Son yıllarda çocukluk çağında hipertansiyon vakalarının artış göstermesi, uzmanları ve aileleri endişelendiren önemli bir halk sağlığı sorununa işaret ediyor. Küresel çapta yürütülen araştırmalara göre, obezite ve hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, bu beklenmedik artışın temel nedenleri arasında yer almakta.
Haber Giriş Tarihi: 26.12.2025 14:41
Haber Güncellenme Tarihi: 26.12.2025 14:41
Kaynak:
Ramazan Gültaş
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan son rapora göre, çocukluk dönemindeki hipertansiyon oranları geçtiğimiz on yıla kıyasla yüzde 10-15 arası bir artış gösterdi. Türkiye özelinde yapılan bir araştırma ise bu artışı doğrular nitelikte. Çocuk Endokrinolojisi ve Hipertansiyon Derneği’nin yayımladığı verilere göre, Türkiye’de her 10 çocuktan 1’inde yüksek tansiyon riski bulunuyor. Bu oranın özellikle kentlerde, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenmeyle beraber daha fazla dikkat çektiği belirtiliyor.
Uzmanlar, çocukluk çağında hipertansiyonun sadece kısa vadeli sağlık sorunlarına değil, ilerleyen yaşlarda kalp-damar rahatsızlıkları, böbrek hastalıkları ve felç gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Hipertansiyon genellikle yetişkinlerin hastalığı olarak algılanır; oysa bu durum artık ne yazık ki çocukları da etkiliyor. Ailelerin kan basıncını düzenli ölçmesi ve çocukların sağlıklı alışkanlıklar kazanması şart" ifadelerini kullanıyor.
Uzmanlara göre, risk faktörleri arasında ilk sırada yüksek kalorili ve işlenmiş gıda tüketimi, azalmış fiziksel aktivite ve artan stres seviyeleri yer alıyor. Günümüzde çocukların ekran başında geçirdiği sürelerin artması, dışarıda oyun oynama gibi hareketli aktivitelerin yerini büyük ölçüde aldı. Ayrıca fast food ve şekerli içecek tüketiminin son derece yaygın hale gelmesiyle birlikte obezite oranlarının yükseldiği de gözlemleniyor. Obezite ile bağlantılı metabolik sorunlar, çocuklarda tansiyon değerlerini doğrudan etkiliyor.
Uzmanların önerileri arasında çocukların günlük yeme alışkanlıklarının düzenlenmesi önemli bir yer tutuyor. Daha az tuz tüketimi, taze sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet ve daha fazla fiziksel aktivite, hipertansiyonu önlemede etkili yöntemler arasında sıralanıyor. Ayrıca, çocukluk çağını etkileyen stres faktörleri de göz önünde bulundurulmalı. Gerektiğinde psikolojik destek almak, çocuğun hem fiziksel hem ruhsal sağlığı açısından fayda sağlayabilir.
Uzmanların çağrısına kulak vererek ebeveynler, çocuklarının tansiyon kontrolünü periyodik olarak yaptırabilir ve bu konuda farkındalık kazanabilirler. Çocuklarda hipertansiyonun kontrol edilmemesi halinde ileride daha ciddi sonuçlar doğurabileceğini unutmamak gerekiyor. Erken teşhis ve önleyici adımlar sayesinde bu endişe verici artışın önüne geçmek mümkün olabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çocuklarda hipertansiyon arttı
Son yıllarda çocukluk çağında hipertansiyon vakalarının artış göstermesi, uzmanları ve aileleri endişelendiren önemli bir halk sağlığı sorununa işaret ediyor. Küresel çapta yürütülen araştırmalara göre, obezite ve hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, bu beklenmedik artışın temel nedenleri arasında yer almakta.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan son rapora göre, çocukluk dönemindeki hipertansiyon oranları geçtiğimiz on yıla kıyasla yüzde 10-15 arası bir artış gösterdi. Türkiye özelinde yapılan bir araştırma ise bu artışı doğrular nitelikte. Çocuk Endokrinolojisi ve Hipertansiyon Derneği’nin yayımladığı verilere göre, Türkiye’de her 10 çocuktan 1’inde yüksek tansiyon riski bulunuyor. Bu oranın özellikle kentlerde, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenmeyle beraber daha fazla dikkat çektiği belirtiliyor.
Uzmanlar, çocukluk çağında hipertansiyonun sadece kısa vadeli sağlık sorunlarına değil, ilerleyen yaşlarda kalp-damar rahatsızlıkları, böbrek hastalıkları ve felç gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Hipertansiyon genellikle yetişkinlerin hastalığı olarak algılanır; oysa bu durum artık ne yazık ki çocukları da etkiliyor. Ailelerin kan basıncını düzenli ölçmesi ve çocukların sağlıklı alışkanlıklar kazanması şart" ifadelerini kullanıyor.
Uzmanlara göre, risk faktörleri arasında ilk sırada yüksek kalorili ve işlenmiş gıda tüketimi, azalmış fiziksel aktivite ve artan stres seviyeleri yer alıyor. Günümüzde çocukların ekran başında geçirdiği sürelerin artması, dışarıda oyun oynama gibi hareketli aktivitelerin yerini büyük ölçüde aldı. Ayrıca fast food ve şekerli içecek tüketiminin son derece yaygın hale gelmesiyle birlikte obezite oranlarının yükseldiği de gözlemleniyor. Obezite ile bağlantılı metabolik sorunlar, çocuklarda tansiyon değerlerini doğrudan etkiliyor.
Uzmanların önerileri arasında çocukların günlük yeme alışkanlıklarının düzenlenmesi önemli bir yer tutuyor. Daha az tuz tüketimi, taze sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet ve daha fazla fiziksel aktivite, hipertansiyonu önlemede etkili yöntemler arasında sıralanıyor. Ayrıca, çocukluk çağını etkileyen stres faktörleri de göz önünde bulundurulmalı. Gerektiğinde psikolojik destek almak, çocuğun hem fiziksel hem ruhsal sağlığı açısından fayda sağlayabilir.
Uzmanların çağrısına kulak vererek ebeveynler, çocuklarının tansiyon kontrolünü periyodik olarak yaptırabilir ve bu konuda farkındalık kazanabilirler. Çocuklarda hipertansiyonun kontrol edilmemesi halinde ileride daha ciddi sonuçlar doğurabileceğini unutmamak gerekiyor. Erken teşhis ve önleyici adımlar sayesinde bu endişe verici artışın önüne geçmek mümkün olabilir.
(Ramazan Gültaş)
Kaynak: Ramazan Gültaş
En Çok Okunan Haberler