Kan şekeri dengesizliği, birçok sağlık sorununu beraberinde getirdiği gibi beyin üzerinde de ciddi etkiler yaratabilir. Yapılan araştırmalar, özellikle kan şekerinin ani yükselmesi ya da düşmesi durumunda beynin işleyişinin bozulduğunu göstermektedir. Bu durum sadece fiziksel sağlığı değil, zihinsel sağlığı ve bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkiler.
Haber Giriş Tarihi: 23.02.2026 16:14
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 16:15
Kaynak:
Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
Uzmanlar, kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmaların uzun vadede hafıza sorunları, dikkat kaybı ve öğrenme güçlüğü gibi sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle diyabet hastalarında görülen hipoglisemi (düşük kan şekeri) epizodları sırasında beyin hücrelerinin yeterli enerji alamadığına dikkat çekiliyor. Beynin temel enerji kaynağı olan glikozun yetersizliği, sinir hücrelerinin işleyişini zorlaştırarak ani baş dönmeleri, bilinç kaybı ve hatta nöbetlere neden olabiliyor.
Diğer yandan, hiperglisemi yani yüksek kan şekeri seviyesi de beyinde kronik hasara yol açabiliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, kontrolsüz yüksek kan şekerinin beyindeki damar yapısına zarar vererek Alzheimer gibi nörolojik hastalıklara zemin hazırladığını ortaya koyuyor. Aynı zamanda oksidatif stres ve inflamasyonun tetiklenmesiyle sinirsel bağlantıların yavaşladığına dair güçlü kanıtlar bulunmakta.
Uzmanların üzerinde durduğu diğer bir nokta ise beslenmenin bu süreçteki rolü. Düzensiz ya da dengesiz bir diyet kan şekeri dalgalanmalarını artırırken, işlenmiş şeker ve rafine karbonhidrat tüketimi beyin sağlığını direkt olarak etkileyebiliyor. Glisemik indeksi yüksek gıdaların tüketiminden sonra oluşan hızlı insülin tepkisi, kişide uyuşukluk hissi ve konsantrasyon problemleri yaratabiliyor.
Kan şekeri dengesizliklerinin beyne olan etkilerini önlemek adına düzenli egzersiz, dengeli bir beslenme programı ve uyku düzenine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, diyabet veya prediyabet tanısı almış bireylerin mutlaka uzman doktorlar kontrolünde hareket etmeleri önem taşıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kan şekeri dengesizliği beyni tetikliyor
Kan şekeri dengesizliği, birçok sağlık sorununu beraberinde getirdiği gibi beyin üzerinde de ciddi etkiler yaratabilir. Yapılan araştırmalar, özellikle kan şekerinin ani yükselmesi ya da düşmesi durumunda beynin işleyişinin bozulduğunu göstermektedir. Bu durum sadece fiziksel sağlığı değil, zihinsel sağlığı ve bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkiler.
Uzmanlar, kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmaların uzun vadede hafıza sorunları, dikkat kaybı ve öğrenme güçlüğü gibi sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle diyabet hastalarında görülen hipoglisemi (düşük kan şekeri) epizodları sırasında beyin hücrelerinin yeterli enerji alamadığına dikkat çekiliyor. Beynin temel enerji kaynağı olan glikozun yetersizliği, sinir hücrelerinin işleyişini zorlaştırarak ani baş dönmeleri, bilinç kaybı ve hatta nöbetlere neden olabiliyor.
Diğer yandan, hiperglisemi yani yüksek kan şekeri seviyesi de beyinde kronik hasara yol açabiliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, kontrolsüz yüksek kan şekerinin beyindeki damar yapısına zarar vererek Alzheimer gibi nörolojik hastalıklara zemin hazırladığını ortaya koyuyor. Aynı zamanda oksidatif stres ve inflamasyonun tetiklenmesiyle sinirsel bağlantıların yavaşladığına dair güçlü kanıtlar bulunmakta.
Uzmanların üzerinde durduğu diğer bir nokta ise beslenmenin bu süreçteki rolü. Düzensiz ya da dengesiz bir diyet kan şekeri dalgalanmalarını artırırken, işlenmiş şeker ve rafine karbonhidrat tüketimi beyin sağlığını direkt olarak etkileyebiliyor. Glisemik indeksi yüksek gıdaların tüketiminden sonra oluşan hızlı insülin tepkisi, kişide uyuşukluk hissi ve konsantrasyon problemleri yaratabiliyor.
Kan şekeri dengesizliklerinin beyne olan etkilerini önlemek adına düzenli egzersiz, dengeli bir beslenme programı ve uyku düzenine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, diyabet veya prediyabet tanısı almış bireylerin mutlaka uzman doktorlar kontrolünde hareket etmeleri önem taşıyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)
Kaynak: Fatma Hatun ALTIKARDEŞ
En Çok Okunan Haberler