İftar, uzun süren bir açlığın ardından vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri almak için önemli bir öğündür. Ancak bu öğünün amacından saparak bir "yükleme" haline dönüşmesi yerine, dengeli bir geçişle yapılması daha sağlıklı sonuçlar doğurur. Beslenme uzmanları, iftar sırasında yapılan hataların hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Haber Giriş Tarihi: 01.03.2026 13:50
Haber Güncellenme Tarihi: 01.03.2026 13:50
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Yapılan araştırmalara göre, oruç sonrası aşırı yemek tüketimi mide rahatsızlıklarına yol açabilirken, gereğinden fazla yağlı ve şekerli gıdalar tüketmek insülin dengesizliklerine ve kilo alımına neden olabiliyor. Uzmanlar, bu durumu şu şekilde açıklıyor: "Oruç boyunca yavaşlayan metabolizma, aniden yüksek miktarda ve ağır besinlerle karşılaştığında sindirim problemlerinden enerji düşüklüğüne kadar çeşitli durumlara sebep olabilir. İftar yemeklerinde ölçülü olmak ve yavaş yemek, vücudu doğru şekilde destekler."
Uzmanlar özellikle iftar sırasında hızlı bir şekilde ağır yemeklerden kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Konuyla ilgili yapılan bilimsel bir çalışmada, iftarda önce su, hurma veya çorba gibi hafif gıdalar tüketilmesinin sindirim sistemi üzerindeki yükü hafiflettiği kanıtlandı. Ayrıca kompleks karbonhidratlar, protein, sağlıklı yağlar ve sebzelerle dengelenmiş bir ana yemeğin tüketilmesi öneriliyor.
Yapılan bir başka araştırma, oruç süresince uzun süren açlığın ardından aşırı yemek tüketiminin kan akışını zorlaştırdığını ve bu durumun dolaşım sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ortaya koydu. Araştırmayı yürüten uzmanlar, yeme alışkanlıklarının doğru yönetilmesinin Ramazan boyunca sağlıklı kalmak için elzem olduğunu belirtiyor.
Bunun yanı sıra psikologların görüşüne göre, iftarda aşırı yemek yeme eğiliminde olan kişiler genellikle aç kaldıkları saatlerin telafisini yaptıklarını düşünse de bu davranış kontrolsüzlüğü artırıp pişmanlık duygusunu tetikleyebiliyor. Uzmanlar, bireylerin bu döngüden çıkabilmesi için neyi ve ne kadar yemek istediklerini önceden belirlemelerini ve porsiyon kontrolüne önem vermelerini öneriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İftar yükleme değil, dengeli bir geçiş olmalı
İftar, uzun süren bir açlığın ardından vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri almak için önemli bir öğündür. Ancak bu öğünün amacından saparak bir "yükleme" haline dönüşmesi yerine, dengeli bir geçişle yapılması daha sağlıklı sonuçlar doğurur. Beslenme uzmanları, iftar sırasında yapılan hataların hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Yapılan araştırmalara göre, oruç sonrası aşırı yemek tüketimi mide rahatsızlıklarına yol açabilirken, gereğinden fazla yağlı ve şekerli gıdalar tüketmek insülin dengesizliklerine ve kilo alımına neden olabiliyor. Uzmanlar, bu durumu şu şekilde açıklıyor: "Oruç boyunca yavaşlayan metabolizma, aniden yüksek miktarda ve ağır besinlerle karşılaştığında sindirim problemlerinden enerji düşüklüğüne kadar çeşitli durumlara sebep olabilir. İftar yemeklerinde ölçülü olmak ve yavaş yemek, vücudu doğru şekilde destekler."
Uzmanlar özellikle iftar sırasında hızlı bir şekilde ağır yemeklerden kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Konuyla ilgili yapılan bilimsel bir çalışmada, iftarda önce su, hurma veya çorba gibi hafif gıdalar tüketilmesinin sindirim sistemi üzerindeki yükü hafiflettiği kanıtlandı. Ayrıca kompleks karbonhidratlar, protein, sağlıklı yağlar ve sebzelerle dengelenmiş bir ana yemeğin tüketilmesi öneriliyor.
Yapılan bir başka araştırma, oruç süresince uzun süren açlığın ardından aşırı yemek tüketiminin kan akışını zorlaştırdığını ve bu durumun dolaşım sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ortaya koydu. Araştırmayı yürüten uzmanlar, yeme alışkanlıklarının doğru yönetilmesinin Ramazan boyunca sağlıklı kalmak için elzem olduğunu belirtiyor.
Bunun yanı sıra psikologların görüşüne göre, iftarda aşırı yemek yeme eğiliminde olan kişiler genellikle aç kaldıkları saatlerin telafisini yaptıklarını düşünse de bu davranış kontrolsüzlüğü artırıp pişmanlık duygusunu tetikleyebiliyor. Uzmanlar, bireylerin bu döngüden çıkabilmesi için neyi ve ne kadar yemek istediklerini önceden belirlemelerini ve porsiyon kontrolüne önem vermelerini öneriyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler