Günümüz dünyasında teknolojinin ve dijital platformların etkileri her zamankinden daha derin bir şekilde yaşamlarımızı şekillendiriyor. Akıllı telefonların, sosyal medya uygulamalarının ve sonsuz internet akışının cazibesi, insan zihninde kalıcı değişimlere neden oluyor. Dijital bağımlılık, bireylerin gündelik hayatlarını belirleyen en önemli faktörlerden biri haline gelirken, bu durumun bireysel ve toplumsal etkileri üzerine yapılan araştırmalar çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.
Haber Giriş Tarihi: 13.02.2026 15:34
Haber Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 15:35
Kaynak:
Ayşe YILDIRIM
Amerika’da bir üniversite tarafından yapılan son araştırma, kullanıcıların özellikle sosyal medyada geçirdikleri süreyle hem zihin sağlığı hem de düşünce yapıları üzerinde oluşan etkileri detaylı bir şekilde ele aldı. Araştırmada yer alan verilere göre, dijital cihazlarla harcanan sürenin günde ortalama 7 saatin üzerine çıktığı belirtiliyor. Bu durumun psikolojik sonuçları ise oldukça endişe verici. Katılımcıların yüzde 63’ü, gün içerisinde çevrimiçi olamadıklarında artan bir anksiyete hissettiğini ifade ediyor. Yine aynı rapor, sürekli çevrimiçi olma döngüsünün bireylerin derinlemesine düşünme yeteneklerini zayıflatıp dikkati dağıtarak odaklanma sorunlarına yol açtığını gösteriyor.
Sosyal medya platformlarının tasarımı, kullanıcıların dikkatini maksimum seviyede çekmeye yöneliktir. Sonsuz kaydırma özelliği, beğeni sayısı ve bildirimler gibi etkenler, beynin ödül mekanizmasını hedef alarak kullanıcıları tekrar tekrar platforma dönmeye teşvik eder. Uzmanlar, bu döngünün tıpkı bir madde bağımlılığına benzer psikolojik bir süreç başlattığını savunuyor. Beyin, bu kısa süreli haz duygularına alışırken, gerçek hayatta ödül mekanizmalarının devreye girmesi daha zor hale geliyor.
Özellikle gençler arasında bu bağımlılık seviyesinin daha yaygın olduğu gözlemleniyor. İngiltere’de yapılan başka bir araştırma ise dijital alemin ergen bireylerdeki etkisini inceledi. Sonuçlar, 13-18 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 80’inin uyku düzenlerinin ciddi anlamda bozulduğunu ve bunun öğrenme kapasitelerine olumsuz yansıdığını ortaya koyuyor. Aynı çalışmada, sosyal medya bağımlılığı ile yalnızlık ve düşük özgüven arasında yüksek bir korelasyon bulundu.
Peki bu girdaptan kurtulmak mümkün mü? Uzmanlara göre dijital farkındalık yaratmak ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmak bu soruna karşı koymada önemli bir adım. Teknoloji detoksu uygulamaları ve sosyal medya sınırlandırmaları, bireylerin daha sürdürülebilir bir dijital deneyim yaşamalarına olanak tanıyor. Psikologlar ayrıca, yüz yüze iletişimi artırmayı ve dijital ortamdan uzaklaşarak fiziksel aktivitelerle ilgilenmeyi de tavsiye ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dijital girdapta kayıp zihinler: Bağımlılık üretiyor, düşünceyi felce uğratıyor
Günümüz dünyasında teknolojinin ve dijital platformların etkileri her zamankinden daha derin bir şekilde yaşamlarımızı şekillendiriyor. Akıllı telefonların, sosyal medya uygulamalarının ve sonsuz internet akışının cazibesi, insan zihninde kalıcı değişimlere neden oluyor. Dijital bağımlılık, bireylerin gündelik hayatlarını belirleyen en önemli faktörlerden biri haline gelirken, bu durumun bireysel ve toplumsal etkileri üzerine yapılan araştırmalar çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.
Amerika’da bir üniversite tarafından yapılan son araştırma, kullanıcıların özellikle sosyal medyada geçirdikleri süreyle hem zihin sağlığı hem de düşünce yapıları üzerinde oluşan etkileri detaylı bir şekilde ele aldı. Araştırmada yer alan verilere göre, dijital cihazlarla harcanan sürenin günde ortalama 7 saatin üzerine çıktığı belirtiliyor. Bu durumun psikolojik sonuçları ise oldukça endişe verici. Katılımcıların yüzde 63’ü, gün içerisinde çevrimiçi olamadıklarında artan bir anksiyete hissettiğini ifade ediyor. Yine aynı rapor, sürekli çevrimiçi olma döngüsünün bireylerin derinlemesine düşünme yeteneklerini zayıflatıp dikkati dağıtarak odaklanma sorunlarına yol açtığını gösteriyor.
Sosyal medya platformlarının tasarımı, kullanıcıların dikkatini maksimum seviyede çekmeye yöneliktir. Sonsuz kaydırma özelliği, beğeni sayısı ve bildirimler gibi etkenler, beynin ödül mekanizmasını hedef alarak kullanıcıları tekrar tekrar platforma dönmeye teşvik eder. Uzmanlar, bu döngünün tıpkı bir madde bağımlılığına benzer psikolojik bir süreç başlattığını savunuyor. Beyin, bu kısa süreli haz duygularına alışırken, gerçek hayatta ödül mekanizmalarının devreye girmesi daha zor hale geliyor.
Özellikle gençler arasında bu bağımlılık seviyesinin daha yaygın olduğu gözlemleniyor. İngiltere’de yapılan başka bir araştırma ise dijital alemin ergen bireylerdeki etkisini inceledi. Sonuçlar, 13-18 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 80’inin uyku düzenlerinin ciddi anlamda bozulduğunu ve bunun öğrenme kapasitelerine olumsuz yansıdığını ortaya koyuyor. Aynı çalışmada, sosyal medya bağımlılığı ile yalnızlık ve düşük özgüven arasında yüksek bir korelasyon bulundu.
Peki bu girdaptan kurtulmak mümkün mü? Uzmanlara göre dijital farkındalık yaratmak ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmak bu soruna karşı koymada önemli bir adım. Teknoloji detoksu uygulamaları ve sosyal medya sınırlandırmaları, bireylerin daha sürdürülebilir bir dijital deneyim yaşamalarına olanak tanıyor. Psikologlar ayrıca, yüz yüze iletişimi artırmayı ve dijital ortamdan uzaklaşarak fiziksel aktivitelerle ilgilenmeyi de tavsiye ediyor.
(Ayşe Yıldırım)
Kaynak: Ayşe YILDIRIM
En Çok Okunan Haberler