SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Duygusal çöküş döngüsüne dikkat!

Duygusal çöküş döngüsü, modern yaşamın giderek yaygınlaşan ve derin etkiler yaratan sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Günümüzde bireylerin iş yoğunluğu, sosyal baskılar, ekonomik zorluklar ve kişisel beklentilerle karşı karşıya kalması, bu tür bir çöküşün temellerini atabiliyor. Ancak, bu durum yalnızca bireysel bir mesele değil; toplumsal yapılar ve ilişkiler açısından da geniş kapsamlı etkiler yaratabiliyor.

Haber Giriş Tarihi: 23.02.2026 15:29
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 15:30
Kaynak: Sema Yüksel Güngörmez
Duygusal çöküş döngüsüne dikkat!

Uzman araştırmalarına göre, duygusal çöküş döngüsü genellikle stresli yaşam olaylarıyla tetikleniyor ve bireylerin zihinsel, duygusal ve hatta fiziksel sağlıklarını etkiliyor. Yale Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, kronik stres faktörlerinin beyindeki kortizol seviyelerini arttırarak bireyin sürekli yorgun, kararsız ve mutsuz hissetmesine neden olduğunu ortaya koyuyor. Bu süreçte bireyin depresyon veya anksiyete gibi psikolojik bozukluklara daha yatkın hale geldiği vurgulanıyor.

Araştırmacılar, duygusal çöküş döngüsünün genellikle kontrolsüz bir halde ilerlediğini belirtiyor. İnsanlar duygusal olarak kötü durumda olduklarında, yanlış kararlar alma ya da kendileri için zararlı alışkanlıklara yönelme eğiliminde olabiliyorlar. Bu ise yalnızca var olan sorunların daha da büyümesine neden olmakla kalmayıp bir kısır döngüye yol açıyor. Çıkış yolu bulamayan bireylerde özgüven düşüşü, sosyal ilişkilerden kaçınma ve üretkenlikte azalma gibi belirtiler gözlemleniyor.

Dahası, günümüzün dijital çağında insanları sürekli çevrimiçi olmaya zorlayan yaşam tarzı da bu döngüyü körüklüyor. Sosyal medyanın etkisiyle başkalarıyla kıyaslama alışkanlığı artarken, bireylerin kendi başarısızlıklarını ya da "eksikliklerini" daha yoğun bir şekilde hissettiği belirtiliyor. Cambridge Üniversitesinde yapılan bir başka çalışma ise özellikle genç nesillerin, sürekli online olmanın yarattığı baskıdan dolayı duygusal dayanıklılıklarının zayıflayabildiğini işaret ediyor.

Çözüm önerileri arasında farkındalık odaklı aktiviteler, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek ve profesyonel destek almak önemli bir yere sahip. Uzmanlar, mindfulness pratikleri ve düzenli meditasyonun duygusal dalgalanmaları dengelemek için oldukça faydalı olabileceğini ifade ediyor. Bunun yanı sıra bireylerin sosyal destek ağlarına daha fazla önem vermesi, bu süreçle başa çıkmada etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.

(Sema Yüksel Güngörmez)

Kaynak: Sema Yüksel Güngörmez

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.