Türkiye’de sağlık sistemine ilişkin tartışmalar sürerken, özellikle hastanelerde yaşanan randevu sorunu gün geçtikçe daha ciddi bir boyuta ulaşıyor. Vatandaşlar, hastanelerden randevu almaya çalışırken uzun bekleme süreleri ve sistem kaynaklı sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Uzun kuyruklar ve dolu randevu takvimleri nedeniyle tıbbi müdahalelerin gecikmesi hem hastaların memnuniyetsizliğini artırıyor hem de sağlık sisteminin etkinliğini sorgulatıyor.
Haber Giriş Tarihi: 13.06.2026 15:52
Haber Güncellenme Tarihi: 13.06.2026 15:53
Kaynak:
Özkan GÜNGÖRMEZ
Son yapılan bir araştırma, kamu hastanelerinde randevu almanın ortalama bir haftadan uzun sürdüğünü gösteriyor. Verilere göre özellikle büyük şehirlerde bu süre iki haftayı aşabiliyor. Ayrıca, bazı branşlarda uzman hekime ulaşmak için bekleme süresinin bir aya kadar uzadığı gözlemleniyor. Sağlık Bakanlığı’na bağlı MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) platformu üzerinden alınan veriler ise her dört kişiden birinin istediği tarihte randevu bulamadığını ortaya koyuyor.
Sağlık politikaları üzerine araştırmalar yapan uzmanlara göre, mevcut sistemin kapasitesi, talebi karşılamaktan giderek uzaklaşıyor. Yılmaz, özellikle pandemi döneminde ertelenen rutin kontrollerin yeniden gündeme gelmesinin ve sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın artmasının sistem üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekiyor. “Pandeminin yarattığı baskı hala hissediliyor. İnsanlar, geciktirdikleri tıbbi kontrolleri artık yaptırmak istiyorlar ancak randevu sistemlerindeki tıkanıklık nedeniyle bu mümkün olmuyor” diyor.
Uzmanlar ayrıca, sağlık personeli açığının ve altyapı eksikliklerinin bu krizin başlıca nedenlerinden biri olduğunun altını çiziyor. Özellikle bazı bölgelerde kalite standartlarının altında kalan hasta-hekim oranlarının acil çözümler gerektirdiği ifade ediliyor.
Hastalar, randevu sistemindeki aksaklıkların günlük hayatlarını nasıl zorlaştırdığını sık sık dile getiriyor. İstanbul’da yaşayan 45 yaşındaki Fatma hanım, bel ağrısı için fizik tedavi uzmanına randevu almaya çalıştığını ancak iki ay sonrasına gün bulabildiğini belirterek “Ağrılarla zor dayanıyorum. Bana önerilen ilaçlar da yetersiz kalıyor ama tedavi için beklemek zorundayım” diyor. Benzer şekilde Ankara’da yaşayan Ahmet bey ise çocuk doktoruna ulaşma sürecinde ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade ediyor. “MHRS üzerinden gece yarısı bile randevu arıyorum ama neredeyse hiç boş randevu olmuyor. İki küçük çocuğumla hastane koridorlarında çaresizce beklemek çok zor” diye ekliyor.
Sağlık otoriteleri soruna çözüm bulmak için çeşitli adımlar atma niyetinde olduklarını duyursa da, uzmanlar bu adımların planlama ve uygulama süreçlerinin yetersiz kaldığını düşünüyor. Randevu sürelerinin kısaltılabilmesi için öncelikle sağlık çalışanı sayısının artırılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca elektronik sistemlerin kapasitelerinin geliştirilmesi ve kullanıcı dostu hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bir diğer öneri ise, bazı sağlık hizmetlerinin aile hekimleri ve küçük ölçekli sağlık merkezlerine kaydırılarak büyük hastanelerin yükünün azaltılması yönünde. Bu planla polikliniklerdeki yoğunluğun kısa vadede hafifletilebileceği belirtiliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hastanelerde randevu krizi derinleşiyor
Türkiye’de sağlık sistemine ilişkin tartışmalar sürerken, özellikle hastanelerde yaşanan randevu sorunu gün geçtikçe daha ciddi bir boyuta ulaşıyor. Vatandaşlar, hastanelerden randevu almaya çalışırken uzun bekleme süreleri ve sistem kaynaklı sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Uzun kuyruklar ve dolu randevu takvimleri nedeniyle tıbbi müdahalelerin gecikmesi hem hastaların memnuniyetsizliğini artırıyor hem de sağlık sisteminin etkinliğini sorgulatıyor.
