Gıda okuryazarlığının eksikliği, bireylerin hem sağlıklarını hem de bütçelerini olumsuz etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son yıllarda, gıda sektöründeki hızlı değişimler, işlenmiş ürünlerin artışı ve yanlış bilgiye dayalı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması nedeniyle bu durum daha da dikkat çekici hale geldi. Gıda konusunda doğru bilgiye ulaşmanın, bilinçli tüketim kararları almanın ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin önemi giderek artıyor. Ancak, yapılan araştırmalar gösteriyor ki, toplumun büyük bir kısmı gıdalarla ilgili temel bilgilere sahip değil ve bu durum sofradaki riskleri artırıyor.
Haber Giriş Tarihi: 29.01.2026 14:43
Haber Güncellenme Tarihi: 29.01.2026 14:44
Kaynak:
Ayşe YILDIRIM
Uzmanlar, gıda okuryazarlığını bireylerin gıda seçimi, güvenliği, saklanması ve hazırlanması konularındaki bilgi ve yetkinlik seviyesi olarak tanımlıyor. Gıda okuryazarlığı sayesinde insanlar hem kendi sağlıklarını hem de çevreyi koruma konusunda daha etkili adımlar atabiliyor. Ancak yapılan birçok çalışma, gıda okuryazarlığının birçok ülkede istenilen seviyede olmadığını ortaya koyuyor.
TÜİK verilerine göre, son 5 yıl içinde evde hazırlanan yiyeceklerin oranında ciddi bir düşüş yaşandı. Bunun yerine hazır yemeklere ve paketli gıdalara yönelim arttı. Uzman diyetisyenler, bu durumu değerlendirerek bireylerin gıda etiketlerini doğru okumadığını ve genellikle düşük kaliteli, yüksek kalorili besinlere yöneldiklerini belirtiyor. Uzmanlara göre, bu durum obezite, diyabet ve diğer kronik hastalıklarda artışa yol açıyor. Ayrıca bilinçsiz tüketimin ekonomik boyutu da azımsanmayacak kadar büyük.
Diğer bir önemli konu ise gıda güvenliği. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan araştırmalar, her yıl milyonlarca insanın gıda kaynaklı hastalıklardan dolayı sağlık sorunları yaşadığını ortaya koyuyor. Özellikle yanlış saklama koşulları ya da hijyen kurallarına uyulmaması gibi faktörler, soframıza gelen yemeğin güvenilirliğini tehdit ediyor. Gıda güvenliği konusunda bireyle başlayan farkındalık eksikliği, üretim ve dağıtım zincirinin tüm halkalarında da kendini gösterebiliyor.
Eğitim seviyesi ile gıda okuryazarlığı arasında doğrudan bir ilişki olduğu belirtiliyor. Eğitimli bireylerin etik tüketim ve sürdürülebilirlik konularında daha bilinçli davrandıkları gözlemleniyor. Ancak sadece bireylerin değil, aynı zamanda devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya organlarının da bu konuda ortak bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekiliyor. Gıda okuryazarlığının yaygınlaştırılması için eğitim programları oluşturmak, medya aracılığıyla doğru bilgi yaymak ve toplum genelinde farkındalık çalışmaları yapmak oldukça etkili çözümler arasında yer alıyor.
Öte yandan, çocuk yaşta kazanılan alışkanlıkların ömür boyu sürdüğü gerçeği göz önünde bulundurulduğunda okullardaki beslenme eğitimlerinin önemi bir kez daha öne çıkıyor. Eğitim müfredatlarına sağlıklı beslenme ve gıda okuryazarlığına dair modüller eklenmesi, ileride yetişecek nesillerin daha bilinçli bireyler olmasında kilit bir rol oynayabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gıda okuryazarlığının eksikliği sofradaki riski artırıyor
Gıda okuryazarlığının eksikliği, bireylerin hem sağlıklarını hem de bütçelerini olumsuz etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son yıllarda, gıda sektöründeki hızlı değişimler, işlenmiş ürünlerin artışı ve yanlış bilgiye dayalı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması nedeniyle bu durum daha da dikkat çekici hale geldi. Gıda konusunda doğru bilgiye ulaşmanın, bilinçli tüketim kararları almanın ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin önemi giderek artıyor. Ancak, yapılan araştırmalar gösteriyor ki, toplumun büyük bir kısmı gıdalarla ilgili temel bilgilere sahip değil ve bu durum sofradaki riskleri artırıyor.
Uzmanlar, gıda okuryazarlığını bireylerin gıda seçimi, güvenliği, saklanması ve hazırlanması konularındaki bilgi ve yetkinlik seviyesi olarak tanımlıyor. Gıda okuryazarlığı sayesinde insanlar hem kendi sağlıklarını hem de çevreyi koruma konusunda daha etkili adımlar atabiliyor. Ancak yapılan birçok çalışma, gıda okuryazarlığının birçok ülkede istenilen seviyede olmadığını ortaya koyuyor.
TÜİK verilerine göre, son 5 yıl içinde evde hazırlanan yiyeceklerin oranında ciddi bir düşüş yaşandı. Bunun yerine hazır yemeklere ve paketli gıdalara yönelim arttı. Uzman diyetisyenler, bu durumu değerlendirerek bireylerin gıda etiketlerini doğru okumadığını ve genellikle düşük kaliteli, yüksek kalorili besinlere yöneldiklerini belirtiyor. Uzmanlara göre, bu durum obezite, diyabet ve diğer kronik hastalıklarda artışa yol açıyor. Ayrıca bilinçsiz tüketimin ekonomik boyutu da azımsanmayacak kadar büyük.
Diğer bir önemli konu ise gıda güvenliği. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan araştırmalar, her yıl milyonlarca insanın gıda kaynaklı hastalıklardan dolayı sağlık sorunları yaşadığını ortaya koyuyor. Özellikle yanlış saklama koşulları ya da hijyen kurallarına uyulmaması gibi faktörler, soframıza gelen yemeğin güvenilirliğini tehdit ediyor. Gıda güvenliği konusunda bireyle başlayan farkındalık eksikliği, üretim ve dağıtım zincirinin tüm halkalarında da kendini gösterebiliyor.
Eğitim seviyesi ile gıda okuryazarlığı arasında doğrudan bir ilişki olduğu belirtiliyor. Eğitimli bireylerin etik tüketim ve sürdürülebilirlik konularında daha bilinçli davrandıkları gözlemleniyor. Ancak sadece bireylerin değil, aynı zamanda devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya organlarının da bu konuda ortak bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekiliyor. Gıda okuryazarlığının yaygınlaştırılması için eğitim programları oluşturmak, medya aracılığıyla doğru bilgi yaymak ve toplum genelinde farkındalık çalışmaları yapmak oldukça etkili çözümler arasında yer alıyor.
Öte yandan, çocuk yaşta kazanılan alışkanlıkların ömür boyu sürdüğü gerçeği göz önünde bulundurulduğunda okullardaki beslenme eğitimlerinin önemi bir kez daha öne çıkıyor. Eğitim müfredatlarına sağlıklı beslenme ve gıda okuryazarlığına dair modüller eklenmesi, ileride yetişecek nesillerin daha bilinçli bireyler olmasında kilit bir rol oynayabilir.
(Ayşe Yıldırım)
Kaynak: Ayşe YILDIRIM
En Çok Okunan Haberler