Dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyen kalp krizi, herhangi bir ön belirti olmaksızın aniden ortaya çıkabileceği gibi, çoğu zaman vücudun verdiği uyarı sinyalleriyle de habercisi olabilir.
Haber Giriş Tarihi: 18.01.2026 15:53
Haber Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 15:54
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Uzmanlar, kalp krizinin altta yatan sebeplerini ve risk faktörlerini irdelemek üzere gerçekleştirilen geniş ölçekli bir araştırmayla, bazı temel unsurların bu süreçte belirleyici bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, hayat tarzında yapılacak köklü değişikliklerle risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğini gösteriyor.
Araştırma sonuçlarına göre 4 ana risk faktörü dikkat çekiyor: yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyeleri, yüksek kan şekeri düzeyleri ve tütün kullanımı (geçmişte ya da halen devam etmekte olan). Bu dört etmenin, dünya çapında gerçekleşen kalp krizlerinin yaklaşık %99’unda başlıca faktörler olması, konunun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Araştırmacılar yükselen kan basıncı seviyelerinin uzun vadede damar duvarlarında baskıya sebep olduğunu belirtiyor. Bu durum, kalbin pompalama işlevini zorlaştırırken kalp krizi dahil pek çok ciddi sağlık sorununu da beraberinde getirebiliyor.
Kandaki kötü kolesterol (LDL) miktarının artışı, damarların iç yüzeylerinde plak oluşumuna yol açabiliyor. Bu plaklar damar tıkanıklığına neden olarak kalpte kan akışını kısıtlayabiliyor ve ani bir krize neden olabiliyor.
Yüksek kan şekeri seviyeleri sadece diyabet riskiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda kalp ve damar sağlığını da ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Bu durum damarların sertleşmesine (ateroskleroz) katkıda bulunarak krize zemin hazırlıyor.
Tütün ürünlerinin aktif ya da geçmişte kullanımından kaynaklanan etkiler araştırmada önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Sigara dumanının damarları daraltıcı etkisi nedeniyle oksijenin vücutta taşınmasını engellediği ve zamanla ciddi hasarlara yol açtığı biliniyor.
Araştırmacılar, bu belirtileri erken dönemde fark ederek doktora başvurmanın hayat kurtarıcı olabileceğinin altını çiziyor. Kontrollerin düzenli hale getirilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle bu dört risk faktörünün kontrol altına alınabileceği vurgulanıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kalp krizinin %99’u bu dörtlüden
Dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyen kalp krizi, herhangi bir ön belirti olmaksızın aniden ortaya çıkabileceği gibi, çoğu zaman vücudun verdiği uyarı sinyalleriyle de habercisi olabilir.
Uzmanlar, kalp krizinin altta yatan sebeplerini ve risk faktörlerini irdelemek üzere gerçekleştirilen geniş ölçekli bir araştırmayla, bazı temel unsurların bu süreçte belirleyici bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, hayat tarzında yapılacak köklü değişikliklerle risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğini gösteriyor.
Araştırma sonuçlarına göre 4 ana risk faktörü dikkat çekiyor: yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyeleri, yüksek kan şekeri düzeyleri ve tütün kullanımı (geçmişte ya da halen devam etmekte olan). Bu dört etmenin, dünya çapında gerçekleşen kalp krizlerinin yaklaşık %99’unda başlıca faktörler olması, konunun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Araştırmacılar yükselen kan basıncı seviyelerinin uzun vadede damar duvarlarında baskıya sebep olduğunu belirtiyor. Bu durum, kalbin pompalama işlevini zorlaştırırken kalp krizi dahil pek çok ciddi sağlık sorununu da beraberinde getirebiliyor.
Kandaki kötü kolesterol (LDL) miktarının artışı, damarların iç yüzeylerinde plak oluşumuna yol açabiliyor. Bu plaklar damar tıkanıklığına neden olarak kalpte kan akışını kısıtlayabiliyor ve ani bir krize neden olabiliyor.
Yüksek kan şekeri seviyeleri sadece diyabet riskiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda kalp ve damar sağlığını da ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Bu durum damarların sertleşmesine (ateroskleroz) katkıda bulunarak krize zemin hazırlıyor.
Tütün ürünlerinin aktif ya da geçmişte kullanımından kaynaklanan etkiler araştırmada önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Sigara dumanının damarları daraltıcı etkisi nedeniyle oksijenin vücutta taşınmasını engellediği ve zamanla ciddi hasarlara yol açtığı biliniyor.
Araştırmacılar, bu belirtileri erken dönemde fark ederek doktora başvurmanın hayat kurtarıcı olabileceğinin altını çiziyor. Kontrollerin düzenli hale getirilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle bu dört risk faktörünün kontrol altına alınabileceği vurgulanıyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler