Günümüzde internet, bilgiye kolay ulaşım imkânı sayesinde sağlıkla ilgili konular da dahil olmak üzere birçok konuda başvurulan ilk kaynak haline geldi. Ancak bu durum, bilinçsiz ve kontrolsüz bir bilgi akışıyla beraber ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Özellikle uzman doktor tavsiyesi olmadan, internet kaynaklarından edinilen bilgiler doğrultusunda ilaç kullanımına ya da alternatif tedavi yöntemlerine yönelen bireylerin sayısı giderek artıyor.
Haber Giriş Tarihi: 28.12.2025 16:16
Haber Güncellenme Tarihi: 28.12.2025 16:17
Kaynak:
Sema Yüksel Güngörmez
Araştırmalara göre, Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 70’i hastalık belirtilerini aratarak kendi kendine tanı koymaya çalışıyor. İngiltere merkezli bir araştırma ise internetten alınan sağlık bilgilerinin yüzde 30’unun eksik ya da yanlış olduğunu ortaya koyuyor. Bu da özellikle doğru tedaviye ulaşmada önemli bir engel yaratıyor ve bazen geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor. Yanlış bilgiler, gereksiz ilaç kullanımını tetiklerken bu durum bağışıklık direncinin düşmesine ve ilaçlara karşı direnç gelişimine neden olabiliyor.
Sağlık alanında uzman isimler, internet üzerinden araştırma yaparken kaynak değerlendirme kriterlerinin bilinmesi gerektiğini vurguluyor. Eczacılar, bireylerin bir sağlık sorunuyla karşılaştıklarında ilk olarak Sağlık Bakanlığı’na ait onaylı web siteleri veya bilgi paylaşan uzmanların tercihen denetimli platformlarındaki içeriklere yönelmelerinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Özellikle Covid-19 pandemisi döneminde sıkça karşılaşılan "evde tedavi yöntemleri" başlıklı içerikler, meseleyi daha da karmaşık hale getirdi. Birçok sosyal medya platformunda viral olan ev yapımı karışımlar ve öneriler, bilimsel dayanaklardan yoksun olduğu için yan etkileri kaçınılmaz hale getiriyor.
Sağlık otoriteleri vatandaşları bilinçlendirmek adına "dijital sağlık okuryazarlığı" kavramını öne çıkarıyor. Bu çerçevede çevrimiçi platformlarda verilen bilgilerin güvenilirliğini sorgulayabilmek ve doğruyu yanlıştan ayırabilmek için eğitimler düzenlenmesi gerektiği savunuluyor. Ayrıca aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi sayesinde insanların internet üzerinden bilgi aramak yerine önce yerel sağlık hizmetlerine başvurmasının sağlanabileceği belirtiliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İnternetten tedavi arayışı tehlike saçıyor
Günümüzde internet, bilgiye kolay ulaşım imkânı sayesinde sağlıkla ilgili konular da dahil olmak üzere birçok konuda başvurulan ilk kaynak haline geldi. Ancak bu durum, bilinçsiz ve kontrolsüz bir bilgi akışıyla beraber ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Özellikle uzman doktor tavsiyesi olmadan, internet kaynaklarından edinilen bilgiler doğrultusunda ilaç kullanımına ya da alternatif tedavi yöntemlerine yönelen bireylerin sayısı giderek artıyor.
Araştırmalara göre, Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 70’i hastalık belirtilerini aratarak kendi kendine tanı koymaya çalışıyor. İngiltere merkezli bir araştırma ise internetten alınan sağlık bilgilerinin yüzde 30’unun eksik ya da yanlış olduğunu ortaya koyuyor. Bu da özellikle doğru tedaviye ulaşmada önemli bir engel yaratıyor ve bazen geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor. Yanlış bilgiler, gereksiz ilaç kullanımını tetiklerken bu durum bağışıklık direncinin düşmesine ve ilaçlara karşı direnç gelişimine neden olabiliyor.
Sağlık alanında uzman isimler, internet üzerinden araştırma yaparken kaynak değerlendirme kriterlerinin bilinmesi gerektiğini vurguluyor. Eczacılar, bireylerin bir sağlık sorunuyla karşılaştıklarında ilk olarak Sağlık Bakanlığı’na ait onaylı web siteleri veya bilgi paylaşan uzmanların tercihen denetimli platformlarındaki içeriklere yönelmelerinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Özellikle Covid-19 pandemisi döneminde sıkça karşılaşılan "evde tedavi yöntemleri" başlıklı içerikler, meseleyi daha da karmaşık hale getirdi. Birçok sosyal medya platformunda viral olan ev yapımı karışımlar ve öneriler, bilimsel dayanaklardan yoksun olduğu için yan etkileri kaçınılmaz hale getiriyor.
Sağlık otoriteleri vatandaşları bilinçlendirmek adına "dijital sağlık okuryazarlığı" kavramını öne çıkarıyor. Bu çerçevede çevrimiçi platformlarda verilen bilgilerin güvenilirliğini sorgulayabilmek ve doğruyu yanlıştan ayırabilmek için eğitimler düzenlenmesi gerektiği savunuluyor. Ayrıca aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi sayesinde insanların internet üzerinden bilgi aramak yerine önce yerel sağlık hizmetlerine başvurmasının sağlanabileceği belirtiliyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)
Kaynak: Sema Yüksel Güngörmez
En Çok Okunan Haberler