Son yapılan bir araştırma, kamu hastanelerinde randevu almanın ortalama bir haftadan uzun sürdüğünü gösteriyor. Verilere göre özellikle büyük şehirlerde bu süre iki haftayı aşabiliyor. Ayrıca, bazı branşlarda uzman hekime ulaşmak için bekleme süresinin bir aya kadar uzadığı gözlemleniyor. Sağlık Bakanlığı’na bağlı MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) platformu üzerinden alınan veriler ise her dört kişiden birinin istediği tarihte randevu bulamadığını ortaya koyuyor.
Sağlık politikaları üzerine araştırmalar yapan uzmanlara göre, mevcut sistemin kapasitesi, talebi karşılamaktan giderek uzaklaşıyor. Yılmaz, özellikle pandemi döneminde ertelenen rutin kontrollerin yeniden gündeme gelmesinin ve sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın artmasının sistem üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekiyor. “Pandeminin yarattığı baskı hala hissediliyor. İnsanlar, geciktirdikleri tıbbi kontrolleri artık yaptırmak istiyorlar ancak randevu sistemlerindeki tıkanıklık nedeniyle bu mümkün olmuyor” diyor.
Uzmanlar ayrıca, sağlık personeli açığının ve altyapı eksikliklerinin bu krizin başlıca nedenlerinden biri olduğunun altını çiziyor. Özellikle bazı bölgelerde kalite standartlarının altında kalan hasta-hekim oranlarının acil çözümler gerektirdiği ifade ediliyor.
Hastalar, randevu sistemindeki aksaklıkların günlük hayatlarını nasıl zorlaştırdığını sık sık dile getiriyor. İstanbul’da yaşayan 45 yaşındaki Fatma hanım, bel ağrısı için fizik tedavi uzmanına randevu almaya çalıştığını ancak iki ay sonrasına gün bulabildiğini belirterek “Ağrılarla zor dayanıyorum. Bana önerilen ilaçlar da yetersiz kalıyor ama tedavi için beklemek zorundayım” diyor. Benzer şekilde Ankara’da yaşayan Ahmet bey ise çocuk doktoruna ulaşma sürecinde ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade ediyor. “MHRS üzerinden gece yarısı bile randevu arıyorum ama neredeyse hiç boş randevu olmuyor. İki küçük çocuğumla hastane koridorlarında çaresizce beklemek çok zor” diye ekliyor.
Sağlık otoriteleri soruna çözüm bulmak için çeşitli adımlar atma niyetinde olduklarını duyursa da, uzmanlar bu adımların planlama ve uygulama süreçlerinin yetersiz kaldığını düşünüyor. Randevu sürelerinin kısaltılabilmesi için öncelikle sağlık çalışanı sayısının artırılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca elektronik sistemlerin kapasitelerinin geliştirilmesi ve kullanıcı dostu hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bir diğer öneri ise, bazı sağlık hizmetlerinin aile hekimleri ve küçük ölçekli sağlık merkezlerine kaydırılarak büyük hastanelerin yükünün azaltılması yönünde. Bu planla polikliniklerdeki yoğunluğun kısa vadede hafifletilebileceği belirtiliyor.
(Özkan Güngörmez)
Kaynak: Özkan GÜNGÖRMEZ
En Çok Okunan Haberler