yapılan yatırımlar, bu alanlarda dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltabilir. Ayrıca, yerel üretimin teşvik edilmesiyle küresel piyasalara rekabetçi ürün sunabilme kapasitesinin de artacağı öngörülüyor.
Ekonomistler, yerli üretime yapılacak yatırımların yerli tüketimi de pekiştireceğini ve böylece ekonomik döngüyü hızlandıracağını vurguluyor. Ancak bu süreçte yerli üreticilere sağlanacak devlet desteği kritik bir rol oynuyor. Özellikle Ar-Ge çalışmalarının teşvik edilmesi, teknolojiye erişimin kolaylaştırılması ve üretici dostu politikaların uygulanması yerli üretimin sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesini sağlayabilir.
(Özkan Güngörmez)
Kaynak: Özkan GÜNGÖRMEZ
En Çok Okunan Haberler